T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2183 - 2025/2449 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2183 KARAR NO : 2025/2449 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : 2024/363 Esas, 2025/638 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... A…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2183 - 2025/2449 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2183 KARAR NO : 2025/2449 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : 2024/363 Esas, 2025/638 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/07/2025 tarih ve 2024/363 Esas, 2025/638 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ZMMS davalı tarafından düzenlendiğini, 20.10.2017 tarihinde dava dışı ... idaresindeki sigortalı aracın yaya geçidinde karşıdan karşıya geçen davacıya çarpması sonucu davacı kalıcı olarak çalışma gücü kaybına uğradığını, davacının uğradığı zararın (25 TL kalıcı çalışma gücü kaybı, 25 TL geçici iş görmezlik zararı ve 25 TL hasta bakım ücreti) karşılanmadığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere toplam 75 TL'nin kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan aracın ZMM poliçesi davalı tarafından düzenlendiğini, davacı tarafın sigorta şirketine başvuru yapmadan dava açıldığını, davanın öncelikle bu nedenle reddinin gerekeceğini, kusur ve maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan aldırılması gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 206.741,35 TL'nin dava tarihinden (07/02/2018) itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; karara esas alınan maluliyet raporunun hem alındığı kurum hem de düzenleniş şekli itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararına aykırı olduğunu ve karara esas alınmasının son derece hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, aksi halde kararın kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararına uygun şekilde ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek maluliyet raporu tanzim edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinafının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen 21.01.2022 tarihli karar Dairemizin 16.04.2024 tarih 2022/1274-2024/930 sayılı kararı ile; "mahkemece öncelikle dosyada bulunan ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan ... Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.07.2019 tarihli Adli Tıp Kurul raporunun taraflara tebliği sağlanarak varsa itirazlarının değerlendirilmesi, itirazların geçerli görülmesi halinde ... Hastanesi'nden 19.04.2019 tarihli ortopedi muayenesine dair evrakların getirtilerek ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan davacının maluliyet durumuna ilişkin yeniden rapor alınması yönünde talepte bulunulması ve yargılamaya devam olunması gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görüldüğü” belirtilerek ortadan kaldırılmıştır. Mahkemece, ortadan kaldırma gerekçemiz doğrultusunda ... Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 18.07.2019 tarihli rapor karşı tarafa tebliğ edilmiş, Davalı vekili rapora itiraz etmiş olmakla birlikte itiraz dilekçesinde somut bir neden ve aksi yönde bir delil sunmamıştır. Bu nedenle mahkemece rapora itiraz yerinde görülmeyerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ara kararından dönülmüştür. ... Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 18.07.2019 tarihli rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30 Mart 2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olup kaza nedeniyle davacıda %5 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına uğradığı, başka deyişle maluliyet oranının %5 olduğu belirlenmiştir. Mahkemece bu raporun hükme esas alınmış olması yerindedir. Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinafı yerinde bulunmamıştır. Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla rapor bu yönüyle doğrudur. Davalı vekilinin istinafı yerinde bulunmamıştır. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.122,50-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.445,86-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 7.676,64-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.06.11.2025 Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.