11. Hukuk Dairesi 2012/19042 E. , 2013/17328 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2012/46-2012/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2012/19042 E. , 2013/17328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2012/46-2012/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, emekli maaşının bağlı olduğu Ziraat Bankası ... Şubesi'nin ... kart no,... no'lu hesabı dışında,Ziraat Bankası ...Şubesi'nde kartında görülmeyen 89748390845002 no'lu ikinci bir hesabın mevcut olduğunu ve emekli maaşından bireysel kredi ve bakiyesinin de ...Dayanaklı Tüketim Sanayi Tic. Ltd. Şti. ortağı olan kardeşi ...nin adına verdiği talimatla davalı banka tarafından hesabına yatan nema ve key ödemeleri ile tüm sosyal haklarının kesildiğini öğrendiğini ileri sürerek, emekli maaşından bireysel krediden sonraki bakiyenin kesilmesine son verilmesine ve kesintinin başladığı tarihten itibaren nema ve key ödemeleri ile tüm kesinti ve sosyal haklarının kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dışı Ahmet Demir ile müvekkili banka arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak taksitlerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle takip hesaplarında izlenilmeye başlanıldığını, ilgililer hakkında icra takibi işlemlerine devam olunduğunu, akdedilen ticari kredi sözleşmesinde davacı ...'nin herhangi bir kefalet ilişkisi bulunmadığını, davacı ...'nin...4. Noterliği tarafından düzenlenen 27.02.2007 tarih ve 7627 yevmiye sayılı vekaletname ile dava dışı ...yi imzalanması icap eden, istikraz, kredi sözleşmeleri, kefaletnameleri, taahhütnameleri ve eklerini tanzim ve imzaya yetkilerini de vermek suretiyle kendisine vekil kıldığını, dava dışı vekil ...tarafından...hesap numaralı ...e ilişkin kredi borcunun davacı ...'ye ait müvekkili bankanın ... Şubesi'ndeki ... nolu hesabından tahsil edilmesi yönünde taahhüt verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, noterde düzenlenen vekaletname ile vekile verilen yetkiler içinde davacının hesabından başkasına ait bir borcun ödenmesi için talimat verme ya da havale gönderme,maaş hesabını Banka lehine rehnetme yetkisi verilmediği halde davalı bankanın yetkisiz vekilin virman talimatını yerine getirmesinde ihmal ve kusuru olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının mevduat hesaplarından kesilen 12.100,31 TL'nin dava dilekçesinde faiz başlangıcı belirtmediğinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının dava dışı ...ye verdiği vekalete dayanılarak verilen virman talimatı ile hesabından dava dışı kredi borçlusu ...Dayanıklı Tüketim Malları Güzellik Merkezi Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kredi borcunun ödenmesi için yapılan kesintilerin istirdadı ve banka alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi noterde düzenlenen vekaletname ile vekile verilen yetkiler içerisinde davacının hesabından başkasına ait bir borcun ödenmesi için talimat verme ya da havale gönderme, maaş hesabını banka lehine rehnetme yetkisi verilmediği halde davalı bankanın yetkisiz vekilin virman talimatını yerine getirmesinde ihmal ve kusuru olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; davacının, davanın dayanağını teşkil eden...4. Noterliği tarafından düzenlenen 27/02/2007 tarih ve 7627 yevmiye sayılı vekaletname ile dava dışı ...yi “Bilcümle halen mevcut veya ileride açılacak özel ve resmi banka şubeleri nezdinde temsile, hesaplar açtırmaya, hesapları tasviye, hesaplarını bir bankadan diğer bir şubesine veya diğer bir bankaya nakle, nakil ile ilgili işlemleri takip ve sonuçlandırmaya, para yatırmaya, 1.000.000,00 YTL'ye kadar para almaya,bankalarda her türlü krediler açtırmaya veya açılmış kredilerden faydalanmaya, kredi artırma taleplerinde bulunmaya, tanzim ve imzalanması icap eden, istikraz, kredi sözleşmeleri, kefaletnameleri, taahhütnameleri ve eklerini tanzim ve imzaya, vadelerini tespit etmeye, borçlarını vadesinde veya vadesinden evvel veya sonra ödemeye, sözleşmelerde tadilatlar yapmaya, icabında feshe,yeniden akit yapmaya, tebliğ ve tebellüğe, teslim ve tesellüme, borç tecil ve imhal taleplerinde bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya, 1.000.000,00 YTL'ye kadar kambiyo senetlerini tanzim ve imzaya, borçlarını ödemeye, 1.000.000,00 YTL'ye kadar her nevi kefalet ve senetleri tanzim ve imzaya, 1.000.000,00 YTL'ye kadar bankalara gelen havaleleri almaya izinli ve yetkili olmak üzere vekil tayin ettiği anlaşılmış olup, bu kadar geniş yetki ile donatılmış bir vekilin yetkilerinin ve bu yetkileri veren vekaletnamenin virman yetkisini de kapsadığı düşünülmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Konuya ilişkin ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 388. maddesinin 1. fıkrası, aynen “Vekalet akdinin şümulü mukavele ile sarahaten tesbit edilmemiş ise, taalluk eylediği işin mahiyetine göre tayin edilir.” hükmünü haizdir. Bu hükümden anlaşılması gereken vekaletin şumulünün sözleşme ile açıklıkla tespit edilmiş olması halinde kapsamının sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiğidir. Anılan yasal düzenleme ışığında somut olaya bakıldığında, davacı ile dava dışı vekil arasında vekalet akdine ilişkin düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Şu halde, anılan kişiler arasındaki sözlü vekalet akdinin kapsamının dosyada mevcut vekaletnameye göre belirlenmesi gerektiği açıktır. Genel hatlarıyla vekil edilene, vekil eden davacının banka hesaplarında sınırlı olarak sayılan birtakım iş ve işlemler yapma yetkisi tanıyan söz konusu vekaletnamede, davacının banka hesaplarından üçüncü bir kişinin borçlarının ödenmesi konusunda vekile yetki verilmediği gibi, saniyen, davacıya ait hesaplardan virman yetkisinin de tanınmadığı ortadadır. Davacının, yetkisi olmayan vekilin yapmış olduğu bu işlemlere icazetinin bulunduğu davalı yanca ispat edilememiştir. Bu durumda, Dairemizin bozma kararının gerekçesine yansıdığı üzere, vekaletname ile belirlenen kapsamın, yorum yoluyla genişletilmek ve vekil edenin dışında kalan kişilerin borcunun ödenmesi konusunda bir yetki içermediği de gözden kaçırılmak suretiyle sonuca varılması -kanımca- doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, yerinde olan yerel mahkeme kararının onanması görüşünde oldu-ğumdan Dairemizin muhterem çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum.