11. Hukuk Dairesi 2012/17102 E. , 2013/15427 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2009/746-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2012/17102 E. , 2013/15427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2009/746-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu deponun ve satış mağazasının, davalı tarafından iki ayrı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 01/10/2008 tarihinde sigortalı depoda meydana gelen hırsızlık sonucu 70.000 TL değerindeki emtianın çalındığını, davalının, poliçede hırsızlık teminatı bulunmadığından söz konusu poliçe kapsamına girmeyen hasardan dolayı tazminat ödenemeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, davalı ... şirketinin haksız ve kötü niyetli olarak ödeme yapmadığını, müvekkilinin deposunu hırsızlığa karşı da sigortalatmış olup bu durumun poliçe ile sabit olduğunu, sigorta genel prensipleri uyarınca hırsızlık klozunun, sigortanın asıl kapsamları arasında yer aldığını, sigorta müşterisinin talebi ile bağlı olmayan bir kloz olduğunu, sadece müşterinin talebi üzerine hırsızlığın teminat dışı bırakılabilineceğini, meydana gelen hasarın sigorta teminatı dahilinde bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin hasar dosyasının açılış tarihinden itibaren 8 günlük süre bitimindeki temerrüt tarihinden tibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 51.181,60 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, hırsızlığın meydana geldiği depoya ilişkin sigorta poliçesinde emtia için hırsızlık teminatı verilmediğini, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini savunmuş, ıslah edilen kısım içinde ayrıca zaman aşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2 adet sigorta poliçesi düzenlendiği ve bu poliçeler ile hırsızlık, yangın ve cam kırılmasına bağlı olarak emtia zararının poliçe teminatına alındığı, gerçekleşen hırsızlık eyleminin ve zararının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, davacının talep edebileceği zarar tutarının 51.181,60 TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin dava konusu edildiği, bilahare 29/06/2011 tarihinde yapılan ıslaha davalı tarafça süresinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, bu konuda yapılan değerlendirmede olay tarihinin 01/10/2008 olduğu, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma evrakında suç tarihi olarak 29/09/2008 tarihinin belirtildiği gözetildiğinde eksper rapor tarihinin 24/11/2008 olduğu nazara alınarak ıslahın yapıldığı 29/06/2011 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş haliyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'sinin 22.02.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, davacının ıslahla artırılan fazlaya ilişkin 41.181,60 TL'lik talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davalı nezdinde iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı taraf, davada hırsızlık olayının meydana geldiği depoya ait sigorta poliçesinde emtia için hırsızlık teminatı verilmediğini bu nedenle zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da poliçede emtia için hırsızlık teminatı verilmediğinin belirtilmesine davacıya ait konfeksiyon satış mağazasının da davalı nezdinde sigortalı olduğu ve bu sigorta poliçesinde emtia için hırsılık teminatı verildiği, her iki iş yerinin de aynı kişiye ait olduğu, muhasebelerinin aynı tutulduğu, emtiaların her iki iş yerinde de bulunduğu bu nedenle zararın teminat kapsamında olduğu mütalaa edilmiştir. Gerçekten de dosya içerisinde bulunan ve hırsızlık olayının meydana geldiği depo için düzenlenen iş yeri sigorta poliçesinde, depoda bulunan makine, tesisat ve demirbaşlar için hırsızlık teminatı verildiği emtia için hırsılık teminatı verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği depoya ilişkin sigorta poliçesinde emtia için hırsızlık teminatı verilmediği, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya ait başka bir iş yerine ilişkin poliçede emtia işin hırsızlık teminatı verildiği bu iş yerinin ve dava konusu deponun davacıya ait olduğu, emtiaların her iki iş yerinde de bulunduğu bu nedenle dava konusu zararın hırsızlık teminatı kapsamında olduğu hususunda yanılgılı değerledirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.