T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1711 - 2025/2065 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1711 KARAR NO : 2025/2065 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2023 NUMARASI : 2021/99 E. - 2023/1 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Tasarım Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1711 - 2025/2065 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1711 KARAR NO : 2025/2065 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2023 NUMARASI : 2021/99 E. - 2023/1 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Tasarım Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2021/99 E. - 2023/1 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020 05303/4 sayılı tasarım tescilinin davalı şirketin 2018 07256/19 sayılı tasarımını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine diğer davalı TÜRKPATENT 2021/T-91 sayılı YİDK kararıyla hükümsüzlüğüne karar verildiğini, oysa müvekkili tasarımındaki desenin iç kenar çerçevesi ile itiraza mesnet gösterilen desenin kenar çerçevesinde kullanılan desen, figür ve yerleşimlerin tamamen farklı olduğunu, desenin içinde yer alan ve tasarımın çeşitli yerlerine yerleştirilen büyük motif ile itiraza mesnet gösterilen desenin içinde yer alan ve tasarımın çeşitli yerlerinde kullanılan büyük motifin tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait desende yer alan dal ve çiçeklerin daha ince olduğunu, davalı tasarımındaki dal ve çiçeklerin kalın, motif ve modellerin daha sıkışık ve farklı olduğunu, müvekkiline ait tasarımda genel görünümünün gri zemin üzerine çok açık bir fonla flulaşma yapılarak elde edildiğini, davalı tasarımının orta kısmındaki büyük motif etrafındaki desenlerin zeminin daha çok beyaz renkte renklendirilmiş olduğu ve müvekkil tasarımında farklılık sağlandığını, müvekkili şirketin sürekli yeni tasarımlarla piyasada yer aldığını, davaya konu tasarımın müvekkili şirket bünyesindeki tasarımcıların tamamen seçenek özgürlüğünü kullanarak tasarladığı desenler olduğunu, piyasada "..." olarak bilinen desenin farklı versiyonlarının müvekkili şirket tarafından yıllardır tescil edildiğini, davaya konu tasarımında bir ... olduğunu ve bilinen uşak desenlerinden tamamen farklılaştırılmış ve modern bir bakış açısıyla hazırlanmış bir desen olduğunu, müvekkili şirket tarafından tescil edilen 2010/01870, 2016/02852, 2011/05828, 2016/07161, 2015/05441, 2018/02378 sayılı tasarımlarında uşak desenini ihtiva ettiğini, davalı tasarımı ile müvekkili şirkete ait tasarımın birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek, 2021/T-91 sayılı YİDK kararının "itirazın kısmen kabulü ile 2020 05303/4 sıra numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne şeklindeki kısmının iptaline ve 2020 05303/4 numaralı tasarımın tescil işlemlerinin tamamlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu tasarımın müvekkilinin mesnet tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, tasarımların genel görünüş itibariyle aynı olduğunu, desenlerin, figürlerin, dal ve çiçeklerin yerleşimlerinin, küçük bağlantı parçalarının aynı olduğunu, yalnızca arka plan renginin değiştirildiğini, tarafların aynı sektörde aynı çerçevede aynı tüketici kitlesine hitap ettiği hususu göz önünde bulundurulduğunda bilinçli tüketicinin söz konusu tasarımları doğrudan ayırt edemeyeceğini ve tasarımların aynı firmaya ait olduğu yönünde bir kanıya kapılacağını, tasarımların sadece küçük ayrıntılarda farklılık göstermesi durumunda aynı kabul edileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2020 05303/4 sıra numaralı tasarım ile davalı yana ait önceki tarihli 2018 07256/19 sıra numaralı tasarım karşılaştırıldığında: her iki tasarım da halı tasarımına ilişkin olup, halı üzerindeki desenler, figürler, silik geçişler ve bu unsurların yarattığı bütünsel görünüm korunmak istendiği, her iki tasarımında dikdörtgen şeklinde olduğu, her iki halı tasarımına hakim olan renklerin soluk ve açık renkler olduğu, her iki halı tasarımında da renklerin ve desenlerin bazı bölgelerde eskitme yöntemiyle silikleştirildiği, her iki halı tasarımında da geneksel Türk süsleme motiflerinin hakim olduğu, her iki halı tasarımında da dar dış ve iç bordürler arasında geniş iç bordüre yer verildiği, her iki tasarımda da bordürlerin küçük desenlerle süslendiği, her iki tasarımda da ortada görece büyük bir çiçek figürüne yer verildiği, bu çiçek figürünün etrafında ise görece daha küçük çiçek ve dal figürlerinden oluşan bir sarmaşık çiçek algısı yaratıldığı, her iki tasarımda da bordürlerin içerisinde kalan bölümde büyük çiçek figürleri ve bu büyük çiçek figürlerinin arasında yaprak ve dal figürlerine yer verildiği; tasarımlar arasındaki farklılıklara baktığımızda ise; davacı yana ait tasarımda grili beyazlı tonların hakim olduğu, davalı yana ait tasarımda ise kahverengi, gri ve beyaz tonlarının hakim olduğu, davacı yana ait tasarımda yer alan bordürler dıştan içe sırasıyla, eşit kalınlıkta üç sıralı dar dış bordür, geniş iç bordür ve eşit kalınlıkta iki sıralı dar iç bordürden oluştuğu; davalı yana ait tasarımda yer alan bordürlerin ise dıştan içe sırasıyla biri ince diğeri kalın iki sıralı dış bordür, geniş iç bordür ve biri kalın biri ince iki sıralı dar iç bordürden oluştuğu, davacı yana ait tasarımda yer alan motifler ve kompozisyon ile davalı yana ait tasarımda yer alan motifler ve kompozisyon arasında çok küçük farklılıklar olduğu, davacı yana ait tasarımda yer alan eskitmeler ile davalı yana ait tasarımda yer alan eskitmelerin farklı yerlerde olduğu; bu bağlamda davacı yana ait 2020 05303/4 sayılı halı tasarımı ile davalı yana ait redde gerekçe gösterilen 2018 07256/79 sayılı halı tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan değerlendirme neticesinde, bilgilenmiş kullanıcının dava konusu tasarımda olduğu gibi geleneksel bir halı yapılanması ile karşılaştığında halının bu geleneksel yapısına değil bu yapı dışında kalan diğer özelliklerine yoğunlaşacağı, yani bilgilenmiş kullanıcının ayırt edicilik değerlendirmesini yaparken geleneksel olan ve tasarımın koruma kapsamında olmayan ortak özellikleri göz ardı edeceği ve varsa koruma atfedilebilecek diğer ortak özelliklerle birlikte farklılıkları değerlendireceği, hiçbir teknik zorunluluk taşımadıkları halde her iki halıda da kullanılan renk tonlarının soluk ve açık olması, tasarımının kimi yerlerinde eskitme yapılması, desen olarak ortada yer alan büyük bir çiçek formunun iki tasarımda aynen mevcut olması, ortada yer alan büyük çiçeğin etrafına olacak şekilde yerleştirilen çiçeklerin, dalların ve bordürlerin genel form bakımından benzer olması, bordürlerin içerisinde yer alan çiçeklerin her iki tasarımda da çelenk benzeri bir yapı ile çevrelenmiş olması nedeniyle tasarımların yüksek düzeyde benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle tasarımlar arasında yukarıda zikredilen farklılıkların dava konusu tasarıma yenilik kattığı söylenebilir ise de mevcut farklılıkların tasarımı ayırt edici kılmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tahkikatın usulüne uygun şekilde bitirilmediğini, karar celsesinde rapor talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, mesleki mazeretleri de reddedilerek yargılamanın sona erdirildiğini, tarafların son sözlerinin sorulmadığını, kök ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, ara karara aykırı olarak heyete sektör bilirkişisi eklenmediğini, bilirkişilerin halıların fiziken incelemediğini, bilgilenmiş kullanıcının uzman olmadığını, halı fabrikası satış mağazasında çalışanların bilgilenmiş kullanıcı sıfatıyla tanık olarak dinlenmesi talebinin reddedildiğini, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu zire tasarımda farklılıkların sağlandığını, seçenek özgürlüğünün de kısıtlı olduğunu, müvekkilinin evvelki tasarımı günümüze uyarladığını ve farklılaştırıp özgünleştirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 3.55. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin itirazı üzerine ek rapor alındığı, bilirkişi heyetinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı, bilirkişi heyetince taraf tasarımlarının koruma altına alınan görünümlerini inceleyerek hazırladıkları raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, yapılan incelemeye göre, seçenek özgürlüğü geniş olup, dava konusu tasarımın da mesnet tasarım kapsamında ayırt edici olmadığı, davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebinin de 15.11.2022 tarihli celsede reddedildiği, öte yandan davacı vekilinin yapılan yedi celsenin altısı için mazeret dilekçesi sunduğu, katılım sağlamadığı 15.11.2022 tarihli celsede bir sonraki celsenin sözlü duruşma günü olarak tayin edilerek davacı vekiline de tebligat ile bildirilmesine karar verildiği ve duruşmaya gelmedikleri takdirde yokluklarında karar verileceğinin ihtar edildiği, ancak davacı vekilince takip eden iki celse içinde mazeret dilekçesi gönderildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.