T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/710 Esas KARAR NO : 2025/1890 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/740 Esas - 2022/757 Karar TARİH: 02/12/2022 DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istina…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/710 Esas KARAR NO : 2025/1890 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/740 Esas - 2022/757 Karar TARİH: 02/12/2022 DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ... Bank A.Ş. müvekkili şirketten, "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında, 01/04/2019 tarihinde 5.250,00TL ve 08/08/2019 tarihinde 5.250,00TL olmak üzere toplamda 10.500,00.-TL'nın haksız ve herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın ve herhangi bir bilgi verilmeksizin tahsil ettiğini, bu durumun fark edilmesiyle davalı/borçlu bankaya başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine haksız tahsilatın geri alınması amacıyla İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerininde anlaşamadıklarını belirterek, itirazın iptaline, asıl alacağın % 20 sinden aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili banka arasında imza edilmiş Genel Kredi Sözleşmesinin Faiz, Komisyon, Vergi, Fon ve Masraflar başlıklı 8.1. maddesinin "Banka, bu Sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksi TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler taralından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranı geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonlar ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunların gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşterinin cari hesabına borç yazacaktır" hükmünü içerdiğini, söz konusu madde içeriğine göre müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, bu hükme istinaden davacıya firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, bankaların müşterilerine kredi tahsisi yaparak hizmet sunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/12/2022 tarih ve 2019/740 Esas - 2022/757 Karar sayılı kararında; "Dava; bankacılık hizmetleri nedeniyle "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında tahsil edilen bedellerin haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanarak, davalı bankadan istirdatı amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 23/09/2019 tarihinde, davalı aleyhine, 10.500,00.-TL asıl alacak, 619,86.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.119,86.-TL ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiğine dair bir belgeye ne dosyada ne de UYAP kayıtlarında rastlanmadığı, borçlu davalının da 30/09/2019 tarihinde ödeme emrini 23.09.2019 tarihinde tebliğ aldığını, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 30/12/2019 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 10.500,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacı banka tarafından "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında tahsil edilen bedellerin haksız ve hukuka aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında 12.12.2016 tarihli 3.200.000.-TL tutarlı "Genel Kredi Sözleşmesi" düzenlenmiştir. Sözleşmenin Faiz, Komisyon, Vergi, Fon ve Masraflar başlıklı 8.maddesine göre; Banka, bu Sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dâhil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranlan geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunların gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşteri'nin cari hesabına borç yazacaktır. Banka, bu Sözleşme ile açtığı kredi ve hesaplara bu maddeye göre faiz ve komisyon tahakkuk ettirmekte iken kredi maliyetlerini ve/veya piyasa koşullarını dikkate alarak ve müşteriye de bildirimde bulunarak faiz ve komisyon oranlarını değiştirmeye ve uygulamaya yetkili olup, Müşterinin kendisine yapılan değişiklik bildirimini kabul etmeyerek 1 ay içinde borcunu ödeyerek kredinin tasfiyesini talep etme hakkı saklıdır. 8.5. Müşteri, hesabına borç yazılan faiz, vergiler ve fonların ve her çeşit ücret, komisyon, ekspertiz, muhafaza ücretleri ve sair komisyon ve masrafları ve bunların da gider vergilerini, kredi limiti müsait dahi olsa Bankaya derhal ve nakden ödemekle yükümlüdür. Banka, bu vergi, fon, resim ve harçları ilgili mercilere ödemek zorunda kaldığı takdirde Müşteri bu tutarları Bankanın ilk talebinde ödemeyi, temerrüt halinde ise borcuna iş bu Sözleşmenin "Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler maddesinde belirtilen oranda ve şekilde temerrüt faizinin uygulanmasını kabul eder, hükmü bulunmaktadır Davacı şirketin davalı banka nezdindeki ... nolu hesabından, "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında, 01/04/2019 tarihinde 5.250,00TL ve 08/08/2019 tarihinde 5.250,00TL olmak üzere toplamda 10.500,00.-TL kesildiği bilirkişi incelemesi ile sabittir.Mahkememizce üç kamu üç özel bankadan 2018 ve 2019 yıllarında ticari krediler için müşterilerden alınan komisyon oranlarının bildirilmesi amacıyla müzekkereler yazılmıştır. ... ... dosya masrafı olarak %5 alındığını, Garanti Bankası emsal teşkil edecek standart bir kesinti bulunmadığını, T. İş Bankası dava konusu masraf kalemine uygun bir ücret/kom. tespit edilemediğini, ... Bankası Nakdi Kredilerden yıllık operasyon ve istihbarat ücreti alındığını (Binde 5 - Min. 750.-TL- Max.7.500.-TL), Halk Bankası % 2 komisyon alındığını, ... Bankası ise Periyodik Hizmet Komisyonu adı altında ücret komisyon alınmadığını söylemiştir. Bilirkişi incelemesine göre davalı banka daha önce dava konusu türde bir komisyon almıyor iken 05.03.2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde komisyon detaylarını yeniden düzenlendiği ve "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında yeni bir ücret komisyonu ilave edildiği, internet sitesinde duyurulup yayınlandığı, masraf komisyon listesinde ise Periyodik Hizmet Komisyonu tutarının 3 ayda bir, min. 300,00.-TL, max. 30.000.-TL arasında olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında da; Davalı ... Bank A.Ş. tarafından, davalı ... Soğuk Çekme San. Ve Tic. AŞ. nin ... nolu hesabından, 01.04.2019 tarihinde 5.250.-TL ve 08.08.2019 tarihinde 5.250.-TL olmak üzere toplam 10.500.-TL “Periyodik Hizmet Komisyonu” adı ile ücret tahsil edildiği, Masraf Komisyon listesinde yayınlamış ve TCMB na bildirmiş olduğu listede yer alan “min.300.-TL-max. 30.000.-TL şeklinde bildirim yapıldığı görülmüş olmakla birlikte, masraf komisyon listesinde sadece İlgili ücret için minimum ve maksimum tutarlar bildirilmiş olup, oran belirtilmemiş olduğundan, Tahsil edilen 10.500.-TL tutarın, neye göre tahsil edildiğinin anlaşılamadığı (kredi limiti üzerinden mi, risk üzerinden mi), bununla birlikte, detaylı açıklamaları rapor içerisinde yapıldığı üzere, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi içeriğinde yer alan düzenlemeler ve ilgili yasal mevzuatlar uyarınca, davalı banka tarafından davacı şirketten 2019 yılında tahsil edilen ücretler bazında yapılan incelemede; alınan ücretin, TCMB Tebliğ doğrultusunda yayımlanan Ücret, Masraf ve Komisyonlara ilişkin tabloya uygunluk içerdiği, dava konusu ücretleri tahsil etme hakkı bulunduğu, dosya içerisinde yer alan diğer banka uygulamaları incelendiğinde, yine rapor içerisinde açıklamalarına yer verildiği üzere, dava konusu ücret ile benzerlik gösteren herhangi bir masraf kalemi tespit edilemediğinden, diğer bankalarla arasında fark olup olmadığı da tespit edilememiş olup, bankalar arasında masraf kalemlerinin farklı isimler altında tahsil edildiğinin de bilindiği, davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen toplam 10.500.- TL Ücret, Masraf ve Komisyonun Sözleşme, yasal düzenlemeler, Yargıtay Kararları ve bankacılık teamüllerine aykırılık içermemesi nedeniyle davacının iade talebinin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Ancak bununla birlikte, davacı Bankanın, Masraf Komisyon listesinde yayınlamış ve TCMB na bildirmiş olduğu listede yer alan “min.300.-TL-max. 30.000.-TL şeklinde bildirim yapıldığı görülmüş olmakla birlikte, masraf komisyon listesinde sadece ilgili ücret için minimum ve maksimum tutarlar bildirilmiş olup, oran belirtilmemiş olduğundan, dönemsel olarak tahsil edilen 5.250.-TL tutarın, neye göre ve ne oranda alındığının belli olmadığı, davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçede “Müvekkil Banka bu hükme istinaden davacıya firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil etmiştir.” Demişse de, tahsil edilen ücretin kredi tahsis ücreti olmadığı, banka tarafından bu ücretin alınmasına gerekçe gösterilen nedenlerin son derece soyut olması, masrafın alt sınırı ile üst sınırı arasında bankacılık teammüllerince uygulanamayacak derecede fahiş fark olması (300.-TL-30.000.-TL), diğer bankaların masraf komisyon tabloları incelendiğinde, dava konusu olan ve davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonu adı altında ya da farklı isim altında buna benzer periyodik olarak kredili müşteriden tahsil edilen herhangi bir ücret komisyon kalemi tespit edilemediği, tahsil edilen tutarın, kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden tahsil edildiği beyan edilmişse de dava dosyasında kredi limiti/riski ile alakalı bir belge tespit edilemediği, 20.10.2021 tarihinde davacı vekilinden mail ve telefon görüşmesi ile kredi hesap ekstresi talep edilmişse de temin edilemediği, ancak, davalı tarafından kredi ile alakalı herhangi bir itiraz söz konusu olmadığından tahsil edilen tutarın, kredi kullanımına yönelik olup olmadığına da işaret ederek, son takdiri mahkemenin yorumuna bırakmıştır.İtirazlar üzerine alınan ek-raporda ise; tahsil edilen ücretin kredi kullandırımına yönelik olduğu, farklı bankalarca farklı isimlerde adlandırılabileceği, ancak temel olarak kredi kullandırılan ticari müşterilerden periyodik olarak yapılan inceleme, istihbarat, bilanço değerlendirme vs. nedenlerle oluşan operasyonel bir masraf doğduğu ve huzurda ki davada davalı banka tarafından tahsil edilen tutarın, sözleşme ve yasal düzenlemelere uygun olduğu bildirilmiştir. Davalının dayanak yaptığı ve davalı bankanın internet sitesinde yayınlandığı belirtilen, KOBİ ve ticari ürün ve hizmet ücretlerini içeren 05/03/2019 tarihli ürün hizmet komisyonu tarifesinde kredi riski süresince tahsil edilen ücretler - periyodik hizmet bedeli - sekmesi altında bu bedelin 3 ayda bir alınacağı belirtilmiş ise de, bu tarifenin sözleşmenin yapıldığı 12.12.2016 tarihinden sonra ilan edildiği gibi 10/02/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4) hükümlerinin uygulama ayrıntılarını gösteren Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Uygulama Talimatı'nın 4/e bendi uyarınca periyodik hizmet bedeli alınamayacaktır. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜNE,1-Davacının İstanbul 21. İcra Müdürlügünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,Takibin 10.500,00-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın haksız, mesnetsiz olması ve hukuka aykırı olması sebebiyle taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Bankacılık Kanunu temel düzenleme konusu olarak ticari banka işletmesini temel almakta ve ticari bankaların kuruluşu, faaliyeti, denetimi ve sona erişi hakkında düzenleyici hükümler öngörmekte olduğunu; bu düzenlemede hakim olan görüşün, bankaların kamu hizmeti gördükleri kabul edilerek, kamu otoritesinin gözetimi altında bulundurulmaları gerektiği düşüncesi olduğunu; bu temel görüş çerçevesinde bankacılık sektörünü gözetip denetlemek üzere temel bir kuruluş olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğunu; Bankacılık sektörünün en üstünde yer alan bu bağımsız yönetsel kuruluştan sonra, bankalar ile ilgili olarak, özellikle mevduat ve kredilere yönelik düzenleyici hükümler getirmek ve getirdiği bu düzenlemelere bankaların uygun hareket edBip etmediklerini denetlemek yetkileri ile donatılmış olan T.C. Merkez Bankası gelmekte olduğunu; Bankacılık sektörünün bir diğer önemli kuruluşunun ise tasarruf mevduatını sigorta etmek üzere kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğine sahip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olduğunu, Bankaların ticari kredilerde kredi limitlerini ortalama 1 yıl vade olarak tanımladıklarını; tanımlanan kredilerde firmanın yeni ek bir talebi olup olmaksızın her yıl yeni bilanço dönemi sonunda firmalardan yeni mali verilerini isteyerek hem kredi paketlerinin periyodik revizyonu hem de firmanın mali performası ve sektör ortalamalarını incelediklerini; bu çalışmanın aynı zamanda TCMB nezdinde oluşturulan sektör raporlarına dayanak oluşturmakta ve bankaların TCMB'ye bildirim zorunluluğundan kaynaklanmakta olduğunu; aynı zamanda her ay sonu itibariyle firma bazında tüm kredi rakamlarını TCMB'ye bildirmekte ve TCMB'nin yayınladığı konsolide memzuç raporlarına ışık tutmakta olduğunu, Yıl içerisinde de dönemsel olarak firmaların TCMB tarafından konsolide olarak yayınlanan memzuç kayıtlarından firmaların kredi gelişim rakamlarını ve ara dönem firma istihbaratlarını yaptıklarını; diğer taraftan ekonomik konjektüre göre gerek ekonomik ve siyasi olarak ülke riski ve gerekse faiz ve döviz kurlarındaki oynaklıklara göre de firma risklerini gözden geçirdiklerini, Bu çalışmaların arka planda yıl içerisinde periyodik olarak devam etmekte olup, piyasanın sağlıklı işlemesi açısından gerekli olduğunu çünkü, bankaların sorunlu kredi oranı artarsa otomatik olarak kredi maliyetlerinin artışı yani faizlerin artmasına neden olmakta olduğunu, Bankaların, yaptıkları bu kredi süreç ve tahsis çalışmalarından dolayı banka bazında farklı isimler altında olsa da asıl amacın verilen bu hizmetlerin bedeli karşılığını bankacılık hizmet komisyonu olarak tahsil etmekte olduklarını; 01.03.2020 tarihinden itibaren de söz konusu hizmet komisyonları konusunda kavram ve terim birliği sağlandığını, bankaların verdikleri hizmetlerden dolayı tahsil edecekleri komisyon ve masrafları fiziksel olarak şubede ve internet ortamında(web sayfalarında) ilan ettiklerini, 5411 sayılı Bankalar Kanunun 13. Kısmında faiz oranları ve diğer menfaatlerle ilgili 144. Maddesi: "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir." hükmünü haiz olduğunu, Bakanlar Kurulunun 2006/11188 sayılı kararı gereğince Diğer Menfaatler Hakkında Karar"ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığının 12/10/2006 tarihli ve 3065 sayılı yazısı üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. maddesine göre, Bakanlar Kurulunca 16/10/2006 tarihinde kararlaştırıldığını, Bakanlar Kurulunun bu kararına istinaden TCMB tarafından 22.11.2006 tarihinde 2006/1 sayılı tebliğ yayınlandığını ve yayınladığı tarih itibariyle yürürlüğe girdiğini, bu tebliğin 10/02/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2020/3 sayılı Tebliğ ile 01/03/2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığını, TCMB 10.02.2020 tarihli 31035 sayılı resmi gazete yayınlanan Bankalarca ticari müşterilerinden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esaslar hakkında 2020/4 sayılı tebliği yayınlamış olup, 01.03.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini; yine 01.03.2021 tarihli 31410 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2012/3 sayılı tebliğ ile güncellendiğini, bu tebliğin amacı bankaların ticari müşterileri ile gerçekleştireceği işlemlerde öngörülebirliğin ve şeffaflığın artırılması, kavram ve terim birliğinin sağlanması ve aşırı ücretlendirmenin önlenmesi için, sunulan ürün veya hizmetler karşılığı alınabilecek ücretlerin tür ve nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını ve bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğunu; bu tebliğin ticari müşterilere bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretleri kapsadığını, Tebliğin "Kredi tahsis ve kredi kullandırım" başlıklı 9 uncu maddesi ve Bilgilendirme esasları" başıklı 5 inci maddesi kapsamında, tüm banka ve katılım bankaları ticari müşterilerine uygulayacakları komisyon ve masrafları kendi internet sitelerinde yayınladıkları gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun web sitesinde tüm banka ve finans kurumlarının alacakları masraf ve komisyon listeleri yayınlanmakta olduğunu, http s:/... sitesinde yayınlandığını; dolayısıyla tahsil edilen periyodik hizmet komisyonu mevzuata uygun olduğunu, https://www....t-tarife-duyurusu.pdf adresi ile de Bankamız web sitesinde masraf komisyon listeleri duyurulduğunu, 01.03.2020 tarihinden itibaren www.....org.tr internet sitesinde veriler bölümünde bankacılık sektörü verileri sayfasının altında bankacılık ürün ve hizmet ücretleri dosyasında bankaların konusuna göre uyguladıkları azami komisyon oranları banka detay ve banka karşılaştırmalı olarak görülebilmekte olduğunu; detay kısmında istenilen bankayı seçerek bankanın her farklı hizmet türüne ait uyguladıkları azami komisyon oranlarını ve banka karşılaştırma bölümünde de tüm bankaların karşılaştırmalı azami uyguladıkları oranları görülebilmekte olduğunu, bugün itibariyle söz konusu web sayfası incelendiğinde görüleceği üzere Bankaların kredi tahsis ve kredi kullandırım süreçlerini iki ayrı alt kalem olarak sınıflandırdıklarını; kredi tahsis ücretleri tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini, kredi kullandırım ücretlerinin ise kullandırılan kredinin yüzde 1.10'unu geçemez şeklinde olduğunu, Davacı tarafın tüzel kişiliği olan ticari bir işletme olup, Müvekkili Banka ile ticari bir iş ilişkisi içerisinde olduğunu, müvekkili Banka ile davacı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bankanın söz konusu Genel Kredi Sözleşmesini bilgi edinilmesi ve incelenmesi amacıyla sözleşme öncesi bilgi formu ekinde davacı yana imza karşılığı verdiğini, tüm bankaların 01.03.2020 tarihine kadar faiz dışı diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami miktar ve oranları serbestçe belirleyerek ilan etmekte olduklarını, davacı şirket ile müvekkili Banka arasında imza edilmiş Genel Kredi Sözleşmesinin 8.1inci maddesi içeriğine göre müvekkili Bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunmakta olduğunu, Davacı firmanın tüzel kişiliği olması, Müvekkili Banka ile aralarında ticari bir ilişki olması ve tahsil edilen tutarın Müvekkili Bankanın tahsil edebileceği oran olarak yayınladığı minumum ile maksimum aralık altında bir rakam olması nedeniyle alınan komisyon sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu, Müvekkili Banka söz konusu komisyonu 2017 yılında her tür kredi limit tahsis/kullanım adı altında alırken, 2019 yılında periyodik hizmet komisyonu adı altında almıştır. 01.03.2020 tarihinden itibaren TCMB söz konusu hizmet komisyonlarının anlam kargaşalığının önüne geçmek, kavram ve terim birliğini sağlamak adına düzenlemeye giderek söz konusu komisyonları kredi tahsis ve kredi kullandırım olarak sınıflandırdığını, Bankaların 01.03.2020 tarihinden itibaren uygulayacakları azami hizmet komisyonlarını kendi internet sitelerinde açıklamalarının yanında BBDKna da bildirmeye başladıklarını; BDDK'nın web sitesinde 01.03.2020 tarihinden itibaren tüm banka ve finans kuruluşlarının uygulayacakları azami hizmet komisyon ve masrafları ilan edilmekte ve bankalar arası karşılaştırma da yapılabilmekte olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından delillerin usulüne uygun olarak toplanmadan, özellikle kredi sözleşmesi ve bankanın uyguladığı ve Merkez Bankası'na bildirilen ücret ve komisyonlara ilişkin liste getirilmeden düzenlenen, hüküm kurmaya elverişsiz ve denetime açık olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; müvekkili banka tarafından Merkez Bankası'na bildirilen komisyon ve masraflara ilişkin oranlara ait liste dosya içerisine getirdirildikten sonra ve diğer bankalarca periyodik hizmet komisyonu adı altında ticari kredilerden kesinti yapılıp yapılmadığı araştırılarak, gerektiğinde banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilecek bilirkişi marifetiyle davacının hesaplarında periyodik bakım ücreti kesilip kesilmediği ve miktarı ile Genel Kredi sözleşmesinde bunun yer alıp almadığı değerlendirildikten sonra Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2018 gün 2017/542 Esas, 2018/6268 Karar sayılı hükmü de değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekliliği göz önünde bulundurulmadan davanın kabulüne karar verilmesinin bozma nedeni olduğunu, (Samsun BAM 3. HD., 02/11/2021 T., 2021/1284 E., 2021/1347 K.)İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve HMK m. 355 hükmü gereğince re’sen gözetilecek nedenlerle; istinaf taleplerinn kabulüne, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine istinaden davacıdan "periyodik hizmet komisyonu" adı altında yapılan toplam 10.500,00-TL kesintinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı ile davalı banka arasında 12/12/2016 tarihli ve 3.200.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının davacı hesabından 01/04/2019 tarihinde 5.250,00-TL, 08/08/2019 tarihinde 5.250,00-TL olmak üzere ''periyodik hizmet komisyonu'' adı altında toplam 10.500,00-TL komisyon bedeli tahsil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davacı bankanın müşterilerine kullandıracağı kredilerden alınacak faiz dışında elde edeceği menfaatlere ilişkin TCMB'ye bildirdiği ve inetner sitesinde ilan ettiği, kesintilerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan tarifeler dosya arasına alınmış, diğer bankalardan emsal araştırması yapılmış ve dosya bilirkişiye tevdii edilerek kök, taraf itirazları üzerine ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilmiş ve davalının bildirdiği 05/03/2019 tarihli tarifenin, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin imza tarihinden sonra yayınlandığı, ayrıca 10/02/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4) hükümlerinin uygulama ayrıntılarını gösteren Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Uygulama Talimatı'nın 4/e bendi uyarınca periyodik hizmet bedeli alınamayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunmaların tekrarı mahiyetinde olup, yapılan komisyon kesintisinin sözleşmenin sekizinci maddesine ve TCMB'nin 2006/1 sayılı Tebliği'ne uygun olarak, TCMB'ye bildirilen ve banka internet sitesinde ilan edilen tarife kapsamında bulunduğu, davanın reddi gerektiği yönündedir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 8.1 maddesi; "Banka, bu sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunları gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşteri’nin cari hesabına borç yazacaktır." hükmünü havidir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemleri Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinde; bankaların reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyeceği ve aynı tebliğin 6. maddesinde de bankaca serbestçe belirlenen miktar ve oranların TCMB'ye bildirileceği ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği belirtilmiştir.Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin mezkur 8.1 maddesinde davalı banka tarafından sözleşmeye dayalı kullandırılacak her türlü kredi dolayısıyla faiz, komisyon ve masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmemiştir. Ancak davalı banka tarafından, kesintilerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan TCMB'nin 2006/1 sayılı Tebliği'nin 6. maddesi uyarınca peridyodik hizmet komisyonu bedeli ile ilgili olarak belirlenen Kobi ve Ticari Ürün ve Hizmet Ücretlerini içeren tarifenin 05/03/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde tarifenin Merkez Bankası'na bildirildiği, ayrıca tarifenin internet sitesinde ilan edildiği, tarifede; periyodik hizmet bedeli belirlenirken müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerinin yanı sıra, ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetlerin dikkate alındığının, değişen hizmetler ve istisnaların dikkate alınarak farklılaştırılabildiğinin ve uygulamada müşterilere bütünsel olarak verilen tüm hizmetlerin dikkate alınarak değerlendirildiğinin, ayrıca risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak bu ücretin tahsil edileceğinin ve bedelin minimum 300,00-TL maksimum 30.000,00 TL olarak 3 ayda bir periyodik olarak tahsil edileceğinin açıklandığı anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davalı banka tarafından 01/04/2019 ve 01/08/2019 tarihlerinde yapılan kesintilerin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 8.1 maddesi ile TCMB'nin 2006/1 sayılı Tebliği'ne uygun olarak TCMB'ye bildirilen ve banka internet sitesinde ilan edilen Kobi ve Ticari Ürün ve Hizmet Ücretlerini içeren tarifede belirlenmiş tutar ve zamana ilişkin sınırlar içerisinde kaldığı, bu haliyle dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan davalı tarafından davacının hesabından yapılan kesintilerin sözleşme ve mevzuata uygun olduğu, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tahsilatların yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan TCMB'nin 2020/4 Sayılı Tebliği geçmişe yürütülerek davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalının istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır(bkz. Yargıtayı 11 Hukuk Dairesi'nin 2022/382 esas, 2022/3582 karar sayılı ilamı)Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, toplanacak delil ve yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarih ve 2019/740 Esas 2022/757 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın REDDİNE,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 123,72-TL harçtan mahsubu ile bakiye 491,68-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT''ye göre hesaplanan 10.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 100,00-TL toplamı 592,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.