11. Hukuk Dairesi 2012/7801 E. , 2012/12045 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 gün ve 2007/297-2009/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.01.2012 gün ve 2010/9022-2012/1001 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2012/7801 E. , 2012/12045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 gün ve 2007/297-2009/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.01.2012 gün ve 2010/9022-2012/1001 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararına davalının da iştirak ettiğini, alınan karar doğrultusunda davalının sermaye borcunun 1/4'lük kısmını en geç 25.12.2001, 3/4'lük kısmını ise 12.07.2003 tarihinde ödemesi gerektiği halde ödemediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 inkar tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, rüçhan hakkı kullanılarak bir kısım ortaklar tarafından arttırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından aynı borcun ikinci kez istenilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın sermaye artırım borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan payının rüçhan hakkını kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket yönetim kurulu kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin temerrüdün oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.01.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur. Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.