Hukuk Genel Kurulu 2011/14-249 E. , 2011/334 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02.12.2010 Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.06.2009 gün ve 2009/102 E-235 K sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.06.2010 gün ve 2009/10926 E., 2010/6543 K. sayılı ilamı ile; (“...Dava, ya…
**Hukuk Genel Kurulu 2011/14-249 E. , 2011/334 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02.12.2010 Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.06.2009 gün ve 2009/102 E-235 K sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.06.2010 gün ve 2009/10926 E., 2010/6543 K. sayılı ilamı ile; (“...Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Star televizyonunda yayınlanan “Her Açıdan” adındaki programa konuk olarak katılan davalının, dava dışı R.. M.. ile yaptığı karşılıklı konuşma sırasında söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, katıldığı programda Türkiye’de siyasetin, siyasetçilerin ve siyasi tavırların tartışıldığını, örnekleme yaptığı konuşmasında davacının salt kişiliği ile ilgili bir değerlendirmede bulunmadığını, açıklamalarının tamamen tavır üzerine yapılmış bir eleştiri olduğunu, tarafların siyasi kişilikleri bulunduğu gibi davacının tavrının sürekli tartışılır olması, buna ilişkin birçok tartışmanın haber bültenlerinde de yer alması gibi somut gerçekler bir arada düşünüldüğünde davacının tavrını eleştirme hakkı bulunduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Kişinin üstlendiği görev ne kadar önemli ise hakkında yapılan eleştirilerin o kadar yoğun ve gerektiğinde sert olabileceğinin kabulü gerekir. Eleştiri sert, kırıcı, küçük düşürücü olabilir. Bir haber veya eleştirinin; objektif olduğu, gerçek olaylara dayandığı, doğru bir amaca yönelik bulunduğu durumlarda kişilik haklarına saldırıda bulunulsa bile hukuki sorumluluktan söz edilemez. Yerel mahkemece başbakan olan davacının siyasi kimliği ve konumu gözetilerek, ağır da olsa yapılan eleştirileri hoşgörü ile karşılanması gerektiği sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.