11. Hukuk Dairesi 2023/519 E. , 2024/2340 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/69 Esas, 2022/351 Karar HÜKÜM : Asıl dava ret, birleşen dava kısmen kabul Taraflar arasındaki asıl ipoteğin fekki, cezai şart, tazminat, birleşen alacak, cezai şart ve tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma is…
**11. Hukuk Dairesi 2023/519 E. , 2024/2340 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/69 Esas, 2022/351 Karar HÜKÜM : Asıl dava ret, birleşen dava kısmen kabul Taraflar arasındaki asıl ipoteğin fekki, cezai şart, tazminat, birleşen alacak, cezai şart ve tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmasız olarak ise asıl davada davacılar ile birleşen davada davalılar tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Ali Asker Elden dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde;davacı ... ile davalının birlikte iş yapmak üzere ... Estetik Güzellik Ltd. Şti.'ni kurduklarını, 26.02.2010 tarihinde davacı ... ile davalı arasında protokol düzenlendiğini, davalının protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, protokolün 22 nci madddesinde cezai şart kararlaştırıldığını, protokolün teminatı olarak davacı ...'a ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, davacı ...'in sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, protokolün davacı ... tarafından feshedildiğini ileri sürerek protokolün davacı ... tarafından haklı feshedildiğinin tespitine, ipoteğin kaldırılmasına, 90.000,00 TL cezai şartın ve 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili, sözleşmenin davalı ... tarafından ihlal edildiğini, diğer davalı ...'in de sözleşmeye dair kefaletinin bulunduğunu belirterek protokolün müvekkili tarafından haklı feshedildiğinin tespitine, 106.990,00 TL cezai şartın, şirkete ödenen 137.500,00 TL'nin iadesine, 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin protokolde belirlenen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, protokol kapsamındaki ödemeleri yaptığını, davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar Mahkemece 20.04.2016 tarih ve 2013/225 E., 2016/212 K. sayılı kararı ile, 26.02.2010 tarihli protokol hükümlerine uyulmamasında her iki tarafın da kusurlu olduğu, her iki tarafın da cezai şart talebinde hakı olmadığı, davacı ... tarafından tesis edilen ipoteğin karşılıksız kaldığı, birleşen davacının dava dışı şirkete yaptığı ödemelerin birleşen davalıdan talep edilemeyeceği, eylemin manevi tazminatı gerektirmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan)19. Hukuk Dairesinin 27.09.2017 tarih, 2016/20529 E., ve 2017/6333 K. sayılı kararıyla, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 31.12.2007 tarihinde şirketin kurulmasına dair sözleşme yapıldığı ana sözleşmenin 7 nci Maddesine göre müdürlüğe ... ...'ın seçildiği ortaklardan ...'ın 26.02.2010 tarihinde hissesini ...'e devrettiği, davacı ... ile birleşen dosya davalısı ... ve davalı ... adına ... tarafından 26.02.2010 tarihli protokol imzalandığı, protokol hükümlerine uyulmamasında davacı ...'in kusurunun bulunduğu, davalı ...'in protokol hükümlerine aykırı davrandığına dair dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğinin anlaşıldığı, davacı ...'in sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulüne olanak bulunmadığından şartları bulunmayan ve yerinde görülmeyen tüm taleplerinin ayrı ayrı reddi ile asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden; davalı ... ...'ın protokolün 4. 6. 8. 9. ve 11. maddeleri ile üstlenmiş olduğu yükümlülüklerine aykırı davrandığını, davalı ...'in protokoldeki yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle davacı ...' in ortaklık sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin anlaşıldığı, davacı ... tarafından ... Ltd. Şti'ne gönderilen ödemelerin toplamının sunulan belge, dekontlara ve şirket adına ödenen vergiye göre tutarının 115.271,82 TL olduğu, davacının bu miktar kadar davalıdan alacak talep etme hakkı bulunduğu, maddi zararının dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, dava konusu olay nedeniyle oluşan zarar davacının iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu olmadığı, manevi tazminatın koşullarını düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesine göre eşya zararı kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak bahsedilemeyeceğinden yasal şartları bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine, protokolün 22 nci maddesi gereğince davalı ...'in ortaklık sözlemesinde belirtilen şartlara uymadığı ,yükümlülüklerini yerine getirmediğinden tarafların özgür iradesiyle kararlaştırılan 50.000,00 USD cezai şart bedelini takdiri indirim yapılmadan davanın açıldığı tarih itibariyle geçerli olan kur karşılığı 106.990,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili, birleşen davada taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacılar, birleşen davada ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ...'in maaşlarının ödenmediğini, maaş ödemesini kendisinin yapması gerektiği düşünülse dahi maaş almamasının şirkete katkısının olduğunu, protokol tarihi itibariyle ve sonradan gelişecek durumlar karşısında şirketin bulunduğu yer ile ilgili kira borcu ortaya çıkması halinde protokole göre ödeme yükümlülüğünün davalı ...’e ait olduğunu, tadilat giderlerinin tespiti için keşif ve defter incelemesi yapılması gerektiğini, protokolün 18. maddesinde söz edilenin şirketin mevcut mali durumunun güçlendirilmesi olduğunu, bu nedenle davalının ödemesi gereken bir para olduğunu, kiralanan taşınmaza ilişkin taahhütnamenin dava konusu protokolden önce düzenlendiğini, ...'in yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirketin mevcut durumunun kötüye gittiğini, gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmadığını, protokolün ihlali açısından müvekkilinin tam kusursuz olduğunu, bu nedenle sadece davacı ... ...’ın protokolü feshetme ve dolayısı ile cezai şart isteyebilme hakkının bulunduğunu, taraflar arasında müvekkili bağlayan bir borç bulunmadığına göre senedin iptali gerektiğini, davalı lehine kurulan ipoteğin karşılıksız kaldığı ve davalının her hangi bir alacağının bulunmadığını, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili cezai şart miktarının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak; vade tarihinden fiili ödeme günü tarihine kadar devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak ödenmesi gerektiği, dava tarihindeki kur üzerinden verilen kararın hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin de belirtilmediğini, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. 3.Birleşen davada davalı ... temyiz dilekçesinde özetle, davada davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, sorumluluğu bulunmadığını, yargılama aşamasında kendisine tebligatların yapılmadığını, bu nedenle savunma hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, sözleşme maddelerinin şirketin menfaati açısından geniş yorumlanması gerektiğini, kiralanan taşınmaza ilişkin taahhütnamenin dava konusu protokolden önce düzenlendiğini, davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtilen hususları karşılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin ... tarafından haklı feshedilip edilmediği, feshin haklı olup olmamasına göre tarafların cezai şart ve tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacılar vekili, birleşen davada taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacılar vekili, birleşen davada taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.