7. Hukuk Dairesi 2010/2750 E. , 2010/5351 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 121 ada 12 parsel sayılı 190,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile 125 ada 76 parsel sayılı 202,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanıla
**7. Hukuk Dairesi 2010/2750 E. , 2010/5351 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 121 ada 12 parsel sayılı 190,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile 125 ada 76 parsel sayılı 202,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 121 ada 12 parsel sayılı taşınmazın musalla taşı ve cenaze namazı kılınan yer, 125 ada 76 parsel sayılı taşınmazın ise çeşme ve arsası niteliği ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Hazine taşınmazın kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Hükmün kapsamı ve sonucu dikkate alındığında hazinenin temyizi taşınmazın mahkemece saptanan türüne yöneliktir. Dava ve temyize konu 121 ada 12 ve 125 ada 76 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde tanımlanan hizmet mallarından olduğu, 121 ada 12 parsel sayılı taşınmazın halen köyün ortak kullanımındaki musalla taşı ve cenaze namazı kılınan yer olduğu, 125 ada 76 parsel sayılı taşınmaz üzerinde halen köy halkının ortak kullanımında olan çeşme ve arsası bulunduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. İddianın öne sürülüş biçimi ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesi hükmü dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 29.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.