T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/424 ( ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/431 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/841 E. - 2025/84 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/424 ( ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/431 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/841 E. - 2025/84 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 08/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirketin faturalar düzenlediğini ve müvekkil şirketin söz konusu faturaları ödediğini, ancak ilerleyen süreçte davalı şirketin ödenmeyen fatura bulunduğu iddiasıyla Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/86455 Esas (kapatılan Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2023/23027 Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bahsi geçen faturalarda yer alan ürünlerin davacı şirkete tesliminin gerçekleştirilmediğini, ayrıca faturaların tebliğinin de sağlanmadığını, icra takibinde ödeme emrinin davacı şirketin çalışanı olmayan kişiye usulsüz şekilde tebliğ edildiğini ve takibin bu şekilde kesinleştirildiğini, devamla müvekkil şirketin banka hesapları üzerine haciz konulduğunu, davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu faturalarda yer alan ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğini ve faturaların tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın niteliği gereği ispat yükünün alacaklı davalı üzerinde olduğu, tarafların delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayandığı, davacı şirketin defterlerini ibraz ettiği, davalı şirketin ise defterlerini sunmadığı, davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, konunun aydınlığa kavuşturulması amacıyla düzenlenen bilirkişi raporunda, takibe konu faturaların davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı, bu hali ile ticari ilişkinin ve teslimin karine olarak sübut bulduğu, taraflarca durumun aksini ispata elverişli bir delil sunulmadığı, bu hali ile davacı şirketin takip tarihi itibari ile 33.329,69 TL borçlu bulunduğu, diğer yandan, davacı şirketin beyanlarından anlaşıldığı üzere davacı yan hesaplarında isim değişikliği bulunması göz önünde bulundurularak davalı şirketin takipte kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacı şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ihtiyati tedbir isteminde bulunulmasına karşın bu durumun mahkemece işleme alınmadığını, tedbir talebinin süresinde değerlendirilmediğini, dolayısıyla zararın oluştuğunu, tebliğ edilmeyen ödeme emri nedeniyle müvekkil şirketin borçlu kabul edilmesinin mümkün bulunmadığını, tebliğin usulsüzlüğü nedeniyle Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/810 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, o halde söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğini, davacı şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin hatalı belirlendiği, nispi vekalet ücreti üzerinden hesaplama yapılmasının zorunluluk arz ettiğini, yargılama sırasında tahsil edilen 102.052,96 TL olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, icra takiplerine konu faturalar nedeniyle borçlu olup olmadığı, bu kapsamda Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/86455 Esas (kapatılan Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2023/23027 Esas) sayılı icra dosyasına ödenen paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu faturalar nedeniyle, davalı alacaklı şirket tarafından 15/09/2023 tarihinde Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/86455 Esas (kapatılan Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2023/23027 Esas) sayılı takip dosyası ile toplam 77.685,89 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, istinaf edenin sıfatı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 08/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."