11. Hukuk Dairesi 2010/5328 E. , 2010/5344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2009/803-2009/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi muteriz (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2010/5328 E. , 2010/5344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2009/803-2009/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi muteriz (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Muteriz vekili, müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı alınmış olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan ve alacaklının dayandığı bonoda yetkili kılınmış bulunan İzmir mahkemeleri olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararının yetkili mahkeme tarafından verilmemiş bulunduğunu, müvekkilinin borcunu ödediğini, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek, öncelikle yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekili, müvekkilinin ikametgahının Bursa ilinde olduğunu belirterek itirazın reddini istemiştir. Mahkemece; duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu alacaklının ikametgahındaki mahkemenin Borçlar Kanunu’nun 73 ncü maddesi uyarınca yetkili mahkeme olup, taraflar arasında kararlaştırılan yetkili mahkemenin genel yetkili mahkemenin yetkisini ortadan kaldırmayacağı sonucuna varılarak, muterizin yetkiye dair itirazının reddine, esas yönünden ise dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. Kararı, muteriz vekili temyiz etmiştir. İstem, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir. İhtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazda yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu, kararı veren Bursa Mahkemelerinin yetkisiz bulunduğu ileri sürülerek, verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istenmiştir. İİK’nun 258 nci maddesinde ihtiyati hacze aynı Kanun’un 50 nci maddesine göre yetkili kılınan mahkemenin karar verebileceği belirtilmiş olup, bu maddede ise HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Somut olayda, alacaklı tarafından muteriz borçlu aleyhine bonodan doğan alacağa dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmuştur. Bono niteliği itibariyle kambiyo senedi olup, bu senette yazılı alacağın ciro ve senedin teslimi ile başkalarına devri mümkün olduğundan tedavül kabiliyeti yüksek bulunan bu senetler vade zamanında kimin elinde ise onun tarafından borçluya ibraz edilmesi gerekmektedir. Senet borçlusu kural olarak kendisine senedi ibraz eden kimseye ödeme yapmak suretiyle senetten doğan borcunu yerine getirmiş olacağından senedi elinde bulunduran alacaklı senet borçlusunu aramak ve ona senedi ibraz etmek zorundadır. Aksi takdirde kambiyo senedinden doğan alacağını ileri süremez. Bu durumda gerek borcun ifa yeri gerekse HUMK’nun 9 ncu maddesinde düzenlenmiş bulunan genel yetki kuralı uyarınca borçlunun ikametgahı olan İzmir Mahkemelerinin somut olayda yetkili mahkeme olması nedeniyle borçlunun mahkemenin yetkisine yönelik itirazının kabul edilerek ihtiyati haciz kararının bu nedenle kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Borçlar Kanunu’nun 73/1 nci maddesinde düzenlenen ifa yerinin kambiyo senedine dayalı alacağın ifa yeri olarak kabulü sonucu borçlunun yetkiye itirazının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle muteriz vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.