11. Hukuk Dairesi 2014/9335 E. , 2014/11857 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2013/452-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm …
**11. Hukuk Dairesi 2014/9335 E. , 2014/11857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2013/452-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 14.03.2007 tarih ve 3 O 459/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Lahey sözleşmesi uyarınca 12.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın bunun üzerine temyiz hakkını kullandığı, Darmstadt Eyalet Mahkemesi 30.01.2012 tarihli kararıyla davalının temyiz itirazının yabancı mahkeme ilamının posta yoluyla tebliğ edildiği ve 23.05.2007 tarihinde itiraz süresinin sona erdiği iddiasıyla reddedildiği, bu karara karşı da davalı vekili tarafından yabancı yüksek mahkeme nezdinde temyiz yoluna başvurulduğu ve aynı gerekçelerle temyiz itirazının reddedildiği, yabancı mahkeme kararının temyiz edilebilmesi için öncelikle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerektiği, Türkiye ile Almanya arasında 28.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağının kararlaştırıldığı, bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/06/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY