11. Hukuk Dairesi 2014/11289 E. , 2015/5116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/250-2013/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala
**11. Hukuk Dairesi 2014/11289 E. , 2015/5116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/250-2013/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, dava konusu eserlerin Türkçeye çeviri ve çoğaltılıp dağıtma hakkının eser sahibi yazarın ölümünden sonra onun mirasçılarından usulüne uygun şekilde elde ettiğini, bu nedenle FSEK mülga 28. madde çerçevesinde daha önce çekişmeli kitapları Türkçe'ye çeviren dava dışı...'in mirasçılarının haklarının sona erdiğini, kitapların yayın hakkını anılan çevirmenin mirasçılarından alan davalı şirketin de mevcut olmayan bu haklara dayanarak yeni baskılar yapamayacağını, davalının basım ve çoğaltma eylemlerinin FSEK çerçevesinde müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzünün ref'ine, muhtemel tecavüzünün önlenmesine ve davalı tarafından basılan kitapların toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu çeviriler üzerinde FSEK'nin mülga 28. maddesi uyarınca yasaya uygun biçimde eser sahipliği bulunan çevirmen...'in ve mirasçılarının haklarının devam ettiğini, müvekkilinin anılan mirasçılardan yöntemine uygun şekilde elde ettiği yayma hakkı çerçevesinde yapılan yayınların men ve ref'ine ilişkin davacı vekilinin isteminin yasal dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu eserlerin yayımlanma tarihleri itibariyle 4110 sayılı Yasa ile yürürlükten kalkan FSEK 28. maddesi uyarınca Türkçe'ye tercüme ve yayınının serbest olduğu, dava dışı... tarafından tercümelerinin bu istisna hükmü kapsamında olmak üzere yapıldığı, yasayla tanınan tercüme ve bu tercümenin çoğaltılması ve yayılması konusundaki sınırlı kazanılmış hakların 5846 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca korunduğu, 4110 sayılı kanunla FSEK'e ilave edilen Ek Madde 2 hükmünün ise eser sahiplerine ve bağlantılı hak sahiplerine tanınan yeni haklar ve uzatılmış koruma sürelerinin uygulanması ile ilgili olduğundan somut olaya uygulanamayacağı, ülkemizin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerin de aksine uygulamayı öngörmedikleri, adı geçen çevirmenden intikal eden çevirileri çoğaltma ve yayma haklarının mirasçılar tarafından davalıya devredildiği, asıl eser sahibi veya mirasçılarının yetkisi dahilinde bulunmayan, FSEK'nun 28. maddesine uygun çevirilerin hükmün yürürlükten kalkmasından sonra basım ve yayınlanmasını önleme hakkının bulunmadığı, bu haliyle eser sahibinin haleflerinden asıl eser üzerindeki bir kısım hakları devralan davacının da önleme hakkını ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanı- lan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.