T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2093 - 2025/2388 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2093 KARAR NO : 2025/2388 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2023 NUMARASI : 2022/147 E. - 2023/317 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2093 - 2025/2388 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2093 KARAR NO : 2025/2388 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2023 NUMARASI : 2022/147 E. - 2023/317 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2023 tarih ve 2022/147 E. - 2023/317 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/140372 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2016/51882 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine müvekkilinin marka başvurusunun diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak kısmen reddedilmiş ise de, taraf markaları arasında benzerlik ve dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin markasında logonun da bulunduğunu, SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu başvurunun müvekkilinin markasıyla iltibas teşkil edeceğini, davacı tarafın temadi halinde müvekkilinin tescilli marka hakkına tecavüz teşkil eder şekilde marka başvuruları yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamından çıkartılan tüm hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, dava konusu markada yer alan "..." kelimesinin mecazi olarak "..." anlamına geldiği, bu kelimenin, iş ve siyaset alanında, sözlük anlamlarının dışında "..., ..." anlamlarında ("..." gibi) kullanılmakta olup, markanın kapsadığı bir kısım hizmetleri tanımlayan tali bir unsur olduğu, markanın ayırt edici esaslı unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet alınan davalı markasında ise "..." ibaresinin markanın ayırt edici esaslı unsuru olduğu, bu ibarenin ortaklığı nedeniyle görsel ve işitsel benzer olan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin markasını tescil edildiği tarihten beri 10. sınıf mallarda kullanmadığını, davalının markasını tescil ettirmekteki amacının üretik veya ticari faaliyet olmadığını, markanın üçüncü kişilere karşı kötüniyetli olarak ve engelleme amacıyla kullanıldığını, redde mesnet marka kötüniyetli tescilden dolayı hükümsüzlüğü gereken bir marka olduğundan YİDK kararının iptalinin gerektiğini, markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, redde mesnet markada baskın unsurun şekil unsuru olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "..." ibareli başvurusuyla, davalının "..." ibareli mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira her iki taraf markasında da "..." ibaresinin esas unsur olarak yer aldığı, başvurudaki şekil unsurunun, "..." ibarenin ortaklığından kaynaklı benzerlik ve iltibas ihtimalini bertaraf ederek markaları uzaklaştırmadığı, başvuru kapsamından çıkartılan mal ve hizmetler yönünden de emtia benzerliğinin oluştuğu, öte yandan, dava konusu markanın kötüniyetli olduğu iddiasının da başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali talebiyle açılan eldeki davada tartışılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.