15. Ceza Dairesi 2012/16060 E. , 2014/8509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, serg
**15. Ceza Dairesi 2012/16060 E. , 2014/8509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir. Müşteki ....'ın Genel müdürlüğünü yaptığı şirkette ön büro elemanı olarak çalışan sanığın asgari ücretle çalıştığı halde "S.S.K. Aylık prim ve hizmet belgeleri"nde şirket muhasebecisi tanık...'ün imzalarını tespit edilemeyen bir şahsa taklit ettirerek aylık maaşını Nisan 2005 tarihinde 488.70 TL, Mayıs 2005'te de 1.250 TL, Ocak 2006 tarihinde 2748 TL bildirimde bulunduğu ve emekli işlemlerinde hizmet süresinin eksik çıkması sebebiyle aynı işyerinde tekrar işe başladığında 2006 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Aralık ayları için 3,450 TL Kasım ayı için ise 2.748.15 TL olarak aldığı asgari ücretten yüksek olarak bildirerek 15.01.2007 tarihinde emekli olduğunda fazla ikramiye aldığı gibi 656.06 TL maaş alması gerekirken 741.91 TL maaş aldığı; dolayısı ile emekli olduğu tarihten itibaren her ay için 85.85 TL fazla maaş almak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda: Şirket muhasebecisi ...'ün 10.06.2009 tarihli celsedeki "Huzurdaki sanık yönetici olarak çalıştığından maaşının yüksek olduğunu ve enazından asgari ücretle çalışmadığını biliyorum. 2005 yılından sonra sanığın maaşı asgari ücret üzerinde bildirilmiştir. SSK aylık prim ve hizmet belgelerinde benim yerime imzaları iş veren üçüncü şahsa attırmış olabilir. Sanık .... A.Ş ve ...Sistemleri A.Ş ile .... Ltd. Şirketinde yönetici olarak çalıştığı gibi hisse sahibidir. İddianamede belirtilen aylık pirim ve hizmet belgelerindeki miktarlar gerçeği ifade etmiş olabilir. Hatta belki daha fazla ücrette almış olabilir şeklindeki beyanı, iş yeri çalışanı ...'ün 4. İş Mahkemesinde alınan sanığın maaşının yüksek olduğuna ilişkin benzer nitelikteki beyanı, Ankara 4. İş Mahkemesinin 24.11.2009 tarih 2008/363 Esas-2009/807 Karar sayılı kararının içeriği, bu mahkemece sanığın son ücreti olarak 3450 TL üzerinden hesaplama yapılma gerekçesi,Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün sigorta primlerinin SGK ya ödendiği, ödenen primlere göre maaş ödemesi yapıldığı şeklindeki 27.10.2009 tarihli cevabi yazı içeriği, SSK aylık prim ve hizmet belgelerinin ilan tahtasına asılmak suretiyle ilan edilmesi zorunluluğu ve yargılamaya konu belgeler üzerindeki imzaların sanığa ait olmadığı yönündeki kriminal rapor içeriği, 14.09.2009 tarihli celsede katılan ...'a sorulan işe giriş ve çıkış bildirgelerindeki imzaların kendine de ait olabileceği yönünde beyanı karşısında ve maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından; Katılan .... San. Tic. A.Ş. vekili tarafından sunulan şikayet dilekçesinde, katılan...ın iş yerini Kasım 2005 tarihinde ... iline nakledip belgelerin düzenlendiği tarihte hiçbir faaliyette bulunmadığı iddiasına yönelik olarak araştırma yapılıp, Adana SSK İl Müdürlüğü'ne katılan ismi ile sunulan "işci çalıştırmaya başlama ve çalışan işci bulunmadığına" ilişkin belge asılları temin edilerek imzanın sanık veya katılana ait olup olmadığı tespit edilip, birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.