19. Hukuk Dairesi 2017/3385 E. , 2019/777 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalının davacı aleyhine başlattığı cari hesap alacağı açıklamalı icra takibinden davacının henüz haberdar olduğunu, davacının davalıya herhangi bir…
**19. Hukuk Dairesi 2017/3385 E. , 2019/777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalının davacı aleyhine başlattığı cari hesap alacağı açıklamalı icra takibinden davacının henüz haberdar olduğunu, davacının davalıya herhangi bir borcunun ve sözkonusu cari hesaba dair hesap mutabakatının da olmadığını, davacıya yönelik herhangi bir ihtar olmamasına rağmen takip talebinde faiz istenildiğini, faiz talep edilebilmesi için temerrüde düşürülmenin gerektiğini belirterek davacının davalıya icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen paraların tahsil tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline, davalının kötüniyet tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında deri ticareti olduğu, davalı tarafından davacıya deri emtiasının satıldığı ve teslim edildiği, davacının teslim aldığı emtia konusu malların bedelini ödemediği, davalının alacağının fatura, irsaliye, ticari defter ve her türlü delille sabit olduğu, davanın davalının alacağını geciktirmek maksadıyla kötüniyetli açıldığı savunmasıyla davanın reddi ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının fatura konusu malları davacıya teslim ettiğini savunduğu davacının ise fatura konusu malları almadığını savunduğu, bu yönden dinlenen davalı tanıklarının, davacı ile 2008-2010 yıllarında çalıştıklarını, ürünleri kendilerinin teslim ettiğini beyan ettikleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 169 maddesine göre davacı şirket yetkilisinin isticvap edildiği, davacı şirket yetkilisinin davalıdan mal aldıklarını bir kısım malların gelmediğini, gelmeyen mallardan dolayı para talep edildiğini, faturaları görmediğini, teslim ettikleri kişiyi tanımadığını açıkladığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında davacı şirket yetkilisinin anlatımı da dikkate alınarak ticari ilişki bulunduğu, böylece mal teslim edilmediğini ispat yükünün davacıya geçtiği, davalı tarafından sunulan irsaliye ve fatura konusu malın davacıya teslim edilmediğinin kanıtlanamadığı, bu bağlamda davalı defterlerinde kayıtlı bulunan 7.372,18 TL'den sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davacı, isticvabında davalı tarafından gönderilen bir kısım malların teslim alındığını, ancak davaya konu malların teslim alınmadığını belirtmiştir. Davalı tarafından, dosyaya sunulan, davacı tarafından teslim alınmadığı belirtilen mallara ilişkin, sevk irsaliyesi altında isim ve imza bulunmaktadır. Mahkemece bu kişinin davacının çalışanı olmadığı SGK kayıtlarında tespit edildiği belirtilmiş ise de ülkemizdeki sigortasız çalışmanın yaygın olduğu gözetilerek bu konuda öncelikle davacı asilin isticvabı sağlanarak sevk irsaliyesinde ismi bulunan kişinin davacının çalışanı olup olmadığının sorulması, yine bu kişinin davacıya ait işyerinde sigortasız işçi olarak çalışıp çalışmadığı konusunda davalı delilleri de sorularak gerektiğinde sevk irsaliyesinde adı bulunan İsmail Genç’in çağrılarak davacıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahmemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.