13. Ceza Dairesi 2016/946 E. , 2017/9079 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin 26.12.2013 tarihli ilk celsede müştekinin zararını gidermek için süre istemesi üzerine bir sonraki 20.03.2014 tarihli celseye kadar zarar giderimi için sanık müdafiine süre verildiği, sanık müdafiinin 20.…
**13. Ceza Dairesi 2016/946 E. , 2017/9079 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin 26.12.2013 tarihli ilk celsede müştekinin zararını gidermek için süre istemesi üzerine bir sonraki 20.03.2014 tarihli celseye kadar zarar giderimi için sanık müdafiine süre verildiği, sanık müdafiinin 20.03.2014 ve 08.05.2014 tarihli celselere mazeret dilekçesi gönderdiği ve devamında 15.05.2014 tarihli son celseye katılan sanık müdafiinin bu sefer zarar miktarının fazla olduğunu belirterek müştekinin zararının giderildiğine dair her her hangi bir beyan ve talepte bulunmadığının anlaşılması karşısında; TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca; etkin pişmanlığın ilk derece mahkemesince hüküm verilmezden önce gösterilmesi gerektiği buna göre, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ödeme belgesine göre müştekinin zararının ilk derece mahkemesince verilen hükümden sonra ödendiği anlaşılmakla; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 168. maddesinin uygulanmamasında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.