6. Ceza Dairesi 2024/4280 E. , 2024/11367 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2024/191 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun
**6. Ceza Dairesi 2024/4280 E. , 2024/11367 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2024/191 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümeri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığın ve müdafiinin yüzüne verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, 03.06.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddeleri uyarınca düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 05.04.2011 tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Sanıklar ..., ... hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde; Mağdur ... 'ya yönelik sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasa'nın 149/1. maddesinin uygulama koşulları oluşmayan (a) ve (d) bentleri ile hüküm kurulması kanuna aykırı ise de yağma suçunun aynı Yasa'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra (b) bendine de aykırı biçimde, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle işlendiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, gösterilen teşdit gerekçesi ve birden çok bend ihlali karşısında, sonuç cezaya etkili olmadığından, mağdur ...'a yönelik sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasa'nın 149/1. maddesinin uygulama koşulları oluşmayan (d) bendi ile hüküm kurulması kanuna aykırı ise de gösterilen teşdit gerekçesi ve birden çok bend ihlali karşısında, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ...'ün, henüz satış parasını almadıkları ve katılan ... 'dan yağmaladıkları balık konservelerinin yerini söyleyerek, bir kısmının ele geçmesini ve iadesini sağladığının görülmesi üzerine kısmi iade nedeni ile mağdur ... Taşçı'ya ve ...'a muvafakatlarının bulunup bulunmadığının sorulması amacıyla Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarihli 2018/2398 Esas, 2019/3346 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada ...'nın alınan ifadesinde zararının giderilmediğini ve Türk Ceza Kanunu'nun 168. Maddesinin uygulanmasına muvafakatinin olmadığını belirttiği, mağdur ...'ın da bozma sonrası alınan beyanında Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanmasına muvafakatinin olmadığını belirttiği, sonrasında vefat etmesi üzerine eşinin beyanlarının alındığı ve onun da zararlarının giderilmediğini belirttiği, sonrasında ise sanık ...'un katılanın zarar giderimi amacıyla gönderdiği paranın, olayın üzerinden geçen yıllar itibariyle katılanın zararını karşılamadığı, sanığın yatırdığı paranın ancak kısmi ödeme olarak değerlendirilebileceği ancak katılanın kısmi ödemeye muvaffakatı da bulunmadığı dikkate alındığında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozma sonrası toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.