İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında bulunan ilişki neticesinde davacının davalıdan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy 9. İcra Dairesi …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1563 KARAR NO : 2025/1587 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/06/2024 NUMARASI : 2023/432 Esas - 2024/651 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında bulunan ilişki neticesinde davacının davalıdan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy 9. İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ikame edildiğini ancak davalı tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, takibe konu alacağın ödenmesi ve icra takibine yapılan itirazın geri alınması için zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunulduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu 2023/72 başvuru numaralı 2023/2217 arabuluculuk dosya numaralı ve 25.01.2023 tarihli son tutanak anlaşamama yönünde tanzim edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibi konusu yapılan alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Toplanan deliller sonucu mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava konusu uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya akaryakıt alımı için 15.05.2012 tarihinde gönderilen tarihli 50.000,00.TL tutarındaki banka transferi sonucu davalı tarafın edimini yerine getirmemesi nedeniyle paranın kendisine iadesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf bu hususu defterlerine kaydetmemiştir. Söz konusu alacağa ilişkin 06/07/2022 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davacı taraf dava konusu bedeli ticari ilişki kapsamında davalı tarafa gönderdiğini beyan etmiştir. Bedelin gönderilme tarihi ile icra takibi arasındaki süre 10 yılı geçmiştir. TBK 146. Maddesi uyarınca alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Alacağın bir sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı ve icra takip tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine , ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu alacak bedelin gönderilme tarihi 15/06/2012 olup icra takibi talebinin verildiği tarih ise 19/04/2022 tarihi olduğunu, bu durum Bakırköy 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde icra takibinin öncelikle Osmaniye İcra Dairesi' nde ... E. Numaralı dosya ile başladığı hatta Osmaniye İcra Dairesi'nin borçlu/ davalı tarafa 19/04/2022 tarihinde ödeme emri gönderdiği ancak karşı tarafın itirazı ile takibin 05/05/2022 tarihinde durdurulduğu ardından 25/05/2022 tarihinde hazırlanan tensip tutanağında Osmaniye İcra Dairesinin kendisini bu takipte yetkisiz görmesi nedeniyle "Dosyanın Bakırköy Adliye adliyesine (dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini) gönderilmesi talebinin kabulüne" karar verildiğini, TBK md. 154/ hükmünce alacaklının icra takibinde bulunmasının zamanaşımını kesen hallerden biri kabul edildiği anlaşıldığını, doktrinde kabul gören görüş uyarınca itiraz üzerine yetkili icra dairesine gönderilen icra takibin yetkisiz icra dairesinde başlayan takibin devamı niteliğinde olduğu, alacaklıdan yeniden harç alınmayacağı ve yetkisiz icra dairesinde yapılan takiple zamanaşımının kesildiği belirtildiğini, bu sebeple yetkisiz icra dairesinde takip yapılmasının zamanaşımını durduracağını ve sürenin işlemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun K.T. 08.12.2020 olan E. 2019/855, K. 2020/1001 sayılı kararında " Yetkisiz icra dairesine yapılan takip talebi ile de zamanaşımı kesilir." denildiğini, bu sebeple icra takibi, yetkisiz görülen Osmaniye İcra Dairesi'nde 19/04/2022 tarihinde alacak hakkı zamanaşımına uğramadan başlatılmış olup davalının kötüniyetli itirazı sebebiyle davacının zarara uğratıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Osmaniye İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasında, ''para alacağı 50.000,00 TL" sebebine dayalı olarak 50.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 19.04.2022 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine, alacaklı vekilinin talebi ile dosya Bakırköy İcra Dairesine gönderilmiştir. Bakırköy 9. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından davalıya tekrar ödeme emri gönderilmiş, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Bilirkişi raporunda, davacının yasal defterlerine göre, davalıya ilişkin herhangi bir borç yada alacak bulunmadığı, davalı yasal defterlerine göre ise icra takip tarihinde davacının 9.020,00 TL alacaklı olduğu, icra takibine konu havale dekontunda davacın tarafından davalıya '' enis ulaşlı can petrol teminat olarak yatan'' açıklamasıyla 15.05.2012 tarihinde gönderilen 50.000,00 TL tutarındaki banka transferinin davacının kendi yasal defterinde kayıtlı olmadığı, davalının ise söz konusu ödemenin yapıldığı 2012 dönemi ticari defterlerinin yasal zamanaşımı süresinin geçmiş olması ve dolayısıyla saklama mecburiyetinin olmaması sebebiyle ibraz edemediklerini beyan ettiğinden, belirtilen işlemin defterlere kaydedilip kaydedilmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından davalıya yapılan 50.000,00 TL tutarındaki banka transferi her ne kadar davacı tarafın yasal defterlerine kaydedilmemişse de, sonuç itibariyle belirtilen tutarın davacı tarafından davalıya ödendiğinin banka dekontu ile ispat edildiği belirtilmiştir. Bilindiği üzere özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir (HGK’nun 05.05.2010 gün ve 2010/8-231 E., 255 K. sayılı ilamı). Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:2, s.1761; Von Tuhr: Borçlar Hukuku (C.Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:1-2, s.688 vd.; Canbolat: Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.). TBK'nın 161.maddesine göre davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. TBK'nın 146.maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 147.maddesinde ise kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler, otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri, küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar, bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar, vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar hakkında beş yıllık zamanaşımının uygulanacağı düzenlenmiş,TBK'nın 149/1.maddesinde zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır.TBK'nın 154.maddesinde (1)zamanaşımının kesilmesi sebepleri düzenlenmiş olup, borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ya da rehin vermesi veya kefil göstermesi, (2) alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurması halinde zamanaşımının kesileceği; TBK'nın 156/2.maddesinde borcun bir senetle ikrar edilmesi veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanması halinde ise ... sürenin her zaman on yıl olduğu, TBK'nın 157/1.maddesinde de bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabit olup, davacı tarafından ''enis ulaşlı can petrol teminat olarak yatan'' açıklamasıyla 15.05.2012 tarihinde davalıya 50.000,00 TL tutarındaki banka havalesi, açıklamasında teminat olarak gönderildiği belirtildiği, taraflar arasında akaryakıt alım satım ilişkisi olduğu, davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı anlaşılarak, olayda sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerin uygulanma alanı yoktur. Dava TBK'nın 146. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Davacı tarafından Osmaniye İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasında 19.04.2022 tarihinde yapılan takip uyarınca zamanaşımı kesilmiş ve dava tarihi olan 03.05.2023 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def’inin reddi ile işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme sonucu zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025