7. Hukuk Dairesi 2010/6552 E. , 2011/2593 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen davalar tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında karşılıklı olarak açılan birden fazla dava…
**7. Hukuk Dairesi 2010/6552 E. , 2011/2593 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen davalar tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında karşılıklı olarak açılan birden fazla dava bulunduğu dava dosyalarının usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirildiği dosya içeriğinden saptanmıştır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre birleştirilmiş olsa bile birleşen her dava bağımsızlığını korur. Bu hukuksal olgunun sonucu olarak davaların birleştirilmesi durumunda mahkemece tek bir dava açılmış gibi her davadaki istemler birleştirilerek tek bir hüküm verilemez. Davaların her birinin bağımsızlığını koruduğu gözetilerek hüküm yerinde birleşen davalardan her biri hakkında ayrı ayrı olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca davanın birden fazla istek kalemini içermesi durumunda dava dilekçesinde belirtilen her bir istek kalemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm verilmesi zorunlu olduğu gibi, dava dilekçesindeki istemlerin tümünün yerinde görülmesi halinde davanın kabulüne, bir kısmının yerinde görülmesi halinde ise davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, kısmen kabul kararı verilmesi halinde yerinde görülen ve yerinde görülmeyen istek kalemlerinin hüküm yerinde ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece tüm davaların kabulü sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulduğu ne var ki birleşen davalar hakkında ayrı ayrı olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davadaki tarafların ve istek kalemlerinin farklı olduğu gözetildiğinde her bir dava yönünden az yukarıda açıklandığı şekilde hüküm kurulması zorunludur. Hal böyle olunca asıl ve birleşen her bir dava yönünden mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olduğu gibi, kabulüne karar verilen muhdesatların cinsi, yaşı, sayısı gibi ayırıcı özelliklerine hüküm yerinde yer verilmeden bilirkişi raporuna atıfta bulunmakla yetinilerek infazda kuşku yaratır şekilde hüküm oluşturulması dahi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 19.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.