19. Hukuk Dairesi 2013/13625 E. , 2013/18863 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün 2010/1720 sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını, takibe konu senette…
**19. Hukuk Dairesi 2013/13625 E. , 2013/18863 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün 2010/1720 sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını, takibe konu senetteki "malen" ibaresine rağmen müvekkilinin senet alacaklısı davalı ... ile hiçbir ilişkisinin bulunmaması, senet altındaki imzanın müvekkile ait olsa bile davalı ...'ın meşru hamil olmaması dolayısıyla müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, gerekirse imza incelemesi yapılmasına ve davalılar aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın hukuki dayanaksız ve samimiyetsiz olduğunu, takibe konu senedin müvekkiline ciro edilen ve müvekkilince tahsile konulup protesto edilmiş bir senet olduğunu, daha sonra da müvekkili tarafından takibe konulduğunu, kambiyo senetlerinin kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olup, davacının iddialarını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, davacının müvekkilini arayarak kısmi ödeme teklifinde bulunmasına rağmen bunları yok sayma çabası içinde olduğunu beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davacının takibe konu senedi bizzat imzalayıp verdiğini, davacıdan olan zirai ilaç alacağına ve davacının başkan olduğu kulüpte futbol oynaması nedeniyle masraflarına karşılık olarak bu senedin düzenlendiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olabileceği gibi kendisine ait olmayabileceğini de beyan ettiği, açıkça dava konusu bonodaki imzasını reddetmediği, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, davacının senetteki imzaya ilişkin beyanı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, senetteki imzanın açıkça reddedilmemesi nedeniyle, davacının bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat edemediği, bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği, ispat yükümlülüğünün senet borçlusu davacıya ait olduğu, davacının iddiasını yazılı delille ispat edemediği ve yemin deliline de başvurmadığı belirtilerek, davanın her iki davalı yönünden de reddine, tedbir kararı verilmediğinden davalı ...'un kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden imza incelemesi yönünden yeni bir rapor alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.