T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2023/2582 - 2025/2798 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2582 KARAR NO : 2025/2798 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - .…
T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2023/2582 - 2025/2798 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2582 KARAR NO : 2025/2798 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 15/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025 Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/06/2019 tarihinde Koru Sigorta A.Ş tarafından Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalanmış ... plaka sayılı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada, araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin imam nikahlı eşi ...'un vefat ettiğini, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... Sor. Nolu dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporuna göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu kanaatinin oluştuğunu, müvekkilii ... ile müteveffa ...'un 6 yıl önce resmi olarak boşanmalarına rağmen, hiç ayrılmadıklarını, fiili olarak beraber yaşadıklarını, ..., ölen ...'nun imam nikahlı eşi olup müşterek çocukları da bulunduğunu, müvekkilinin yaşadığı destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için iş bu alacak davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin imam nikahlı ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 10/06/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin müteveffanın destek olduğunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, davacının müteveffanın 6 yıl önce boşandığı eşi olduğunu, boşanmış eş olması sebebiyle destek tazminatın talep edemeyeceğini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda kabul anlamına da gelmemekle birlikte davacının müteveffanın desteğine muhtaç olup olmadığının araştırılıp aydınlatılarak hüküm kurulmasının gerektiğini, müvekili şirkete başvuru yapılırken vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyaya sunulmadığını da, tazminat hesabına esas alınmak üzere müteveffanın başka desteklerinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, dosyada kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranının kabul etmediklerini, alollü sürücünün aracına bilerek binmenin müterafik kusur hali olduğunu, kaza ile vefat arasında illiyet bağı bulunmadığını, dosya kapsamında hesaplama yapılacaksa söz konusu hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle; 267.579,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; müteveffa ile davacının 09.09.2023 tarihinde boşanmış olduğunu, bu hususun dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle davacının destekten yoksun kaldığından bahsedilemeyeceğini, dinlenen tanıkların davacının kızı ve davamı olduğunu, bu nedenle annelerinin hak kaybına uğratacak herhangi bir beyanda bulunmalarının düşünülemeyecek olduğunu, öncelikle davacının desteğe muhtaç olduğunun şüpheye yer bırakmadan ispatlanmasının gerektiğini, desteklik olması halinde imam nikahlı eş için hükmedilen tazminatta indirimi yapılmasının gerektiğini, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını, hatır taşıması hususunun göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, bilirkişi tarafından müteveffanın pasif dönemde olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda gelir olarak asgari geçim indirimsiz asgari ücretlerin kullanılacağının belirtilmiş olduğunu, bilirkişi raporunda müteveffanın eşinin dışında annesinin de hayatta olduğunun belirtilmiş ancak herhangi bir tazminat talebinin bulunmadığının anlaşılmış olduğunu, bununla birlikte hak sahibi eşin destek payı belirlenirken annenin payının da dikkate alınmış olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamanın %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılarak yapılmasının gerektiğini bildirerek beyanları doğrultusunda kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının imam nikahlı eşinin ölümü sonucunda destekten yoksunluk zararına uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ölümün kazadan kaynaklı olup olmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Hatay 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; bu dosyada ATK 1. İhtisas Dairesinden alınan 29.06.2020 tarih ve 2710 Sayılı rapora göre müteveffanın ölümünün 10.06.2019 tarihli trafik kazasından kaynaklanıp, ölümle kaza arasında illiyet bağının olduğu belirtildiğinden bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. Boşanan eşin destek olamayacağına ve indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Öldüğü sırada yakınlarına yardım etmekte olan kişilere "gerçek destek", ilerde destek olacağı bilinen ve yaşam gerçeklerine göre destek olması gereken kişilere "varsayımsal destek" denilmektedir. Dava konusu olayda ... müteveffanın boşanmış olduğu eski eşidir. Toplumumuzda, gayri resmi evliliklerin bulunduğu sosyal bir gerçektir. Medeni Yasa uyarınca, evlilik bağı kurulmasa bile, karı koca diye birleşen, bu amaç ve duygu ile yaşamlarını sürdüren kadınlar/erkekler için bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin/kadının destek sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları ile, kabul edilmiş bir olgudur. TBK'nın 53. maddesinde belirtildiği üzere "destek" kavramı hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu içerir. Bu sebepledir ki imam nikahlı bile olsa fiili ve düzenli birliktelik durumunun ispatlanmış olması halinde destek tazminatı talep etmeye engel bir durum bulunmadığı kabul edilmektedir. Dosyadaki bilgiler ve belgelerin incelenmesinde; davacı destek ...'un, davacı ...'un boşandıktan sonra destek vefat edene kadar birlikte yaşadıkları, ancak desteğin boşandıkları halde aynı evde birlikte, karı koca olarak yaşamaya devam ettikleri anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda sunulan belgelere, tanık beyanlarına göre davacı ile müteveffa arasında fiili ve düzenli birlikteliğin varlığı kabul edilerek hesaplamalar yapılmıştır. Bu nedenle davacı ...'ın maddi tazminat talep hakkı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Yine davacı imam nikahlı eş olup, bu sebeple hükmedilecek tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması talebinin haklı dayanağı yoktur. Davalı vekilinin hatır taşıması indirimine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda; Davaya konu trafik kazasında, müteveffa ...'un davacının imam nikahlı eşi olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmaması yerindedir. Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Esas ve 2021/... karar sayılı kararları, 2021/... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır, ayrıca bilirkişi raporunda desteğin annesine pay ayrıldığı, annesinin muhtemel ölümünden itibaren destek ve eşe eşit pay ayrıldığı, bu haliyle de raporun yerinde olduğu anlaşılmıştır, yine müteveffanın 60 yaş üstü pasif dönem olarak kabul edilip buna göre hesap yapılması, hesaplanan tazminatın poliçe limitinin üzerinde kaldığından garame yapılarak bakiye tazminatın tahsiline karar verilmesi yerindedir. Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 18.278,32 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.569,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 13.709,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 15.12.2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır