İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/01/2026 tarih ve 2024/1041 E - 2026/62 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatif tarafından tahsis edilen dairede ikamet ettiği…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/780 KARAR NO: 2026/907 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2026 NUMARASI: 2024/1041 E. - 2026/62 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/01/2026 tarih ve 2024/1041 E - 2026/62 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatif tarafından tahsis edilen dairede ikamet ettiğini, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, davalının 01/03/2024 tarihinde kadar ödemesi gereken toplam aidat tutarının 468.000,00-TL olduğunu, müvekkili kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulunun 8. maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin %5 gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, davalının ödemekle yükümlü olduğu aidat tutarlarının genel kurullarca belirlenmiş olması nedeniyle davalının temerrüte düştüğünü ve her bir aidat döneminin temerrüt tarihinin farklı olduğunu, bu nedenle temerrüt tarihinden itibaren faiz tahakkuk ettirilmesi gerektiğini, kooperatif kayıtlarında görüleceği üzeri davalının 2024 yılı mart ayına kadar toplam 468.000,00-TL ödeme yapmış olması gerekirken 129.530,48-TL ödeme yaptığını, 338.469,52-TL anapara ve 86.096,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 424.566,20-TL borcu bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00-TL anapara ve 5.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.000,00-TL'nin tahsiline, her bir aidat döneminin sonundan itibaren işleyecek faiz ile tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkilinin davacı kooperatifte üye olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tapusunu aldığını ve ilişiğinin de kesildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden dolayı davanın reddinin gerektiğini, aidat ödemesi noktasında eldeki dava açılana kadar bir talepte bulunulmadığını ve müvekkili hakkında herhangi bir ihraç prosedürü uygulanmadığını, kooperatifin kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiğini ve bu şekilde hareket ettiğini, kooperatifin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin kooperatife borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, davacının aidat alacağının zaman aşımına uğradığını, neticeten davacı tarafça açılan davanın husumetten, zaman aşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "... dosya kapsamına göre davalının davacı kooperatiften aldığı daireyi iade ettiğine dair delil bulunmadığından halen davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalı tarafından davacı kooperatife toplam 128.028,00-TL ödeme yapıldığı, davacı ile davalı arasında 01/04/2015 tarihli "İbraname ve Üyelikten Ayrılma Belgesi" başlıklı belge düzenlendiği, evrak üzerinde kooperatif kaşesi ile birlikte çift imzanın bulunduğu, kooperatif ana sözleşmesinin 46. Maddesi uyarınca çift imza koşulu sağlandığından ibranamenin geçerli olduğu, 10/06/2023 tarihli genel kurulda ödemelerin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesine karar verildiği, anılan genel kurulun 13/b maddesine göre Haziran/2023 tarihinden itibaren üyelerin aylık 2.000-TL ödemesine karar verildiği, bu hesaba göre 468.000-TL-128.650-TL=339.350,00-TL davalının aidat borcu bulunduğu, davacı kooperatif davalıyı 01/04/2015 tarihinde ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz talep edebileceğinin kabulü gerektiği, buna göre bilirkişi tarafından yapılan 86.724,75-TL işlemiş faiz hesabının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, Yargıtay 23. HD'nin 2013/829 Esas 2013/1810 Karar sayılı 22/03/2013 tarihli ilamından da anlaşıldığı üzere Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, bilirkişi raporu, genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle davacının davasının 339.350,00-TL aidat ve 86.724,75-TL işlemiş faiz alacağı yönünden kabulüne, fazlaya dair istemin reddine ilişkin aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kısmen kabulü ile, 339.350,00-TL aidat alacağının 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 18/12/2024 tarihinden itibaren, 329.350,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 30/09/2025 tarihinden itibaren aylık %5 faiz oranını geçmemek kaydıyla TBK'nın 120/2. maddesi uyarınca yasal faizin 2 katını geçmemek üzere belirlenecek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 86.724,75-TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair faiz alacağı isteminin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olup delillerin değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında açıkça görüleceği üzere müvekkilinin uzun yıllar boyunca kooperatif genel kurullarına çağrılmadığını, Genel kurul yoklama cetvellerinde müvekkilinin adının yer almadığını, bir kişinin; genel kurula çağrılmadan kendisine herhangi bir karar tebliğ edilmeden fiilen üyelik ilişkisi yürütülmeden genel kurul kararlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, genel kurula çağrılmayan, kararlar tebliğ edilmeyen, fiilen üyelik ilişkisi yürütülmeyen bir kişinin genel kurul kararlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, buna rağmen mahkemenin müvekkilinin genel kurul kararlarından sorumlu kabul ettiğini, bu yaklaşımın açıkça hukuka aykırı olduğunu, buna rağmen yerel mahkemenin müvekkilinin genel kurul kararlarından sorumlu kabul ettiğini, bu yaklaşımın hukuka açıkça aykırı olduğunu, resmî kurum yazılarının müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin konut bedelini fazlasıyla ödediğini, eksper raporunun dosyaya kazandırılması ve tartışılması gerektiğini, 2021 yılı genel kurulunda alınan 8 ve 9. maddeler, sonraki dönemde alınan ve davanın esasını teşkil eden 2023 yılı “tüm üyelerin ödemelerinin 450.000 TL’ye eşitlenmesi” yönündeki genel kurul kararına gerekçe/zemin olarak kullanıldığını, ne var ki; 450.000 TL’ye eşitleme kararının hangi objektif kriterlere göre alındığı, maliyet kalemleri, hesap yöntemi, güncelleme parametreleri, enflasyon/finansman giderleri, geçmiş ödemelerin nasıl değerlendirileceği gibi hususlarda hiçbir aydınlatıcı açıklama yapılmadığını, bu kararın, genel kurulda iki kişi tarafından açıkça şerh edilerek kabul edildiğini, müvekkilinin ayrıca bu hukuka aykırı işleme karşı noterden protesto çektiğini, dolayısıyla; kooperatifin “genel kurul kararı var” sığınağı, somut olayda şeffaflık ve denetlenebilirlikten yoksun, itiraza konu edilmiş ve protesto edilmiş bir işlem setini perdelediğini, yerel mahkemenin ise bu kritik süreci tartışmadan hüküm kurduğunu, bilirkişi raporunun ödemeleri faiz/enflasyon güncellemesi yapmadan ele aldığı için denetime elverişsiz ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının; çıkarılan borç tutarı, devam eden aidatlar ve kesin maliyet hesapları birlikte ele alındığında müvekkilinin aynı konut için ikinci kez ödeme yapmasına yol açtığını, oysa kooperatifin amacı üyeleri konut sahibi yaptığını, müvekkilinin bedeli ödeyerek tapusunu aldığını, sonradan getirilen maliyet tablolarıyla yeniden borç yüklenmesinin hukuki güvenlik ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sonradan alınan genel kurul kararlarının kazanılmış hakları ortadan kaldırmayacağını, kooperatif tarafından ileri sürülen alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, emsal yargı kararlarının da yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1041 Esas ve 2026/62 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde davalının kooperatifin üyesi olduğunu davacı kooperatifin davalı üyeden 07.11.2009 -10.06.2023 Tarihli genel Kurul kararlarında alınan kararlar uyarınca 338.469,52 TL aidat 86.096,68 TL faiz alacağı olduğunu beyan ederek eldeki davayı açtığı görülmüştür. Davalı davacı kooperatifin kendisini ibra ettiğini, davacı kooperatifi olan tüm borçlarını ödediğini taşınmazın kendi adına tescil edildiğini edildiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davacının kendisinden aidat alacağını talep edemeyeceğini ileri sürmüştür. Davacı, davalının129.530,48 TL ödeme yaptığını kabul etmiştir. Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir. Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) .Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe zaman aşımı işlemeyecektir. Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D 2023/4418 Esas 2024/375 Karar; Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar ) Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de giriş aidatı ara ödeme, ... Blok teslim esnasında ödeme, maliyet hesabı ve ödemiş olduğu tutar ile eşitlenecek tutar arasındaki fark talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ödemelerin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan kararlar doğrultusunda talep ettiği ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişiden ara ödeme, teslim sırasında ödeme, maliyet hesabı, ödemiş olduğu tutar ile eşitlenecek tutar arasındaki fark, kesin maliyet alacağı talep edip edemeyeceği hususlarının değerlendirilmesinin uyuşmazlığın açığa kavuşturulması açısından zorunluluk arz etmekte olup davacının davalıyı ibra edip etmediği belirlenmeden ibranın olduğunun anlaşılması halinde davacının bu tarih öncesinde aidatları aldığının kabulü ile bu tarihten sonra aidat borcu hesaplaması yaptırılarak ve davalının rapora itirazların karşılar surette bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar) Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalının istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/01/2026 tarih ve 2024/1041 E - 2026/62 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 29/04/2026