11. Hukuk Dairesi 2020/2583 E. , 2020/4858 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.12.2017 tarih ve 2014/375 E. - 2017/289 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.11.2018 tarih ve 2018/571 E. - 2018/1232 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dav…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2583 E. , 2020/4858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.12.2017 tarih ve 2014/375 E. - 2017/289 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.11.2018 tarih ve 2018/571 E. - 2018/1232 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, bankanın kredi sözleşmesinden doğan alacağının 267.312,39 TL tutardaki kısmını ve kredi borcunun teminatı olan taşınmaz ipoteğinin davacıya temlik edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinde kesinleşen kıymet takdiri neticesinde düzenlenen geçici rehin açığı belgesine dayalı olarak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davacının dava dışı banka ve dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin çoğunda kefil ve şirket ortağı olduğunu, davacının kredi ödemelerinin davalılar tarafından yapılmasını temin ettikten sonra kredi sözleşmesinde kendi adına bulunan teminatı bankadan temlik alarak iyiniyet kuralların aykırı bir şekilde icra takibi başlatamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Aksaray 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1601 esas sayılı takip dosyasında borcun sebebi olarak "Aksaray 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5267 olan dosyası için 14.02.2014 tarihinde vermiş olduğu 118.102,00 TL muvakkat rehin açığı belgesine dayandığı, yargılama aşamasında ipoteğin temliki sözleşmesine de dayanıldığı, icra dosyasında ipoteğin temliki sözleşmesi borcun kaynağı olarak gösterilmediğinden ve takip talebinde dayanılmayan bir belgeye itirazın iptali davasında dayanılamayacağından ipoteğin temliki sözleşmesinin hüküm kurarken değerlendirmeye alınmadığı, muvakkat rehin açığı belgesinin de yalnızca asıl borçlu adına düzenlenebileceği, takibe dayanak rehin açığı belgesi kimin hakkında düzenlenmiş ise onun açısından İİK'in 68. maddesinde yazılı belgelerden sayılacağı ve yalnızca onun aleyhine icra takibi başlatılabileceği, davalılar adına düzenlenmeyen muvakkat rehin açığı belgesine dayanılarak davalılar hakknda takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur.