11. Hukuk Dairesi 2023/5525 E. , 2024/3205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/241 Esas, 2023/16 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: 1086 sayı
**11. Hukuk Dairesi 2023/5525 E. , 2024/3205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/241 Esas, 2023/16 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2023 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 12.950,00 TL’ye yükseltilmiş olup dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalılar tarafından temyize konu edilen toplam miktar 6.098,14 TL olduğundan Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar temlik eden ve temlik alan vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkili bankanın .... Şubesi ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandığı krediden doğan edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 30.07.1998 tarihli kat ihtarnamesi keşide edilerek, bu ihtarın davalıya 05.08.1998 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak buna rağmen davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkili banka alacağının 19.06.2008 tarihi itibariyle toplam 107.196,50 TL'ye ulaştığını ileri sürerek, bu miktarın 19.06.2008 tarihinden itibaren ana para alacağı üzerinden işleyecek % 131,25 temerrüt faizi, faizin BSMV'si ve sair masraf ve fer'ileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın esas yönünden de haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı menfi tespit davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu kredi sözleşmesi gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL (eski) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari ile ulaştığı miktarın 6.098,14 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 27.06.2018 tarih, 2016/12453 E. ve 2018/4884 K. sayılı kararıyla; "1-Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı ceza davasında İlhan İnaner, ... ve davacı bankanın o tarihteki şube müdürü Cemalettin Akyön "Bankadan Kredi Almak İçin Özel Evrakta Sahtekarlık Yaparak ve Banka Aracı Kılınmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan yargılanmışlardır. Sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ....n ise birlikte hareket etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır. Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar taraflar yararına bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; adli tıp raporu ve davalının damadının dosyasının ceza mahkemesinin hüküm bölümünden davalının eli ürünü olan kredilere dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.098,14 TL alacağa dava tarihi itibariyle % 131,25 temerrüt faizi ve BSMV uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temlik eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusunun Birleşik Fon A.Ş.'ye devredilmiş olmasına rağmen yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden her iki davacı yönünden hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davacı temlik alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in dava dışı damadı İlhan İnaner'e vekâlet verdiğini, dava konusu kredi sözleşmesinde bu kişinin imzasının bulunduğunu, 20.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalının tacir olduğunu ve basiretli tacir gibi davranması gerektiği, dolayısıyla vekâlet verdiği kişinin damadı dahi olsa yapılan işlemleri denetlemesi gerektiği hususuna değinilmesine rağmen Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, ...'in söz konusu kredi borcunu ödemediği gibi borca da itiraz etmediğini, davacı temlik alan şirketin harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan ve temlik eden vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, B. Davalı Temyizi Yönünden Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Davacılar harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.