T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1151 - 2026/1411 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1151 KARAR NO : 2026/1411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVA…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1151 - 2026/1411 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1151 KARAR NO : 2026/1411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 04/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... günü yolcu konumunda bulunduğu motosiklete, ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve kazadan sonra bitkisel hayata girerek yatalak kaldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü tam kusurlu olup, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalılardan ...'ün ... plaka sayılı aracın sürücüsü, diğer davalı ...'ün ise aracın işleteni olduğunu, müvekkili ...'in yaşamını bir oksijen makinası ile yaşam destek cihazları ve ailesinin yardımı ile devam ettirdiğini, müvekkilinin ve ailesinin bu durumdan dolayı tarifi imkansız acılar çektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maluliyet tazminatının, 1.000,00 TL bakıcı ve tedavi gideri tazminatının (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihini izleyen 8. Günden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve dava etmiştir. ISLAH: Davacılar vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL olarak talep ettikleri sürekli iş göremezlik tazminatını 2.032.445,31 TL'ye, yine 1.000,00 TL olarak talep ettikleri sürekli bakıcı gideri tazminatını 2.391.318,45 TL'ye yükselttiklerini belirterek toplam 4.423.763,76 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, bu nedenle davalıların herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, kaza ile müvekkillerinden ... arasındaki illiyet bağının davacının Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen yükümlülüklere uymaması sebebiyle kesildiğini, müvekkillerinin hiçbir kusuru olmadığını, talep edilen manevi tazminatın müvekkillerinden tahsil edilmesi isteminin, davacının müvekkillerini sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanmak istemesinden ibaret olduğunu, davacının kanuni koşulları aykırı olarak motorsiklet kullanması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müvekkili şirket merkezinin ... olması nedeniyle yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca dava açılmadan önce veya sonrasında Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgilerin tamamının ibraz edilmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, bu nedenle davacının talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacının kast takmayarak ve ehliyetsiz araç kullanarak müterafik kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 1.625.956,25 TL (Davalı .... Yönünden 430.000,00 TL ile sınırlı olarak) sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.913.054,76 TL (Davalı .... Yönünden 430.000,00 TL ile sınırlı olarak) bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 3.539.011,01 TL ( Davalı .... Yönünden 860.000,00 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın olay tarihi olan ... (davalı .... Yönünden temerrüt tarihi olan ...) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; Işık tertibatı çalışmayan, trafik kurallarına aykırı olarak kara yolunda seyir halinde olan motosik sürücüsünün meydana gelen olayda tam kusurlu olduğunu, davacı ile, davalı arasındaki illiyet bağının davacının Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı fiili nedeniyle kesildiğini, davalının meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı halde aleyhlerine maddi ve manevi tazminat yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın tescilsiz ve plakasız, far ve ışık tertibatı çalışmayan, koruyucu tertibatlardan olan kaskını takmadan şerit ihlali yaparak ehliyetsiz olarak kara yolunda seyir etmesi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, kusurun tam ve objektif olarak tespiti amacıyla yeni bir bilirkişi raporu aldırılması gerekirken, mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen maluliyetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 1.625.956,25 TL (Davalı .... Yönünden 430.000,00 TL ile sınırlı olarak) sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.913.054,76 TL (Davalı .... Yönünden 430.000,00 TL ile sınırlı olarak) bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 3.539.011,01 TL ( Davalı .... Yönünden 860.000,00 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın olay tarihi olan ... (davalı .... Yönünden temerrüt tarihi olan ...) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalılar vekili her ne kadar Işık tertibatı çalışmayan, trafik kurallarına aykırı olarak kara yolunda seyir halinde olan motosik sürücüsünün meydana gelen olayda tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut kazanın hemen akabinde düzenlenen kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacının alkolllü araç kullandığı, sevk ve idaresindeki motorlu ile seyir halinde iken kask kullanmadığı, motosikletinin ışık donanımının bulunmadığı, araçların gidiş yönüne göre yolun sağından gitmesi gerekirken solundan gittiği gerekçesi ile kazanın meydana gelmesi nedeni ile kusurlu olduğu, davalının ise sevk ve idaresindeki aracının hızını ayarlayamaması nedeni ile kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ... C. Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan ... günlü kusur raporunda davacının asli kusurlu olduğu, davalının ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İşbu dosyada mahkemece alınan ... günlü kusur raporunda ise, trafik kazasının oluşumunda tek yönlü ve iki şeritli yolda, tescilsiz ve plakasız, ayrıca far ve ışık tertibatı çalışmayan, koruyucu tertibatlardan olan kaskını takmadan motosikletle sol şeritte seyreden davacının dikkatsiz ve tedbirsiz olarak araç sürmesi nedeni ile %85 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ...'ün ise kendisine hitap eden yön ve doğrultuda seyrettiği, karanlıkta önüne çıkabilecek canlı veya cansız engellerin olabileceğini öngörerek daha dikkatli ve gerekli dikkati göstererek kazayı önleyebileceği, ancak bunu yapmadığı, bu nedenle meydana gelen trafik kazasının oluşumunda, hız sınırlarına uyma ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama kuralını ihlal ettiğinden %15 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş ve özelliklerine uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ve ... C. Başsavcılığında belirlenen kusur oranları ile de uyumlu olduğu, davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki aracının hızını gerekli şartlara göre ayarlayamaması nedeni ile tali kusurlu kabul edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davalılar vekilinin kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıda olduğu yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Yine, davalılar vekili her ne kadar davacı ile, davalı arasındaki illiyet bağının davacının kusuru nedeniyle kesildiğini ileri sürmüş ise de, yukarıda açıklandığı gibi davalı sürücünün kusuru ile meydana gelen kaza nedeni ile davacının %100 oranında malul kalacak şekilde yaralandığı sabit olup, davalılar vekilinin illiyet bağının bulunmadığına yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, reddi gerekmiştir. Davalılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalılar vekili yerel mahkeme tarafından hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de, 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK ..., ...) Somut olayda ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre her ne kadar davacı ... %85 oranında asli davalı sürücü ... %15 oranında tali kusurlu tespit edilmiş ise de, davacının kaza nedeni ile %100 oranında malul kalmış olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının kaza tarihindeki yaşı, olay tarihi ve TMK'nın 4. Maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yeterli ve yerinde olduğu, yüksek olmadığı kanaatine varılmış, davalılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'den alınması gereken 262.242,84 TL istinaf karar harcından, davalılar tarafından peşin yatırılan 65.561,25 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 196.681,59 TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04.05.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır