İSTİNAF KARAR TARİHİ :17/02/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20/03/2013 tarihinde müvekkillerinin murisi ...'un yolcu olarak bulundu…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/715 KARAR NO: 2026/230 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/12/2020 NUMARASI: 2018/1145 Esas - 2020/648 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ :17/02/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20/03/2013 tarihinde müvekkillerinin murisi ...'un yolcu olarak bulunduğu davalı .... Şti.'ne ait ...plaka sayılı yolcu otobüsünün yoldan çıkarak bariyerlere çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, aracın davalı sigorta şirketine ...sigortası ile sigortalı olduğunu ve manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olduğunu, müvekkillerinin eş ve babasının vefatı ile sarsıldığını beyanla ... için 200.000.TL; ... ve... için ayrı ayrı 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; -Davanın KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE, -Davacı ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı... için 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının müvekkillerinin kaza nedeniyle yaşadıkları acı ve elem karşısında düşük kaldığı, davalıların her ikisinini de şirket olduğu gözetildiğinde ve dava konusu kazanın da ticari taşıma faaliyet sırasında meydana geldiği gözetildiğinde mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, avans faizine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın talep doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, mütteveffan kazanın meydana gelmesinde kusursuz oluşu, yaşı (31), ölümün en ağır sonuç olması, davalı şirketin taşımacılık işi ile meşgul olan bir firma olması, görevin gereklerinin yerine getirilmesi sırasında daha özenli olmasının gerekliliği, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, ölümle sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre az takdir edildiğinin anlaşılmasına göre; davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde bulunmuştur.Bundan ayrı kazanın ticari taşıma sırasında meydana geldiği ve kazaya sebebiyet veren aracın otobüs olduğu dikkate alındığında, hüküm altına alınan manevi tazminatlar bakımından talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince kaldırılmasına ve Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih 2024/29 Esas 2024/226 Karar sayılı ilamının 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmakla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının usulü kazanılmış hakların istisnasını oluşturduğu, bu gibi kesin halini almamış derdest dosyalar yönünden hemen uygulanmasının zorunluluğu bulunmakla, iptal karar gereği, reddedilen manevi tazminat bedeli yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği de dikkate alınarak, yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/12/2020 tarih ve 2018/1145 Esas 2020/648 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2) a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde davacılara iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/12/2020 tarih ve 2018/1145 Esas- 2020/648 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/ Davanın KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,Davacı ... için 150.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı... için 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 23.908,50-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 22.200,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, c/Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı ... lehine 45.000,00-TL, davacı ... lehine 45.000,00-TL, davacı... lehine 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ç/Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş ise de, 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinde yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün manevi tazminat yönünden iptaline ve kararın resmi gazetede yayınlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin bu kararının 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmış olmakla, bu sebeple manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, d/Davacı tarafça yatırılan 1.707,75-TL peşin harç, 35,90-TL başvuru harcı ile 5,20.TL vekalet harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, e/Davacılar tarafından yapılan 309,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, f/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/02/2026