10. Ceza Dairesi 2015/2677 E. , 2015/31224 K. Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkında İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 11.09.2014 tarihinde 2014/232 esas ve 2014/154 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24.03.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜ…
**10. Ceza Dairesi 2015/2677 E. , 2015/31224 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkında İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 11.09.2014 tarihinde 2014/232 esas ve 2014/154 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24.03.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: a) İstanbul 33. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 04.12.2002 tarihinde 2011/433 esas ve 2012/1992 karar sayı ile verilen, sanık ...'ın TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, b) İnfaz aşamasında, Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce sanığın tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine, İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 11.09.2014 tarihinde 2014/232 esas ve 2014/154 karar sayı ile sanığın TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası ve 62 maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu Anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına, duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içermeyen tebligatla yetinilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.» denilerek, İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarihli hükmünün bozulması istenmiştir. TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarihli 2014/232 esas ve 2014/154 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.