11. Hukuk Dairesi 2022/3958 E. , 2024/328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/63 Esas, 2022/350 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/626 E., 2019/572 K. Taraflar arasındaki anonim şirket hisselerinin aidiyetinin tespit ve tescil edilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın r
**11. Hukuk Dairesi 2022/3958 E. , 2024/328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/63 Esas, 2022/350 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/626 E., 2019/572 K. Taraflar arasındaki anonim şirket hisselerinin aidiyetinin tespit ve tescil edilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... ve ...'nin müvekkilinin çocukları, davalı ...'nin ise müvekkilinin gelini olduğunu, dava dışı Kaleler Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin müvekkili tarafından kurulduğunu, ancak yasa gereği şirketin beş ortaklı olması gerektiğinden müvekkilinin aile üyelerini bedelsiz olarak şirket ortağı yaptığını, davalıların da bu ortaklar arasında yer aldığını, şirketin gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, davalılara ait hisselerin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini belirterek dava dışı Kaleler Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ndeki davalılar adına kayıtlı olan hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti ile davalılar adına olan hisselerin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, aktif ve pasif husumet olmadığını, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin yasal şartların bulunmadığını, müvekkilinin şirket hisselerine bedeli karşılığında malik olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, şirket hisselerini dava tarihinden önce yazılı hisse devir sözleşmesi ile gerçek bedeli karşılığında davalı ...'ye devrettiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, şirket hisselerinin dava tarihinden önce yazılı hisse devir sözleşmesi ile gerçek bedeli karşılığında davalı ...'ye devrettiğini, şirketin kurucu ortağı olduğunu, şirketin kuruluşunda ayni ve nakdi sermaye koyduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki inanç sözleşmesinden doğan ihtilafa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi hükmünün uygulanacağı, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, zamanaşımı başlangıcının inanç gösteren kişinin hakkına yargısız ulaşabileceği umudunun tükendiği tarih olup bu sürenin dava tarihi itibariyle geçtiğinin ispat edilemediği, inanç gösterdiğini iddia eden davacı tarafından kendilerine karşı inanç gösterildiği iddia edilen şirket hissedarlarına karşı dava açılması karşısında davacının aktif husumet ehliyetinin davalıların da pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, söz konusu hisselerin davacı adına tescili için dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu, davanın haklı sebeplerle bir veya birden fazla hissedarın şirket hissedarlığından çıkartılması davası değil inanç sözleşmesine dayalı olarak davalıların şirketteki hisselerinin iptali ile davacı adına tescili davası olduğu, inanç sözleşmesine dayalı ihtilafların 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille ispatlanması gerektiği, yazılı delil başlangıcının bulunması halinde tanık dinlenmesinin mümkün olduğu, taraf tanıkları duruşmada dinlenmiş ise de davacı tarafından yazılı delil sunulmadığı gibi delil başlangıcı niteliğinde bir belge de sunulamadığı, duruşmada dinlenen tanık beyanlarının değerlendirmeye alınmadığı, davacı tarafın delil dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle davacı yana yemin teklif hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalılar tarafından eda edildiği, davalıların yeminli beyanlarında dava dışı Kaleler Petrol İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'deki hisselerini inançlı işleme dayalı olarak davacıdan emaneten veya sonradan iade edilmek üzere almadıklarına, bu hisseleri davacıya iade yükümlülüklerinin bulunmadığına, bu hisseleri nakden sermaye koymak ve gayri menkullerini sermaye koymak suretiyle edindiklerine, şirkete sermaye olarak konulan gayrimenkulün de davacıdan bedelsiz alınmadığına yönelik beyanda bulundukları, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin kuruluşundan bu yana tüm defter ve belgelerin üzerinde iddialar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiğini, yemin eden davalılar kadar beyanları önemli tanık ve duruşma tutanaklarıyla belgeler bulunduğu halde sadece davalıların yemin etmesinin yeterli görüldüğünü, tek delil yeminmiş gibi değerlendirme yapıldığını, Kaleler A.Ş.'nin müvekkili tarafından kurulduğunu, kuruluş tarihindeki yasa gereğince anonim şirketin kurulması için 5 ortak bulunmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalı aile üyelerini değişen oranlarda hisselerle inançlı işlemle şirkete ortak ettiğini, davalıların parasal hiçbir sermaye ve bedel ödemediğini, gerçekte bütün hisselerin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili tarafından davalı ... adına şirketin kurulmasıyla şirkete konulmak üzere gayri menkul alındığını, davalıların şirketi iflas eşiğine getirdiğini, davalı ...'ye tüm yetkileri içeren vekaletname verdiğini, parasını müvekkilinin verdiği birçok gayri menkulün davalı ... tarafından kendi adına tescil edildiğini, şirketin kuruluş sözleşmesinde yer alan resmi belgeler ile şirketin resmi kayıtlarının yansıdığı defterlerde yer alan imzaların yazılı delil olmasa bile delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, tanık anlatımlarından şirketin müvekkiline ait olduğunun anlaşıldığını, davalıların şirkete sermaye koyacak nitelikte bir mesleki çalışma geçmişleri ve yeterliliklerinin olmadığını, davalı ...'nin ev hanımı olduğunu, dava konusu şirket hissesi sahibi olmasının ekonomik olarak imkansız bulunduğunu, tanıklar dinlendiği halde anlatılan gerçeklikler yok gibi hüküm kurulduğunu, Kaleler şirketinin kuruluş ve tescil belgelerinin devir başlangıcı mahiyetinde olduğu, delillerin yeterince incelenmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının inançlı işleme ilişkin iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davacının tescil talebi yönünden dava dışı Kaleler Petrol İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin davada taraf olarak gösterilmesi gerektiği, tescil talebi yönünden dava dışı Kaleler Petrol İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin davada taraf olarak gösterilmemesi isabetsiz ise de yargılama sırasında hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti aşamasının geçilemediği, usul ekonomisi de gözetilerek dava dışı Kaleler Petrol İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin davacının tescil talebi yönünden davada taraf gösterilmemesi hususunun eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işleme dayalı olarak verildiği ileri sürülen anonim şirket hisselerinin aidiyetinin tespit ve tescil edilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi. 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.