İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Davalı firma ... .... A.Ş. ile banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği davalıya taksitli ticari kredi (taşıt rehni ile) kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiği, buna rağmen ödeme yapılmadığı için davalı asıl borçlu firma ve müteselsil kefiller aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalıların borca fa…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2023/1386 KARAR NO: 2026/447 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/01/2023 NUMARASI: 2019/488 Esas - 2023/74 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Davalı firma ... .... A.Ş. ile banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği davalıya taksitli ticari kredi (taşıt rehni ile) kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiği, buna rağmen ödeme yapılmadığı için davalı asıl borçlu firma ve müteselsil kefiller aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalıların borca faize ve ferilerine itiraz ettiği, iş bu nedenle itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... .... A.Ş. arasında, 21/01/2017 tarihli 400.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, sözleşmeye sözleşme limiti kadar davalılar ..., ..., .... A.Ş., ... ve ...'ın müteselsil kefil olarak imza attıkları, 31/01/2019 tarihi itibari ile hesabın kat edildiği, davalıların takip tarihi olan 17/04/2019 tarihi itibari ile temerrüde düştükleri, davacı ve davalılar arasında imzalanan Kredi Sözleşmelerindeki hükümler uyarınca, bankacı bilirkişi tarafından taksitli kredi için talep edilebilecek faiz oranının %33 olarak tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin temerrüte ilişkin maddesi gereğince asıl alacağa takip tarihinden itibaren krediye uygulanan oranın 2 katı olan %66 oranda faiz istenebileceği gerekçesiyle davalının; 195.791,25-TL asıl alacak, 13.640,12-TL işlemiş faiz, 682,01 TL BSMV, olmak üzere toplam 210.113,38-TL alacak bakımından itirazın iptaline, %20 oranda icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.Davalılar vekili; Mahkeme kararı, bilirkişi raporunun kopyalanmış hali olduğu, icra takibinde takip dayanağı olarak "kredi sözleşmesi ve ihtarname" gösterildiği, bunun dışında takip dayanağı olarak herhangi bir belge gösterilmediği, dava sırasında ve bilirkişi incelemesinde taraf şirketler arasındaki câri hesap ilişkisine de dayanılmış ve bilirkişi raporu câri hesaba ve davacının ticari defterlerine göre yapıldığı, icra takibine yapılan itirazda kefalete ve kefillik sıfatlarına da itiraz edildiğini, dosya içinde bulunan kredi sözleşmesi incelendiğinde, asıl borçlu ... .... A.Ş. dışındaki diğer davalı-borçluların kefaletlerinin, Borçlar Kanunu'nda belirtilen şekil şartlarını taşımadığı görüldüğünü, kefiller, bankanın hazırladığı metnin içindeki boşlukları doldurduklarını müşterek borçlu ve müteselsil kefil bakımında yeterli olmadığını, mahkemenin kararında, kefillerin kefaletlerinin geçerli olup olmadığı tartışılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.TBK'nın 583/1 maddesinde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları düzenlenmiş olup; sözleşmenin yazılı şekilde yapılması, müteselsil kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin,müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğinin el yazısıyla yazıldığı anlaşılmakla her bir davalı müteselsil kefil tarafından ayrı ayrı düzenlenen kefalet sözleşmelerini, kanunda belirtilen şekil şartlarını haizdir. Yargılama sırasında da bu yolda bir itirazları olmamıştır. Müteselsil kefil gerçek kişi davalılar asıl borçlu şirketin ortak ve yöneticileri olduğunun eş rizası alınmasına da gerek bulunmamaktadır.Davalılar davaya cevap vermemiş ise de resen incelenmesi gereken şartların mevcut olduğu anlaşılmakla istinaf nedeni yerinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 10.391,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.597,92-TL harcın mahsubu ile kalan 7.793,78-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/03/2026