7. Hukuk Dairesi 2015/3934 E. , 2016/13648 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin değerden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü; 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulun…
**7. Hukuk Dairesi 2015/3934 E. , 2016/13648 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin değerden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü; 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, asıl işveren davalı ... için alt işveren diğer davalı şirkette temizlik işçisi olarak çalışmakta iken iş akdinin davalılar tarafından haksız olarak ve işçilik alacakları ödenmeden feshedildiğini iddia ederek bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ..., davacı ile aralarında bir iş sözleşmesi bulunmadığını, kendilerinin ihale makamı olduğunu, davacının işçilik alacaklarından diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket, diğer davalı Belediyeden temizlik işleri ihalesini aldıklarını ve ihale süresinin bitimi ile işin sona erdiğini, davacının baştan beri Belediyenin işçisi olması nedeni ile işçilik alacaklarından Belediyenin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilşkisi olduğu kabul edilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında, davacının yapmış olduğu fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışmalarının hesaplanması konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacının 2011 ve 2012 yılı bordroları imzalı olup bu bordrolarda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili tahakkuku bulunan aylar bulunmaktadır. Davacının bordrolarındaki fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili tahakkuku bulunan ayların dışlanması gerekirken tüm çalışma dönemi için hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3- Taraflar arasında davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ilişkin ihtilaf bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.