T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1954 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/670 E 2023/441 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1954 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/670 E 2023/441 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkiline karşı, 20.02.2020 tarihli Z1002267 seri numaralı 184.000,00 TL ve Z1002268 seri numaralı 20.03.2020 tarihli 184.000,00 TL değerinde iki adet çekdeki imzaların müvekkil şirketin yetkilisi tarafından imzalanmadığını, bu hususun yapılacak imza incelemesinde belli olacağını belirterek müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı şirketin müvekkili şirkete 13/02/2019 tarihi itibariyle toplam 1.948.268,36 TL borcunun bulunduğunu, söz konusu borç dolayısıyla da müvekkil şirket lehine ileri tarihli çeklerin keşide edildiğini, bahse konu çeklerin davacı şirketin 13/02/2019 tarihinde tek ortağı ve yönetici olan ... tarafından imzalandığını, ...'ın sahip olduğu şirketi daha sonraki bir tarihte ...'a devretmesinin, davacı şirketi müvekkil şirkete olan borçlarından kurtarmayacağını çünkü borcun davacı şirkete ait olan bir borç olduğunun açık ve net olduğunu, davacı şirketin borçları dolayısıyla müvekkili şirket lehine keşide edilen ve hukuken geçerli olan ileri tarihli çeklerin, davacı şirketin o tarihteki yetkili temsilcisi tarafından imzalandığı hususunda kuşku bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda; dava konusu çeklerde adına atılı bulunan imzanın davacı şirket yetkilisi olan ...'ın farklı yerlerde atmış olduğu imzalar ile benzerlik gösterdiği ve eli ürünü olduğu, yine her ne kadar çek keşide tarihinde ... davacı şirket yetkilisi değil ise de ...'ın 21.10.2019 tarihine kadar şirket yetkilisi olması nedeniyle ileri tarihli çek düzenlenmesinin mümkün olduğu, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, davacı şirketin çek bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; eksik ve yetersiz Adli Tıp Kurumu raporu ile karar verildiğini, iki adet çeke dair dava açılamasına rağmen Adli Tıp Kurumunca çeklerden sadece birinin imzasının incelendiğini, çeklerin keşide tarihinde ise şirketin yetkili temsilcisinin ... olmadığını keşide tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili kişi tarafından keşide edilmeyen çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacı şirket adına keşide edilen çekin temsilci tarafından keşide edilip edilmediği, çek nedeniyle davacının sorumlu olup olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; 20/02/2020 ve 20/03/2020 keşide tarihli 184.000,00TL bedelli çeklerin usulüne uygun davacı şirketin yetkili temsilci tarafından keşide edilmediği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı; davaya konu çeklerin şirketin yetkili temsilcisi tarafından keşide edilmediğini, çekler nedeni ile sorumlu olmadığını iddia etmiş, lehtar davalı vekili ise; çeklerin ileri tarihli olarak ve yetkili temsilci tarafından düzenlendiğini, taraflar arasında hesap mutabakatı bulunduğu, çeklerin bu hesap mutabakatı kapsamında verildiğini savunmuştur. Mahkemece yargılama sırasında iki ayrı rapor alınmış 07/01/2022 tarihli raporda davaya konu çeklerdeki imzanın şirketin yetkili temsilcisi olan ... ve ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumunca yapılan incelemede ise çeklerden 20/03/2020 tarihli olan üzerinde inceleme yapılarak şirketin yetkili temsilcisi ... ‘ın eli ürünü olduğu ... yönünden ise eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği şeklinde görüş beyan edilmiştir. Yargılama sırasında alınan iki farklı rapor bulunduğu Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ise her iki çekin ayrı ayrı incelenmediği anlaşılmakla eksik ve yetersiz çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağı açıktır. Mahkemece öncelikli olarak yapılacak iş; davacı şirketin çeklerin keşide edildiği tarihteki şirket yetkilisi tarafından keşide edilip edilmediği yönünden yapılacak inceleme için ; çeklerdeki keşideciye atfen atılan imzaların keşideci eli ürünü olup olmadığının tespiti için mukayeseye esas olarak alınan keşideci imzalarını içeren davalı bankada bulunması gereken Çek Taahhütnamesi, Çek Beyannamesi, Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesi dava dışı keşideci şirketin yetkili temsilcisine ait imza sirküsü, önceden ödenen sorunsuz çekler, vergi beyannameleri, ayrıca dava dışı keşideci şirketin yetkili temsilcisinin mukayeseye esas imza örnekleri için ticaret sicil müdürlüğüne, Türkiye’de faaliyet gösteren mevduat bankaları katılım bankalarına, vergi dairelerine yazı yazılarak davaya konu çekin tanzim tarihinden önceki imza örnekleri toplanarak temin edilmesi durumunda Keşidecinin çek tanzim tarihine yakın tarihli, değişik amaçlarla atmış olduğu samimi mukayese imzalarını içeren belge asılları teminiyle yapılacak üç kişilik bilirkişi incelemesi sonrasında hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Burada varılacak sonuca göre; tartışılması gereken diğer husus davaya konu çeklerin ileri tarihli olarak keşide edilip edilmediği iddiasına ilişkindir. Dava konusu çekler 20/02/2020 ve 20/03/2020 keşide tarihlidir. Keşide tarihi itibariyle şirketin yetkili temsilcisinin tayini ile çeklerin ileri tarihli keşide edilip edilmediği, tarafların ticari defter kayıtları incelenerek dava konusu çeklerin ileri tarihli düzenlenip düzenlenmediği, davalının savunması doğrultusunda davacı şirketin yetkili temsilcisi olan ...’ın yetkisinin sona ermesinden önce keşide edilip edilmediği, çeklerin ileri tarihli olarak keşide edilip edilmediği araştırıldıktan sonra ileri tarihli olduğu ve temsil yetkisinin sona erme tarihinden önce çek keşide etme yetkisinin bulunduğu dönemde düzenlenip düzenlenmediği, tarafların ticari defterlerinde çeklerin ne şekilde yer aldığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu genel ilkeler bakımından mahkemece davacının iddiaları ve davalının savunması gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm oluşturulması önemli bir eksiklik olup eksik tahkikatla hüküm kurulamaz. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan nedenlerle davacı iddiaları üzerinde durularak delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/670Esas, 2023/441Karar ve 06/07/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."