7. Hukuk Dairesi 2022/5954 E. , 2024/113 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1089 E., 2022/867 K. KARAR : Davalılar ... vd. ile davalı ... vekillerinin istinaf harcını ihtarata rağmen tamamlamaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince ek kararla başvurularının reddine, davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/292 E., 2019/448 …
**7. Hukuk Dairesi 2022/5954 E. , 2024/113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1089 E., 2022/867 K. KARAR : Davalılar ... vd. ile davalı ... vekillerinin istinaf harcını ihtarata rağmen tamamlamaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince ek kararla başvurularının reddine, davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/292 E., 2019/448 K. Taraflar arasındaki TMK'nın 713/2 nci maddesine göre ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davalılar ... vd. ile davalı ... vekillerinin istinaf harcını ihtarata rağmen tamamlamaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince ek kararla başvurularının reddine, davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tapuda İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kaim, 31 pafta, 1392 parsel sayılı taşınmazın 18000/20000 hissesinin davalıların murisi ... adına kayıtlı olduğunu, ... 'ın 07.11.1989 tarihinde vefat ettiğini, davacının bu taşınmazın 400 m2'lik kısmına 1979 tarihinde 1 katlı bina yaptığını ve kalan kısmını bahçe olarak malik sıfatıyla 20 yılın üzerinde zilyet olarak kullandığını, dava konusu taşınmazın ... adına olan 400/20000 hissenin kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; tapulu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceğini, 713/2 maddesindeki ölüm ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, davacının fuzuli şagil olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın diğer hissedarlarına davanın yöneltilmediğini, tapulu taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceğini, talebin Anayasa'nın 35 inci maddesinde düzenlenen mülkiyet ... içeriğine aykırı olduğunu, mirasbırakanın ölümüyle mirasın kanun gereği kazanılacağını, mülkiyet hakkına tescilden önce sahip olduklarını, başkasının mülkü üzerine gecekondu yapılarak, 3194 sayılı Yasaya karşı gelerek suç işleyen davacının isteğinin korunmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki ... 'ın 07.11.1989 tarihinde öldüğü, tapu kayıtlarında dava tarihine kadar herhangi bir intikal yapılmadığı, mahallinde yapılan keşif, tanık beyanları ile toplanan tüm delillerden talepleri yönünden kabul kararı verilen davacının dava tarihinden önce 20 yıldan fazla bir süredir, dava konusu taşınmazın bir kısmını ev yapmak suretiyle kullandığı, böylelikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanunun) 713 üncü maddesindeki nizasız fasılasız halde 20 yıl malik sıfatıyla zilyetliğin gerçekleştiği anlaşılmakla, davacının talep ettiği miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yakacık Mah., 1392 parsel sayılı taşınmazda davalılar murisi ... adına kayıtlı 16443/20000 hisseye ait tapu kaydının kısmen iptali ile bu payın 376/20000 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hissenin davalılar murisinin uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde; tapulu taşınmazın olağanüstü zamanaşımıyla iktisap olamayacağını, 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını, taşınmazın davalıların murisi adına tapuya kayıtlı bulunduğunu, nizasızlık koşulunun oluşmadığını, davalıların murisin ölümü sonrası belediyeye beyanda bulunduklarını, 2008 yılına kadar emlak vergisi ödediklerini, bu işlemin niza sayıldığını, zamanaşımını kestiğini, çekişme yarattığını bildirerek, kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... adına kayıtlı olması, elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunması nedeniyle, istinaf nedenlerinin tüm mirasçılar bakımından ileri sürüldüğünün ve inceleme sonucu verilecek hükmün etkilerinden tüm mirasçıların yararlanacağı kabul edilerek, mahallinde yapılan keşifde dinlenen tanıklar tarafından, nizalı taşınmazın ... tarafından davacıya haricen satışla devredildiği, davacının ev yapmak suretiyle 1979 yılından beri zilyet olduğu, zilyetliğin aralıksız ve halen sürdürüldüğünün ifade edildiğine, kayıt malikinin ölüm 1989 tarihinden Anayasa Mahkemesinin TMK'nın 713/2 nci maddesindeki ölüm sebebini iptal tarihine kadar yirmi yıl süre geçtiği anlaşıldığına göre şeklen ve süre yönünden davada dayanak hukuki sebebin gerçekleştiği, kayıt maliklerinin açtığı elatmanın önlenmesine ilişkin dosyalarda düzenlenen teknik bilirkişi raporlarıın zemine uygulanması neticesinde davaya konu taşınmaz bölümünün elatmanın önlenmesi davalarında davaya konu edilen bölümlerden olmadığının saptandığı, bu halde, TMK'nın 713/2 nci maddesinde yer alan ölüm nedenine dayalı açılan tapu iptali ve tescil davasında, kayıt malikinin ölümü tarihinden ilgili maddenin Anayasa Mahkemesinin iptal tarihine kadar, zilyetlikle edinim ve süre koşullarının oluştuğunun anlaşıldığına göre dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hadice ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda dayanak Yasa maddesinin aradığı koşulların gerçekleşmediğini, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli, 2009/58 Esas, 2011/15 Karar sayılı kararı ile dayanak TMK'nın 713/2 nci maddesindeki "ölmüş" sözcüğünün iptal edilmesi, mülkiyetin zaman ötesi bir hak olduğunu, şahsın ölümüyle mirasçılarına geçeceğini ifade ettiğini, dava konusu yerde, nizasızlık koşulunun oluşmadığını, elbirliği mülkiyetine tabi dava konusu yerde ortakların belirlenmiş payları olmadığından dava konusu arsaya yönelik girişilen her türlü hukuki uyuşmazlığın niza sayılacağını, TMK'nın 713/2 nci maddesinde öngörülen gazete ilanları yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı tarafın taşınmazı yasal ve meşru bir şekilde elde etmediğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava konusu İstanbul, Pendik, ... Mahallesinde bulunan 1392 parsel sayılı taşınmazın 18000/20000 payının davalıların murisi ... adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, malikin 07.11.1989 tarihinde öldüğünü, taşınmazın 400 m²'lik kısmını müvekkilinin bina yaparak uzun yıllardır malik sıfatıyla kullandığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 ve devamı maddeleri uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre; taşınmazın 20.000 m² miktarlı, içinde iki kuyusu bulunan tarla niteliğinde olduğu, ... ’ın 16443/20000 payının bulunduğu görülmüştür. Dava konusu taşınmazın kadastrosu yapılmış, sınırları ve malikleri belirlenerek çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazdır. Kadastrosu yapılmış ve çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlikle edinilmesi mümkün değildir. Kural bu olmakla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2 nci maddesi, mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde yanlış yorumlanarak, tapulu taşınmazların bazı hallerde zilyetlikle kazanılabileceği yönünde mahkemelerce kararlar verilmesi üzerine, ilgili hüküm Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. Dairemizin bu tür davalarla ilgili verdiği 30.03.2022 tarihli Esas 2021/6908, Karar 2022/2465 sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşündeki gerekçeler nazara alınarak, davanın esastan reddedilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünü savunduğumdan, sayın çoğunluğun hükmün onanması kararına katılamıyorum.