7. Hukuk Dairesi 2022/5582 E. , 2023/6288 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1496 E., 2022/1428 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/336 E., 2017/75 K. Taraflar arasındaki intifa hakkından kaynaklanan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf e
**7. Hukuk Dairesi 2022/5582 E. , 2023/6288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1496 E., 2022/1428 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/336 E., 2017/75 K. Taraflar arasındaki intifa hakkından kaynaklanan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Fenerbahçe Stadyumunun mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, stadyum üzerinde 22.07.1998 tarihli sözleşmeyle ... lehine intifa ... tesis edildiğini, mülkiyet hakkının o şey üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerini sağladığını, intifa hakkının ise hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerini kapsadığını, davalı kulübün davacıdan izin almaksızın çeşitli cep telefonu operatörleriyle anlaşarak Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda baz istasyonu kurulması konusunda bir çok sözleşme akdettiğini, karşılığında bir takım bedeller elde ettiğini, mülkiyeti davacıya ait Stadyumda sadece intifa ... sahibi olan Fenerbahçe Spor Kulübünün intifa ... kapsamı dışına çıkarak ilgili stadyumda baz istasyonu kurdurarak semerelerinden yararlandığını, bu bedellerin davacıya ait olduğunu, davalı kulübün, davacıdan baz istasyonlarının kurulumu için izin almadığı gibi kurulan baz istasyonları üzerinden elde ettiği bedelleri malik davacıya geri ödemediğini, hakkında takip başlatılan 814.938,00 TL tutarındaki toplam borca davalının haksız ve mesnetsiz itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının borca itirazının iptali ile haklı takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 22.07.1998 tarihli intifa ... sözleşmesi imzalandığını ve tapuya tescil edildiğini, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, sözleşmenin 3 üncü maddesinde Fenerbahçe Stadının intifa hakkının 49 yıl süre ile kulübe devri ve bunun karşılığında sözleşmenin 17 nci maddesinde belirtilen ödemelerin genel müdürlüğe yapılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiğini, sözleşmenin 5 inci maddesinin ikinci paragrafında genel müdürlük ile üçüncü şahıslar arasında imzalanmış statla ilgili kira, tahsis ve benzeri hukuki anlaşmalardan kaynaklanan her türlü gelirin imza tarihinden itibaren kulübe ait olacağı şeklinde düzenleme olduğunu, intifa ... karşılığında davalı kulüp tarafından davacıya her yıl intifa bedeli ödendiğini, Medeni Kanun'un 794/2, 795/2 ve 803 üncü maddeleri gereğince intifa ... sahiplerinin taşınır ve taşınmazlar üzerinde tüm yararlanma haklarına sahip olduğunu, gelir ve giderlerin de intifa ... sahibine ait olduğunu, stadın yıkılarak davalı kulüp tarafından yeniden inşa edildiğini ve davacı tarafın buna hiçbir katkısının bulunmadığını, intifa hakkının, hakkın konusunun ekonomik yararlarını tümüyle kapsaması nedeniyle malike yalnız çıplak mülkiyet kaldığını, intifa hakkının ayni hak olduğunu, sözleşmede alacak ve borçların sınırlarının çizildiğini, icra takibine itirazlarının haklı nedene dayandığını ileri sürerek; davanın reddini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmeye göre, Fenerbahçe Stadı üzerinde 49 yıl süreyle ... lehine intifa ... ile tahsis edildiği, sözleşmenin 5. maddesi gereğince genel müdürlük ile üçüncü şahıslar arasında imzalanmış statla ilgili kira, tahsis ve benzeri gibi hukuki anlaşmalardan kaynaklanan her türlü gelirin imza tarihi itibariyle kulübe ait olacağı ve sözleşmenin 6. maddesine göre de kulübün bu sözleşmenin imzalanmasından sonra iş bu sözleşmeye konu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için sözleşme hükümlerine uygun olmak kaydıyla her türlü sözleşmeyi üçüncü şahıslarla akdedebileceği, diğer yandan, TMK'nın 794 ve 822. maddelerine göre intifa ... sahibine bu hakkın konusu üzerinde kullanma ve yararlanma yetkileri veren ve başkasına temlik edilemeyen, gerçek veya tüzel kişiye ait olan bir ayni hak olup hakkın sahibinin intifanın konusu olan mal veya hakkın sağlayabileceği gelir ve semerelerden yararlanmak veya kullanmak ... ve yetkisine sahip olduğunu, yasa gereği bu hakkın verildiğini, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait taşınmazların idaresi hakkındaki yönetmeliğin geçici 1. maddesinde, bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış sözleşmelerin sürelerinin sürenin sonuna kadar olacağının belirtildiği, tüm kanıtlar değerlendirildiğinde 22.7.1998 tarihli sözleşmenin 5 ve 6. maddeleri gereğince intifa hakkını elinde bulunduran davalıdan baz istasyonlarının kiralanması nedeniyle bedel talep edilmesinin mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; 22.07.1998 tarihli sözleşmenin 5 ve 6 ncı maddelerinin sözleşme serbestisi olarak değerlendirildiğini, oysa bu maddelerin kelime kelime tartılması ve sözleşmenin diğer maddeleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin 5 inci maddesinde "... stadla ilgili olarak kira..." gibi konulardan kaynaklı gelirlerin kulübe ait olacağının düzenlendiğini, burada kast olunanın idarenin 22.07.1998 tarihli sözleşme imzalanmadan önce yaptığı bir kısım sözleşmeler olduğunu, oysaki davalı kulübün stada baz istasyonu kurdurarak elde ettiği kazanç söz konusu olup, kulübün müvekkili idarenin bilgisi olmadan üçüncü kişi konumundaki GSM operatörleri ile akdettikleri anlaşma bulunduğunu, sözleşmenin 6 ncı maddesinde yer alan, "Kulüp bu sözleşmenin imzalanmasından sonra iş bu sözleşme konusu işlerin gerçekleştirilebilmesi için, sözleşme hükümlerine uygun olarak her türlü sözleşmeyi üçüncü şahıslarla akdedebilir." şeklindeki düzenlemeyi de tüm sözleşmeleri içine alan bir sözleşme serbestisi olarak anlamanın hakkaniyete uymayacağını, bu hükmü hem sözleşmeye bu maddenin konuluş amacı, hem de Medeni Kanun'un intifa hakkına ilişkin tüm hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinin doğru olacağını, yerel mahkemece, davalının GSM operatörleri ile yaptığı sözleşmeler, intifa ... kapsamında değerlendirilirken, eksik, hatalı ve hakkaniyete uymayan bir sonuca ulaşıldığını, intifa hakkının tanımı çerçevesinde kalarak, intifa ... verenin mülkiyet hakkını içi boşaltılmış bir hak olarak değerlendirdiğini, dosyada mevcut 23.06.2015 tarihli bilirkişi raporunun davayı bu yönüyle ele aldığını ve davalının olağan kullanma sınırları dışına çıktığını belirlediğini ileri sürerek; kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı ... Genel Müdürlüğü ile davalı ... arasında 22.07.1998 tarihinde, mülkiyeti davacıya ait 1133 ada 13, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı genel müdürlük tarafından inşaa ettirilmiş Fenerbahçe Stadının intifa hakkının 49 yıllığına davalıya tanınmasına ilişkin sözleşme akdedildiği, davalı Kulübün, sahip olduğu intifa hakkına dayanarak dava konusu Fenerbahçe Stadı üzerinde baz istasyonu kurulması amacıyla Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile 21.12.2010 tarihinde 3 yıl süreli 382.752,00 TL bedelli, Avea İletişim Hizmetleri A.Ş ile 02.09.2010 tarihinde 3 yıl süreli 122.652,50 TL bedelli ve Vodafone Telekom A.Ş. ile 26.10.2010 tarihinde 2 yıl süreli 175.088,40 TL bedelli üç (3) adet sözleşme imzaladığı, aksine düzenleme olmadıkça intifa hakkının sahibine tam yararlanma yetkisi sağlayan bir irtifak ... olduğu, ancak, TMK'nın yukarıda açıklanan 804. maddesinde belirtildiği gibi, intifa sözleşmesine konu "malın doğal verimi veya ürünü sayılmayan bütünleyici parçalar" malike ait olduğundan sözleşmeyle oluşturulan intifa hakkının, davalıya, taşınmaz üzerinde baz istasyonlarını kurma ve yararlanma hususunda kira sözleşmesi yapma ... vermeyecek olup elde ettiği kira gelirlerinin davacıya ödenmesi gerekeceğinden davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin asıl alacağa yönelik istinaf gerekçelerinin yerinde olduğu; ancak 6098 sayılı TBK'nın 117 nci maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olduğu, zenginleşenin kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılmasının olanaklı olmayacağı, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan ihtar ile ya da aleyhine dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiği, somut olayda takip tarihinden önce davalının temerrüde düştüğünü gösteren bir belgenin sunulmadığı anlaşıldığından takip tarihinden itibaren alacağa yasal faiz işletilmesi gerekeceği, takip tarihinden önceki dönem için borçlunun temerrüdü oluşmadığından faiz talep edilemeyeceği, bu nedenle icrai takip tarihinden önceki dönemler için faiz talebinde bulunulamayacağı..." gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin 2012/26009 E. sayılı icra takip dosyasındaki borca itirazının 680.492,90 TL asıl alacak yönünden iptaline, icra takibinin 680.492,90 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit (belirlenebilir) nitelikte olduğundan ve şartları oluştuğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranındaki 136.098,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; faiz istemi yönünden müvekkili aleyhine verilen kararın yerinde olmadığını, davalının üçüncü kişilerle yaptığı baz istasyonu kurulmasına yönelik sözleşme tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesi sebebinin, dosyada mevcut "Sayıştay 38 No.lu Denetim Raporunda" sözleşme tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesine işaret edilmesi olduğunu, sözleşme tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesi karar verilmek üzere hükmün düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; intifa ... sözleşmesinin tapuda tescilli olup 49 yıl süre ile müvekkili Kulübe devredildiğini karşılığında sözleşmenin 17 nci maddesinde belirtilen ödemelerin Genel Müdürlüğe yapılmasına karar verildiğini, aynı intifa sözleşmesinin 5 inci maddesinin 2 nci paragrafında "Genel Müdürlük ile üçüncü şahıslar arasında imzalanmış stadla ilgili kira... her türlü gelir imza tarihinden itibaren kulübe ait olacaktır." hükmünün bulunduğunu, açıkça sözleşme tarihinden itibaren elde edilecek her türlü gelirin, hatta o tarihe kadar davalı tarafından yapılmış olan sözleşmelere ilişkin gelirlerin de dahil olmak üzere müvekkili kulübe ait olacağının taraflarca kararlaştırıldığını, intifa sözleşmesinin doğası gereği her yıl ödenen intifa bedeli sebebiyle bu durumun kazanılmış hak olduğunu, intifa hakkının kendisine tanınması ile birlikte müvekkili derneğin intifa ... sahibi olarak mala zilyet olma, malı kullanma, intifa konusu malın hukuki ürünlerini (kira geliri gibi) elde etme gibi haklara da sahip olacağını, müvekkilinin davacıdan izin almaksızın baz istasyonu kurulması yönünde sözleşme akdetmesi ve elde edilen bedelleri davacıya ödememesinde sözleşmeye, usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, sözleşme hükümleri ile de aksi kararlaştırılmadığından, mülkiyete ilişkin hakları saklı olmak üzere intifa ... tam yararlanma yetkisi verdiğinden bahisle müvekkilinin kendi çabasıyla baz istasyonu kurulumu için ilgili şirketlerle iletişime geçtiğini ve kurulum için sözleşme imzaladığını, bu hakkın müvekkiline hem sözleşmeyle hem de kanunla açıkça tanındığını, aksi halde müvekkilinin davacı yararına bir sözleşme akdetmesi, bunun için zaman ve emek harcaması ve tahsil edeceği tüm tutarı davacıya vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, yararlanma hakkının hiçe sayılmasının kanuna aykırı olup dava konusu işlemin davacı tarafından müvekkiline izin verilen kiralama ilişkisi kapsamında kaldığını, 22.07.1998 tarihli sözleşmenin 6 ncı maddesindeki "Kulüp bu sözleşmenin imzalanmasından sonra işbu sözleşme konusu işlerin gerçekleştirilebilmesi için sözleşme hükümlerine uygun olarak her türlü sözleşmeyi üçüncü şahıslarla akdedebilir." hükmü kapsamında müvekkile sözleşme serbestisinin tanındığını, bu serbesti uyarınca akdedilen baz istasyonu sözleşmelerinin çelişir bir durumunun olmadığını, istinaf mahkemesince "malın doğal verimi ve ürünü sayılmayan bütünleyici parçalarının malike ait olduğu" gerekçesiyle kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olup intifa hakkının dava konusu stadyumun bütünleyici parçaları ile birlikte tamamını, hatta ekonomik yararlanmaları da bütünüyle kapsadığından, malike yalnız çıplak (kuru) mülkiyet hakkının kaldığını ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenmiş 22.07.1998 tarihli sözleşme uyarınca intifa ... sahibi davalının, mülkiyeti davacıya ait taşınmazda, davacının izni olmaksızın baz istasyonu kurmak suretiyle gelir elde edip edemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre bu gelirin davacıya ait olduğundan bahisle gelirin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icrai takibe davalının itiraz etmesi üzerine açılmış itirazın iptali davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1. Türk Medeni Kanunu'nun "İntifa ... konusu" başlıklı 794/2 nci maddesi: "Aksine bir düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar." 2. Türk Medeni Kanunu'nun "Kurulması" başlıklı 795/2. maddesi: "Tanışır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır." 3. Türk Medeni Kanunu'nun "İntifa ... sahibinin hakları" başlıklı 803. maddesi: "İntifa ... sahibi, hakkın konusu olan malı zilyedinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahiptir." 4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi:“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” hükümlerini düzenlemektedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yukarıda "Gerekçe ve Sonuç" paragrafındaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.