4. Ceza Dairesi 2011/3388 E. , 2012/19768 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerind…
**4. Ceza Dairesi 2011/3388 E. , 2012/19768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Gerekçeli kararda sanıkların fuhuş suçu şüphelileriyle 2007 yılında görüşmelerinin olduğu kabul edilmesine karşın yine sanıkların 2006 yılı Haziran ayında suçun işlendiği ... ilçesinden başka yerlere atandıklarının belirtilmesi karşısında eylemlere ilişkin "görev" bağının araştırılmaması, 2) Kabule göre de; a-)Unsurları oluştuğu kabul edilen 279. madde yönünden; iddianamede sanıkların fuhuş yapılan evlere ilişkiye girme amacıyla gittiklerinin ileri sürülesi karşısında, kişinin kendi aleyhine delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38/5. maddesinin gözetilmemesi, b-)10.11.2005 tarih ve 25989 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Telekominikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespit, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerin Değerlendirilmesi ve Kayda alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekominikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesine göre; telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilmekte olan konuşmalar ve diğer her türlü iletişimin uygun teknik araçlarla dinlenmesi ve kayda alınmasına yönelik işlemler anlamına gelen iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması ile, bir şebekede haberleşmenin iletimi veya faturalama amacıyla işlenen her türlü veriyi ifade eden sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinin kanıt olarak kullanılabilmesi için sanıklara yüklenen suçun, CMK'nın 135/6-a bendinde sayılan katalog suçlardan olması gerekir. İletişimin içeriğine müdahale etmeden iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri ifade eden iletişimin tespiti işleminin ise, yöntemince yapılması halinde her türlü suçta ispat aracı olarak kullanılması mümkündür. Anayasa’nın 22. maddesi uyarınca; herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Anayasanın 38/6. maddesinde de “kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kabul edilemez” denilmektedir. Anayasanın 90/son maddesi uyarınca iç hukuk mevzuatımızdan sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde güvenceye alınan özel hayat ve haberleşme hürriyetine ilişkin kişi haklarına aykırı şekilde elde edilen delilin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması, Sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edebilecektir.