12. Hukuk Dairesi 2009/9265 E. , 2009/17913 K. MAHKEMESİ : Pendik İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/02/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra takibinin dayanağı olan bonodaki imzaya itiraz edildiği ve mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, inkar edilen imzanın borçlu eli ürünü …
**12. Hukuk Dairesi 2009/9265 E. , 2009/17913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Pendik İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/02/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra takibinin dayanağı olan bonodaki imzaya itiraz edildiği ve mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, inkar edilen imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin açıklandığı anlaşılmaktadır. İİK'nun 170/3. maddesi gereğince, icra mahkemesi İİK'nun 68/a-4. maddesine göre yapacağı inceleme sonucunda, inkar edilen imzanın "borçluya ait olmadığına" kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Somut olayda, bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin karar gerekçesinde yazılı olanın aksine borçlu lehine yorumlanması zorunludur. Zira, takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu bonodaki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddianın aksini ispat külfeti de adı geçene ait bulunmaktadır (HGK'nun 26.04.2006 T., 2006/12-259). O halde, yukarıda açıklanan raporun içeriğine göre iddiasını ispat edemeyen alacaklı olup, imzaya itirazın kabulü yerine aksine düşüncelerle reddi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.