T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/546 - 2026/784 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/546 KARAR NO : 2026/784 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2023/28 E. - 2023/498 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/546 - 2026/784 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/546 KARAR NO : 2026/784 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2023/28 E. - 2023/498 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2023 Tarih ve 2023/28 Esas - 2023/498 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/183860 numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun 2020/11832 numaralı "..." ibareli marka gerekçe gösterilerek SMK'nın 5/1-ç maddesi gereğince YİDK'nın 17.11.2022 tarih ve 2022-M-15529 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, müvekkilinin markayı kullandığı 09. sınıfta yer alan emtiaların redde mesnet marka için kullanılmadığını tespit ederek markaların hükümsüzlüğü talebiyle dava açtığını, müvekkilinin bu davaları kazandığını, 2008/18954 ve 2012/78937 numaralı "..." ibareli markalarının ilgili alanda hükümsüzlüğüne mahkemece karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, 2020/11832 numaralı ..., LTD. adına tescilli "..." marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, tescile de davayı kaybeden ... ... Ltd. Şti. tarafından verilen muvafakatname sonucu karar verildiğini, bu muvafakatnamenin hükümsüzlük davasının açılmasından sonra verildiğinin anlaşıldığını, ... ... Ltd. Şti.'nin hükümsüzlük davasını kaybedeceğini anlayınca, kendilerinin dahil olduğu ama tamamen farklıymış gibi görünen ..., LTD. üzerinden başvuru yaptırıp muvafakatname vererek, aslında kanunen haklı olmadığı bir dosyada davalı ...'i yanıltarak müvekkilinin başvurularına engel olmaya çalıştığını ileri sürerek, davalı ...'in 17.11.2022 tarih ve 2022-M-15529 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının başvuru markasının "..." ibaresini, mesnet markanın da "..." ibaresini içerdiğinden ve her iki markanın da reddedilen aynı emtiaları kapsadıklarından ötürü, SMK 5/1-ç maddesine göre taraf markaları arasında ayniyet ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlik oluştuğunun, herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde görüleceği, başvuru markasındaki "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğu, ortalama tüketicinin hiçbir ayrıntılı araştırma ve inceleme yapmaksızın, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markayı ayniyet şeklinde kabul edip karıştırılacak derecede benzer görmesinin kaçınılmaz bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından davalının kötü niyetine ilişkin hiçbir inceleme yapılmadan hüküm tesis edildiğini, oysa 2020/11832 numaralı ..., LTD. adına tescilli "..." ibareli marka başvurusunun, önce davalı TPMK tarafından reddedildiğini, sonra muvafakatname verilerek yapılan itiraz sonucu kabul edilerek tesciline karar verildiğini, muvafakatnameyi de davayı kaybeden ... ... LTD. ŞTİ.'nin verdiğini, İngiltere Londra’da yerleşik ... ... LIMITED ŞİRKETİNİN %75 oranından daha yüksek bir kısmının Japonya’da yerleşik ... LTD.'ye ait olduğunu, ... ... LIMITED'in 09. sınıfta tescilli markalarına karşı açılan kullanılmama nedeniyle iptal davasını kaybedeceğini anlayınca, kendilerinin dahil olduğu ama tamamen farklıymış gibi görünen ... LTD. üzerinden başvuru yaptırıp muvafakatname vererek, aslında kanunen haklı olmadığı ve kötüniyetli olarak görüneceği bir dosyada davalı ...'i yanıltarak müvekkilinin başvurularına engel olmaya çalıştığını, bu durumun markanın tescilinin kötü niyetli yapıldığını kanıtladığını, dosya kapsamında mevcut raporda bilirkişi tarafından belirlenen görüşün aksi yönünde bir karar verilmiş olup, ayrıca taraflarından talep edildiği halde kötü niyet iddialarının değerlendirildiği bir rapor alınmadığını, YİDK'nın ilgili kararında müvekkilinin marka başvurusunun kısmen reddine mesnet olarak gösterilen 2020/11832 numaralı "..." ibareli markanın sahibi ... LTD. aleyhine markanın hükümsüzlüğü talepli davanın açılmış olduğunu, bu davanın Anadolu 2. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2023/49 E. sayılı dosyası ile görüldüğünü, hükümsüzlük davasının huzurdaki işbu dava için de bekletici mesele yapılmasının hakkaniyete uygun olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvuru markasının "..." ibaresini, mesnet markanın da "..." ibaresini içerdiği ve her iki markanın da reddedilen aynı emtiaları kapsadığı, başvuru markasındaki "..." ibaresinin redde mesnet emtealar açısından tanımlayıcı olduğundan, SMK 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, bu nedenle SMK 5/1-ç maddesine göre taraf markaları arasında ayniyet ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlik oluştuğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Ancak ilk derece mahkemesince davacının kötü niyet iddiası hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/06/2021 tarih ve 2017/11-25 E.-2021/778 K. sayılı ilamında kötü niyetli marka tesciline ilişkin olarak “Ayrıca başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme ve marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunmak ve tescil ettirmek de kötü niyetli olarak kabul edilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli ve 2008/501 E., 2008/507 K. sayılı kararı). Görüldüğü üzere kötü niyetli marka başvurusu hâli her somut olay kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bu kapsamda marka hükümsüzlüğü davalarında kötü niyet iddiası ileri sürülmüş ise TMK'nın 2. maddesi gereğince kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak açıkça kötü niyetle gerçekleştirildiği belirlenen marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmelidir.” ifadelerine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ise esasen davacının kötü niyet iddiası, hükümsüzlüğünü istediği bir marka hakkında değil, davalı Kurumca re'sen başvurunun reddine mesnet alınan marka hakkındadır. Oysa anılan marka sahibinin taraf olması mümkün bulunmayan eldeki davada böyle bir iddianın incelenip değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında davacının anılan iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı tarafça İstanbul 2.FSHHM'nce 2020/122 E. 2021/219 K. sayılı karar ile 2008/18954 ve 2012/78937 numaralı "..." ibareli markaların ilgili alanda hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği bildirilmiş ise de bu markaların dava konusu YİDK kararında redde mesnet alınan 2020/11832 sayılı marka ile bir ilgisi olmadığından, davacı vekilinin bu iddiası sonuca etkili görülmemiştir. Yine davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesi ile işbu davada redde mesnet markanın hükümsüzlüğü hakkında Anadolu 2. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2023/49 E. sayılı dosyası ile bir davanın görüldüğü, bu hükümsüzlük davasının huzurdaki dava için de bekletici mesele yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı ileri sürülmüş ise de anılan davanın, eldeki davada dava konusu 17.11.2022 tarih ve 2022-M-15529 sayılı YİDK karar tarihinden sonra açıldığından ve YİDK iptali davasında tüm değerlendirmelerin, YİDK karar tarihi itibariyle yapılması gerektiğinden, bekletici mesele yapılması mümkün görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından ve HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/12/2023 gün ve 2023/28 Esas - 2023/498 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinafa gelen davacı aleyhine karar verilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 9-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.