İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddiine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıdan olan 179.398,44-TL alacağının tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyada icra takibi başlattığını, itiraz üzerine Bakırköy 1. ATM'nin 2014/609 esas sayılı itirazın iptali davası açıldığını,davanın …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2276 KARAR NO : 2025/1945 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2022 NUMARASI : 2021/863 Esas - 2022/808 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 22/10/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddiine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıdan olan 179.398,44-TL alacağının tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyada icra takibi başlattığını, itiraz üzerine Bakırköy 1. ATM'nin 2014/609 esas sayılı itirazın iptali davası açıldığını,davanın kabulüne dair kararın davalı şirket tarafından temyiz edildiğini, Yargıtay 19. HD'nin 2016/13609 E. 2018/423 K. sayılı ilamı ile müvekkilinin alacağının teyit edildiğini, ancak takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin alacaklı sıfatını haiz olmadığından kararın bozulmasına karar verildiğini, bozma sonrasında davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketten 179.398,44-TL alacaklı olduğu mahkeme kararı ile kesinleşen müvekkilinin aradan geçen yaklaşık 9 yıllık süreç içerisinde davalı şirketten olan alacağını tahsil edemediğini belirterek 179.398,44-TL'nin 13.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından ihtilafa konu yapılan alacağın haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, Bakırköy 1.ATM'nin 2018/499 E. (bozma öncesi 2014/609 esas) dosyasından verilen kararda, dava tarihi itibarı ile davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak iddia edemeyeceğinin tespit olunduğunu, müvekkili şirketin davacıya hiç bir borcu bulunmadığını, alacak talebinde haksız olan ve alacağın aslını talep etme hakkı olmayan davacının, faize ilişkin talebinin de kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacı kayıtlarına göre davacının alacağının 179.398,44-TL olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacının 124.159,52-TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kayıtlarında davacıya bir miktar borçlu göründüğü, bu hususun kayıtlarda yer alması sebebiyle davacının 124.159,52-TL yönünden iddiasını ispatladığı, bakiye bedel yönünden ise kayıtların uyuşmaması sebebiyle miktar yönünden davacının iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği, davacının yemin delilini kullanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 124.259,52-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; davalı şirketin alacağını ödememek maksadıyla müvekkiline vermediği hizmetler, sağlamadığı imkanları karşılamış gibi mağaza açılış bedelleri ile ilgili faturalar düzenlediğini, söz konusu faturaların yasal süresinde davalıya iade edildiğini, müvekkilinin alacağının önceki mahkeme kararı ile de tespit edildiğini, davalının düzenlediği faturalarla ilgili haklılığını ispat edemediğini, müvekkili şirketin 179.398,44-TL alacağının sabit olduğunu, 13/08/2012 tarihinde başlatılan icra takibiyle davalının temerrüte düştüğünü, mahkemenin faizin başlangıç tarihine ilişkin kararının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların sözleşmeye uygun olduğunu, bahsi geçen faturaların sözleşmede dayanağının bulunduğunu, davacı ile 2011 yılında açılan 6 adet mağaza ile ilgili 60.000-Euro bedelli anlaşma akdedildiğini, söz konusu anlaşma gereğince her ay için fatura düzenlendiğini, davacının 2012 yılı Ocak, Şubet, Mart ve Nisan aylarına ilişkin faturaları kabul ettiğini, 60.000-Euronun taksitler halinde ödenmesine mutabık kaldığını, ancak sonraki aylara ilişkin faturaları kabul etmediğini, kötüniyetli hareket ettiğini, katalog bedeli açıklamalı faturanın da haksız olarak kayıtlara alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlar bulunduğu halde incelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, açık hesaba dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 179.398,44-TL, davalının defterlerine göre ise 124.159,52-TL alacaklı olduğu, davacının alacağının davalının defterlerinde yer aldığı kadarıyla ispatladığı gerekçesiyle 124.159,52-TL alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş ise de mahkemece tarafların defterleri arasında mutabakatsızlığın hangi kayıtlardan kaynaklandığı araştırılmadan, davalının defterlerinde kayıtlı olan ve davacının alacağını azaltan kayıtlar yönünden davalının haklılığı tespit edilmeden, bu yönde inceleme içermeyen bilirkişi raporu hükme esas alınması doğru olmamıştır. Taraflar arasında daha önce görülen 2018/499 esas, 2019/64 karar(eski 2014/609 esas 2015/853 karar) sayılı davada tarafların defterleri üzerinde ayrıntılı bilirkişi raporları düzenlenmiş olup bilirkişi incelemesinde davacının defterlerine göre davacının davalıdan 179.398,44-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise davalının davacıdan 69.143,16-TL alacaklı olduğu, tarafların defterlerindeki 248.541,60-TL olan mutabakatsızlığın davalı tarafından düzenlenen 12/10/2011 tarihli "katalog bedeli" açıklamalı 88.691,16-TL, 12/10/2011 tarihli "market içi özel yer bedeli" açıklamalı 106.429,39-TL, "Açılış bedeli" açıklamalı 31/05/2012 tarihli 13.513,49-TL, 30/06/2012 tarihli 13.482,64-TL, 31/07/2012 tarihli 13.093,65-TL, 31/08/2012-TL tarihli 13.445,75-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, bahsi geçen faturaların davacının defterlerinde bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu halde davacının düzenlediği faturaların, davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak mutabakatsızlığa neden olan yukarıda belirtilen davalıya ait faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmakla, davalının lehine olan bu faturaların düzenlenmesinde haklı olduğunu ispat yükü davalının üzerindedir. Bu kapsamda uyuşmazlığa konu faturaların düzenlenmesinde sözleşmesel bir dayanak bulunup bulunmadığının tetkik edilmesi gerekir.A) "Açılış bedeli" açıklamalı 31/05/2012 tarihli 13.513,49-TL, 30/06/2012 tarihli 13.482,64-TL, 31/07/2012 tarihli 13.093,65-TL, 31/08/2012-TL tarihli 13.445,75-TL tutarlı faturalar yönünden yapılan incelemede; Taraflar arasında 2011 yılında açılan 6 yeni mağaza ile ilgili katılım bedeli olan 60.000-Euro'nun aylık 5.000-Euro olarak 12 ay boyunca ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından açılış bedellerine ilişkin Nisan ayına kadar faturalar kabul edilmiş ise de aynı taraflar arasındaki 2018/499 esas sayılı dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılı Nisan ayında fiilen sona erdiği tespit edilmiştir. Bu durumda fiilen sona eren bir anlaşmaya dayalı olarak davacıdan devam etmeyen bir anlaşmanın yatırımı için ödeme yapmasının beklenemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda davacının defterlerinde yer almayan müteakip aylara ilişkin açılış bedeli açıklamalı faturalardan davacının sorumlu olmadığının kabulü gerekir.B) 12/10/2011 tarihli "katalog bedeli" açıklamalı 88.691,16-TL tutarlı, 12/10/2011 tarihli "market içi özel yer bedeli" açıklamalı 106.429,39-TL tutarlı faturalar davacıya tebliğ edilmiş olup bu faturalar davacı tarafından iade edilmiştir. 12/10/2011 tarihli "market içi özel yer bedeli" açıklamalı 106.429,39-TL tutarlı faturaya ilişkin; davacıya fatura konusu kasa önü aktivitelerin yaptırıldığına, özel yer tahsis edildiğine dair bir delil sunulmamıştır. 12/10/2011 tarihli "katalog bedeli" açıklamalı 88.691,16-TL tutarlı faturaya ilişkin sözleşmede 300-EuroXmağaza sayısı karşılığında 7 adet metropost bastırılacağı düzenlenmiştir. İndirim haberlerinin yer aldığı kataloglar sunulmamıştır. Bunun dışında katalogların oluşturulmasına ve kasa önü sergileme alanlarına ilişkin e-posta dökümleri sunulmuş ise de sunulan e-postalarda 12/10/2011 tarihli faturaların konusu oluşturan edimlerin ifa edildiğini kabule yarayan bir içerik bulunmamaktadır.Her iki faturanın düzenlenmesinde davalı haklılığını ispatlayamamıştır. Bu durumda davalı, defterlerinde yer alan ve davacı aleyhine mutabakatsızlığa neden olan bu faturaları düzenlemekteki haklılığını ispatlayamadığından, davacının davalıdan 179.398,44-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı vekili tarafından, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisi olması nedeniyle davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ileri sürülmüş ise de taraflar arasında TTK anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır.Ticari ilişki açık hesap olarak devam ettiğinden uyuşmazlığa TTK'nın 89. vd maddeleri ile zamanaşımına ilişkin 101. maddesinin uygulanması mümkün değildir. TBKnın146 madde gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup dava da bu süre içerisinde açıldığından davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. 13/08/2012 tarihinde başlatılan icra takibiyle davalının temerrüte düştüğü ileri sürülmüş ise de icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle alacağın dava dışı ... Holding AŞ'ye temlik edildiği, dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle alacaklı sıfatının kendisinde olmadığı anlaşılmakla daha evvel başlatılan icra takibi davalının temerrütüne yol açmayacağından davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davalının kendi lehine düzenleyip de davacının kayıtlarında yer almayan faturalar yönünden davalının haklılığı ispatlanamadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 Tarih 2021/863 Esas - 2022/808 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 179.398,44-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 12.254,70-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 3.063,68-TL nin mahsubu ile kalan 9.191,02-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 3.122,98-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 1.200-TL bilirkişi ücreti, 37-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.237-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına," Alınması gereken 8.488,16-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.122,04-TL harcın mahsubu ile kalan 6.366,12-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sarf edilen 54-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2025