T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1598 - 2025/1623 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1598 KARAR NO : 2025/1623 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2025/292 E. TALEP KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1598 - 2025/1623 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1598 KARAR NO : 2025/1623 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2025/292 E. TALEP KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/07/2025 tarih ve 2025/292 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, "..." ibareli markanın sahibi olan müvekkilinin, davalı şirketin "..." ibareli markaya yönelik itirazının nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı markadaki "..." ibaresinin müvekkilinin "..." ibareli markası ile görsel, duyusal ve kavramsal olarak nerede ise aynılık oluşturacak derecede benzer olduğunu, herkes için daha az karbon manasına gelen davalı markanın slogan niteliği ile ayırt edici olmadığını, markanın tescilinin müvekkilinin markasının fonksiyonlarını yerine getirmesini zayıflatarak tüketicilerin markaları karıştırmasına neden olacağını, benzer ve karıştırılma ihtimali olan marka başvurusunun aynı zamanda haksız rekabet oluşturacağını ve davalının sektörde uzun süreden beri faaliyet gösteren müvekkilinin markasını tanımıyor olması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2025-M-7769 sayılı YİDK kararının iptaliyle 2023/070582 sayılı marka başvurusunun tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi uyarınca mevcut durumun muhafazası ve davanın etkinliğini sağlamak amacı ile markanın üçüncü kişilere olası devirlerinin hüküm kesinleşinceye kadar önlenmesi ve davalının marka üzerinde bir hak tesis edememesi için 2023/070582 başvuru numaralı “...” markasının sicil kaydına tedbir konulmasını istemiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının iddialarının aksine, davacı şirketin itiraza mesnet markası ile müvekkilin markası herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkil markasının bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğunu, tarafların faaliyet alanı ve hedef müşteri kitlesinin tamamen farklı olduğunu, davacının markasındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dolayısı ile bu ibareye yapılacak eklemeler ile ayırt ediciliğin sağlanmasının mümkün olduğunu ve müvekkilinin kötü niyetinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesinin istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek ihtiyati tedbire yönelik istemin kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 2023/070582 sayılı marka tescil başvurusunun ve eğer tescil edilmiş ise markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davacının markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin zayıf bir marka olarak küçük değişiklik ya da eklemeler ile başkaları tarafından kullanılabileceğini, müvekkilinin markasının bir bütün olarak davacının markasından açıkça farklı olduğunu, biri sağlık diğeri inşaat sektöründe faaliyette bulunan tarafların hedef müşteri kitlesinin farklı olduğunu, bu koşullar altında haksız olarak ve sırf müvekkilini zarara uğratmak amacıyla açılan dava, hiçbir şekilde ispat edilmediği ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi konusunda gerekli şartlar oluşmadığı halde işin esasına temas edecek ve doğrudan asıl davanın sonucunu öne çekebilecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tedbire son verilmesini istemiştir. GEREKÇE : : Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan işbu davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu anlaşılmakla, karşı taraf Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.