T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/73 - 2026/289 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/73 KARAR NO : 2026/289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2023 NUMARASI : 2022/372 E. - 2023/328 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Huk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/73 - 2026/289 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/73 KARAR NO : 2026/289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2023 NUMARASI : 2022/372 E. - 2023/328 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/09/2023 Tarih ve 2022/372 Esas - 2023/328 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, müvekkili şirketlerden ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin, 2018/90681, 2018/90692, 2019/77512 ve 2019/79216 sayılı markalarını, diğer davacı müvekkili Şirkete devrettiğini, müvekkili şirketin, kedi ve köpekler için ürettiği çiğ beslenme diyetine uygun mamalarını "...", "..." ve "... mama" markaları altında sattığını ve pazarlamasını yaptığını, davalı gerçek kişinin 2021/084096 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkili ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve "Hayvan yemleri" mallarının başvuru kapsamından çıkarıldığını, bu karara yönelik davalı itirazının ise YİDK tarafından yerinde görüldüğünü ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırıldığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, "..." ibaresinin ayırt edici gücünün yüksek bulunduğunu, bu kelimenin Türkçe'de bir anlamı olmadığını, İngilizce'de ise "kusmuk" anlamına geldiğini, davaya konu YİDK kararında kabul edildiği gibi hayvanlar için çiğ gıda beslenmesi anlamına gelmediğini, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer alması nedeniyle taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davalı şahsın kötü niyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını, ayrıca davalı başvurusunun, müvekkilinin ticaret unvanını içerdiğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-8885 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Markalar Dairesi Başkanlığınca, dava konusu başvurudan 31. sınıftaki "Hayvan yemleri" mallarının çıkartıldığı, davalı itirazı üzerine YİDK'in bu malları başvuruya iade ettiği, davacının ise Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurudan çıkartılmayan diğer mallar yönünden YİDK nezdinde bir itirazının olmadığı, bu nedenle sadece "Hayvan yemleri" bakımından, YİDK kararının iptali davasının ele alındığı, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "şekil+..." , "şekil+..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalı marka başvurusunda "...", davacıların markalarında ise "..." ve "..." işaretlerinin öne çıktığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği, buna göre SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, hükümsüzlük davası yönünden ise davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "şekil+...", "şekil+..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.", 31. sınıftaki "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Hayvan yemleri." malları açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, bunun dışında kalan 35. sınıf hizmetler açısından ise emtia benzerliği oluşmadığından iltibas bulunmadığı, davacı tarafın "şekil+..." ibareli marka başvurusu üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kabulüne, 2022-M-8885 sayılı YİDK kararının iptaline, henüz marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, davacılardan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında yaptıkları husumet itirazlarının, mahkeme kararında değerlendirilmediğini, mahkeme kararının aksine itiraz aşamasında ileri sürülen davacı markaları ile başvuru konusu marka arasında kabule konu mal ve hizmetler yönünden, bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Anıl Hartamacı tarafından 08.06.2021 tarihinde 2021/084096 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun yapıldığı, başvuru kapsamında 29 ve 31. sınıf mallarla, 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacılardan ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından, 19.10.2021 tarihinde 2018/90692, 2018/90681, 2019/79216 ve 2019/77512 sayılı markalara dayalı olarak, karıştırılma tehlikesi gerekçesiyle başvuruya itiraz edildiği, daha sonra 23.11.2021 tarihli Markalar Dairesi Başkanlığı yazısına göre itiraza mesnet markaların diğer davacı Şirkete devredildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraza mesnet 2018/90681 sayılı marka ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle 31. sınıftaki "Hayvan yemleri" mallarının başvuru kapsamından çıkarıldığı, bu karara karşı yalnızca davalı başvurucu tarafından itiraz edildiği, YİDK'in 27.07.2022 tarih, 2022-M-8885 sayılı kararıyla davalı itirazının kabul edildiği ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırıldığı, ret kararının 28.07.2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince YİDK kararının iptaline yönelik davanın kabulüne, marka hükümsüzlüğü yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karara karşı yalnızca davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, istinaf incelemesinin yalnızca YİDK kararının iptali davası yönünden yapılabileceği açıktır. Öte yandan, YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, mahkemece YİDK kararının hukuka uygunluğu denetleneceğinden, dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların, böyle bir davada tartışılması da mümkün değildir. Buna göre istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından redde mesnet alınan 2018/90681 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığıdır. Dava konusu marka başvurusuna, davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından 19.10.2021 tarihinde itiraz edilmiş ise de Markalar Dairesi Başkanlığının 23.11.2021 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere YİDK kararına mesnet 2018/90681 sayılı marka, diğer davacı Şirkete devredilmiş olup artık davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin bu markaya dayalı olarak bir hak ileri sürmesi mümkün olmadığından, diğer bir deyişle davaya konu YİDK karar tarihi ve dava tarihi itibariyle davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ, redde mesnet markanın maliki bulunmadığından, işbu davayı açmakta da aktif dava ehliyeti yoktur. Bu durumda, YİDK kararının iptali davasında, davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davacı yönünden de işin esasına girilmesi doğru olmamıştır. Davacı ... Gıda Hayvancılık İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden ise işin esasının incelenmesi gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvuru kapsamından çıkarılan ve davaya konu olan "Hayvan yemleri" bakımından, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği açıktır. Marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvuru sarı zemin üzerine siyah, elle yazılmış izlenimi veren bir karakterle büyük harflerle yazılmış "..." ibaresi, bu ibarenin altında balık, inek, muz, tavuk figürleri ve "..." ibaresinin solunda pati figürü, patinin içinde kedi ve köpek figürlerinden oluşmaktadır. Davacı markasında ise siyah zemin üzerine yeşil karakterle "..." ibaresinin bulunduğu, bunun solunda kırmızı renkte köpek ve siyah renkte kedi figürlerinin bulunduğu görülmektedir. Bu haliyle taraf markalarının asli unsurları "..." ve "..." ibareleri olup, markalarda yer alan diğer unsurlar tali unsur konumundadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, "Biologically Appropriate Raw Foods (biyolojik olarak uygun çiğ gıdalar)" teriminin kısaltması olarak kullanıldığı, hayvanlar için bir nevi çiğ gıda diyetini ifade ettiği, hayvanlar için % 60 çiğ ve etli kemiklerle beslenmeyi savunan Dr. ... tarafından popüler hale getirildiği, Dr. ... tarafından 2001 yılında “...” isimli bir kitap yazıldığı anlaşılmış olup, bu hali ile anılan ibarenin hayvan beslenmesinde özel bir anlamının bulunduğu, dolayısıyla uyuşmazlık konusu "Hayvan yemleri" bakımından ayırt ediciliğinin olmadığı, açıklanan bu husus da gözetildiğinde dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı ve taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, davacı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin YİDK kararının iptali davası yönünden aktif husumet ehliyetinin olmadığı, diğer davacı yönünden ise dava konusu başvuru ile redde mesnet 2018/90681 sayılı marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali davası yönünden davanın reddine, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük davası yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/09/2023 gün ve 2022/372 Esas - 2023/328 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından açılan YİDK kararının iptaline yönelik davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 3-Davacı ... Gıda Hayvancılık İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Ltd.Şti. tarafından açılan YİDK kararının iptaline yönelik davanın ESASTAN REDDİNE, 4-Dava konusu marka tescilli olmadığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden dava aktif husumet yokluğundan reddedildiğinden ve davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Davacı ... Gıda Hayvancılık İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Ltd.Şti. yönünden dava esastan reddedildiğinden ve davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacı ... Gıda Hayvancılık İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Ltd.Şti.'den alınarak anılan davalıya verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta gideri ile 738,00-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan toplam 875,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 11-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ...'e iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.