İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı alacaklının davalı ... Recycle Sürdürülebilir Teknolojiler A.Ş. arasındaki alım satım i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1526 KARAR NO : 2025/1578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/856 Esas TALEP: İhtiyati Haciz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı alacaklının davalı ... Recycle Sürdürülebilir Teknolojiler A.Ş. arasındaki alım satım ilişkisi uyarınca davacının ticaretinde kullanmak suretiyle borçluya bilumum ürün sattığını ancak satmış olduğu ürünlerin karşılığı olan bedeli tahsil edemediğini, davacının ürün sağlama borcu tam, zamanında ve gereği gibi ifa edildiğini, ancak davalı tarafın davacı uhdesinde tutulan muavin hesabından ve davacı tarafından usulüne uygun olarak tanzim edilerek usulünce davalı borçlu işletmeye tebliğ edilen ve ayrıca gerektiği takdirde yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden aldırılacak bilirkişi raporundan da görüleceği üzere, davacı şirketin davalı borçlu işletmeye her zaman tam ve gereği gibi ifada bulunmuş ise de davalı borçlu şirketin , birincil yükümlülüğü olan ve tamamı muaccel hale gelen mal ve hizmet bedelini ödeme yükümlülüğünü bugüne kadar davacı şirketin iyiniyetli olarak yaptığı sözlü ve yazılı müteaddit uyarılarına rağmen yerine getirmediğini, davacının aradan geçen tüm bu sürede iyi niyetli çabalarına rağmen alacağına kavuşamayınca bu defa, ilk olarak İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu aleyhine icra takibi ikame ettiğini, ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, öncelikle, davacı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin alacağının hukuken güvence altına alınması için ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, aksi takdirde uygun görülecek teminat ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından her ne kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunulmuş olup; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği ve dava dilekçesine ekli ve delil listesine ekli belgelerin, bu aşamada alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarında Mahkememiz nezdinde yaklaşık ispat koşullarını sağlamaya yeterli bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla aşama itibariyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze karar verilebilmesi için rehinle teminat altına alınmamış ve muaccel nitelikte olan bir para borcunun olduğunun yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiğini, davacının ile davalı şirket arasında ticari bir alım-satım ilişkisi olduğunu, işbu ticari ilişki bağlamında davacı ile davalı şirket arasında yerel mahkemeye sunulan dava dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, cari hesap ekstresi olduğunu, söz konusu cari hesap ekstresi de davalı borçlu tarafından kayıtlara alındığını ve itiraza uğramadığını, davalının davacı şirkete borcu olduğunu, bir diğer deyişle ilk bakışta dahi davacının alacaklı olduğu hususu ve karşı tarafın borçlarını ödenmekten kaçınmakta olduğu anlaşılmakta olup yaklaşık ispat koşulu da gerçekleştiğini, Yerel mahkemenin ret gerekçesinde belirttiği "alacağın yargılamayı gerektirdiği" tespiti, ihtiyati haciz kurumunun doğasına aykırı olduğunu, zira, henüz yargılaması tamamlanmamış ve kesinleşmemiş alacakların teminat altına alınması amacıyla bu yola başvurulduğunu, yaklaşık ispatın yeterli olması gerektiği hususu hakkında Yüksek Mahkeme içtihatlarında geçici bir hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için kesin delil aranmaması gerektiği, alacağın kesin olarak ispatlanmasının beklenmesi halinde ihtiyati haciz ve diğer tüm geçici koruma tedbirlerinin uygulanması imkansız hale geleceğinden, Yargıtay'ın yerleşiklik kazanmış içtihatlarında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin delil aranmaması gerektiği, alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispatın ve borcun vadesinin gelmiş olmasının dahi yeterli olduğu; İİK’nın 257. ve 258. maddelerinin gözetilip ibraz edilen delillere göre alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda kanaat edinilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabul edilmesinin gerektiği söylenmekte olup somut olayda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olduğu, söz konusu cari hesap ekstresinin davalı borçlu tarafça kayıtlara alındığı ve itiraza uğramadığı her türlü izahtan vareste olup İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca davalı-borçlunun yedindeki veya davalı-borçlunun üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer hakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz isteyen taraf, cari hesap alacağı ödenmediğinden bahisle incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, davacı tarafça muavin hesap ekstresine dayanılmıştır. Ancak, davacının dayandığı hesap ekstresini oluşturan faturalara konu malların teslim edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Davacının kendi ticari defterlerine göre oluşturduğu tek taraflı kayıt davalıyı bağlayıcı değildir. Bu haliyle ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025