T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1547 Esas KARAR NO: 2026/534 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/516 Esas- 2021/1179 Karar TARİH: 14/12/2021 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1547 Esas KARAR NO: 2026/534 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/516 Esas- 2021/1179 Karar TARİH: 14/12/2021 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; Davalı ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi kurulduğu, işbu ilişki neticesinde borçlu hakkında ... İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosya ile icra takibi yapıldığı, Davalı vekili tarafından 05.07.2018 tarihinde takibe konu borca, faize ve tüm ferilere ve takibe itirazda bulunulduğu, borcun tamamın itiraz edildiği, Davalı ve müvekkili şirket arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, gereği gibi ifa edildiği, Davalı borçlu şirketin, borcun bir kısmını ödediği, geri kalan tutar ödenmediği için borçlu şirket hakkında icra takibi başlatıldığı, Müvekkili şirketçe düzenlenen fatura, sevk irsaliyesi, cari hesap ile şirketin cari alacağı olarak 42.222,05-TL olduğunun anlaşıldığı ve bu tutar üzerinden takip başlatıldığı, Takip sonrasında davalı tarafından müvekkil hesabına: iki adet ödeme yapıldığı, 11.08.2018 tarihinde 10.000 TL,28.08.2018 tarihinde 5.000 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL ödeme yapıldığı, Takip sonrası yapılan bu ödemeler takip dosyasındaki toplam alacak hesabından düşülerek geriye asıl alacak ve ferileri ile birlikte 39.019,92 TL alacağın kaldığı, açıklanan nedenlerle davanın kabulüyle .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine haksız olarak yapılan itirazının iptalini, takibin devamını, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi talep ve dava edilmiştir. Cevap:Davalı tarafından yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/12/2021 tarih ve 2019/516 Esas- 2021/1179 Karar sayılı kararında; "....Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, fatura ve cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup; tarafların icra takip tarihi itibariyle defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve her iki tarafın defterinde de takip tarihi itibariyle davalının davacıya 42.222,05 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından bilirkişi incelemesi sırasında davacı adına 26.146,26 TL bedelli iki adet iade faturası ibraz edilmiş ise de iade faturasına konu malların davacıya teslimine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmaması nedeni ile mahkememizce alacağın değerlendirilmesinde söz konusu iade faturaları dikkate alınmamıştır. Davalının icra takibinden sonra huzurda görülen dava açılmadan önce davacıya 15.000,00 TL ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından icra takibinden sonra yapılan ödeme, faiz ve ferilerinden mahsup edilerek harca esas değer belirlenmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Esas No: 2017/19-910, Karar No: 2018/1111 tarihli kararında da belirtildiği üzere takipten sonra davadan önce yapılan ödemenin asıl alacak miktarından düşüldükten sonra itirazın iptali davası açılması gerektiği, ödenen tutar bakımından davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile ödeme yapılan kısım bakımından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, bakiye 27.222,05 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile kabul edilen miktarın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 27.222,05 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2- Davacının fazlaya ilişkin talebinin HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİ İLE REDDİNE, 3- Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 5.444,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalıdan olan 54.222,05 TL cari hesap alacağına ilişkin davalı tarafından icra takibinden önce 12.000,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin alacaktan mahsubu ile bakiye 42.222,05 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takipten sonra 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin TBK 100 maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden mahsup edilmesi gerekirken Mahkemece asıl alacaktan mahsup edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; açık cari hesap alacağına konu fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından düzenlenen 54.222,05 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takip tarihiden önce davalı tarafından davacıya 12.000,00 TL ödeme yapıldığı ve icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 42.222,05 TL alacaklı olduğu sabit olup, icra takip tarihinden sonra davalı tarafından 20/08/2018 tarihinde 10.000,00 TL, 31/08/2018 tarihinde 5.000,00 TL daha ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. İstinafa gelen uyuşmazlık icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılmış olan ödemeler nedeniyle ödenen kısım yönünden davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemece icra takibinden sonra ancak davadan önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığına dair tespiti yerinde olmakla birlikte, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip tarihinden sonra, takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre, ödeme tarihlerine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan, TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülerek, davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun tespit edilmesi gerekirken ve bu husus davacı tarafından icra takibinde talep edilmesine ve yargılama sırasında defaatle ileri sürülmesine rağmen TBK 100 maddesi dikkate alınmadan, takipten sonra davadan önce yapılan kısmi ödemelerin asıl alacaktan mahsubuna karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../12/2021 tarih ve 2019/.... Esas- 2021/..... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.