T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/653 - 2026/655 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/653 KARAR NO : 2026/655 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2021/776 E. - 2023/28 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkeme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/653 - 2026/655 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/653 KARAR NO : 2026/655 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2021/776 E. - 2023/28 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/01/2023 tarih ve 2021/776 E. - 2023/28 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilin davalıya farklı tarihlerde nakliye hizmeti vererek faturalar düzenlediğini ancak davalı şirket tarafından müvekkiline cari hesap bakiye alacak miktarına ilişkin ödeme yapılmadığını, her ne kadar davalı tarafından 31.05.2021 tarihinde bakiye alacak miktarını karşılayacak miktarda "fiyat farkı" faturası kesilmiş ise de bu faturayı kabul etmediklerini, davalı şirket aleyhine Polatlı İcra Müdürlüğü E:2021/1425 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin borcun tamamına itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, Polatlı İcra Müdürlüğü E:2021/1425 sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ödenmemiş hiçbir borcun bulunmadığını, müvekkili tarafından alınan hizmetlerin karşılığının ödendiğini, dava konusu faturada geçen hizmet ya da malın alınmadığını, faturaya istinaden hiçbir ticari faaliyet olmadığını, dava konusunun miktarı itibariyle davacının yazılı belge ile nakliye işini yaptığını ispatlamasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 498.102,36 TL. alacağının bulunduğu tespit edilmiş ise de davalı tarafından davacıya yapılan bir kısım çek ve havale ödemeleri davacı kayıtlarına 30.09.2021 tarihinde alındığı tespit edildiğinden bu ödemelerin de dikkate alınmasıyla davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 38.732,32 TL. alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre alınan ilk raporda davalının davacıya 0,27 TL. borcu olduğunun tespit edildiği, kontrolde ise farklılığın davacının davalı adına düzenlediği 19.05.2021 tarih, KSM2021000000251 no ve 14.071,20 TL. tutarlı fatura ile aynı tarih, KSM2021000000252 no ve 24.660,53 TL. tutarlı faturalardan kaynaklandığının belirlendiği, bu faturaların incelenmesinde ise 19.05.2021 tarih, ESM2021000000251 no ve 14.071,20 TL. tutarlı fatura detayı, davalı tarafın düzenlediği sevk irsaliyeleri ve tonaj bilgileri raporda belirtildiği gibi toplam 164.000 kg olarak davacının kendi araçları ile nakliyesini yaptığı 0,075 TL./ kg. fiyattan 14.071,20 TL. KDV dahil fatura düzenlediği, ayrıca 19.05.2021 tarih, KSM2021000000252 no ve 24.660,53 TL. tutarlı fatura detayı davalı tarafın düzenlediği sevk irsaliyeleri ve tonaj bilgileri raporda belirtildiği gibi toplam 278.650 kg olarak davacının harici araçlar ile ücretini ödeyerek nakliyesini yaptırdığının ve 0,075 TL./kg üzerinden 24.660,53 TL KDV dahil fatura düzenlediğinin tespit edildiği, davacının düzenlediği bu nakliye faturaları davalı kayıtlarında olmamasına rağmen davacı tarafın yaptığı nakliye hizmetlerinin tamamı davalının kendi sevk irsaliyeleri ile yapıldığından, davacının düzenlediği bu faturaların kabulünün gerektiği, buna göre davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle davacıdan 38.732,32 TL. alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Polatlı İcra Müdürlüğünün 2021/1425 Esas sayılı icra takibine yapılan vaki itirazın iptaline, takibin aynı miktar ve şartlarda devamına, İİK 67. Maddesi gereğince 7.746,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporları arasındaki fahiş çelişki giderilmeden karar verildiğini, davalının kendi ticari defterleri incelenerek düzenlenen ilk bilirkişi raporu ile müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, ilgili faturaların müvekkili tarafından ticari defterlerine kaydedilmeden iade edildiğini, davacı tarafından müvekkiline bu faturaların konusunu oluşturan hizmetin verilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, İcra İflas Kanunu'nun 67.maddesine dayalı, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davaya konu icra dosyası ile davacı tarafından, davalı borçlu aleyhine 01/06/2021 tarihli cari hesap ekstresinde görülen faturalardan doğan bakiye alacak için 38732,00 TL'lik ilamsız icra takibinde bulunulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 14.071,20 TL ve 24.660,53 TL bedelli iki adet taşıma faturasından kaynaklanmaktadır. Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/2912 Esas, 2016/14369 Karar sayılı ilamı) Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Somut olayda uyuşmazlık konusu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere bu faturaların dayanağı olan ve davalı tarafça düzenlenen sevk irsaliyeleri mevcut olduğundan, davacı dava konusu hizmeti verdiğini ispat etmiş, davalı tarafından alınan hizmetin karşılığının ödendiğine dair delil sunulmamıştır. Bu durumda, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.645,78-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan (179,90-TL, 481,55-TL, 180,00-TL) 841,45-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.804,33-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.