TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2021/602 Esas 2023/198 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2021 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süres…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/762 Esas 2025/1720 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/762 KARAR NO : 2025/1720 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2021/602 Esas 2023/198 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2021 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, aracın kontrolden çıkarak park halinde bulunan iki araca çarpması sonucu hasara uğradığını, davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini 55.619,11 TL'ye artırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın ihbarından sonra yapılan araştırma sonunda sigortalı araçta şoför değişikliği yapıldığı, sigortalının doğru ihbar mükellefiyetine riayet etmediğinin tespit edildiğini, hasarın teminat kapsamında bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişilerin kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının olay tarihi itibarıyla 57.250,73 TL olacağı, 24.03.2021 tarihli araştırma raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin belgelere dayandırılamadığı, raporda bahsi geçen sürücü değişikliği yapıldığını ispata yarar kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edildiği ileri sürülen ek tutanak ile kaza mahallinin 700 mt gerisinde bulunan mobese görüntülerine dair bilgi ve belgelerin dosya kapsamında olmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda davalı sigortacının tazminat talebini reddetmesini haklı kılacak haller ispat edilemediğinden Kasko Genel Şartları "A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar" maddesinde sayılan hallerin oluşmadığı, davalı sigortacının davacıya aracında oluşan 57.250,73 TL'yi ödemesi gerektiği tespit edilmiş olup bilirkişiler tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğü, davalı vekili tarafında dosyaya sunulan hasar araştırma raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin belgelere dayandırılamadığı, raporu hazırlayanın beyanlarına ilişkin olup, araştırma raporunda bahsi geçen sürücü değişikliği yapıldığını ispata yarar kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edildiği ileri sürülen ek tutanak ile kaza mahallinin 700 mt gerisinde bulunan mobese görüntülerine dair bilgi ve belgeler davalı tarafından sunulmadığı gibi, yapılan araştırmalarda kazaya ilişkin Emniyet kayıtlarında ihbar, PTS ve mobese kayıtlarına rastlanılmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının 57.250,73 TL olduğu, davalı sigortacının davacının aracında oluşan hasar tazminatını ödemesi gerektiği, faiz başlangıç tarihi yönünden davalı sigorta şirketi olup, anlaşmazlık sigorta kasko sözleşmesinden kaynaklandığından davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü tarihten itibaren faize hükmedileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 55.619,11 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 10/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline kasko sigortası genel şartları gereğince doğru beyan da bulunması gerektiğini, davacının ise doğru beyanda bulunmadığını, davacı beyanlarına araçta şoför olarak ... olduğu belirtilmişse de, kazaya karışan diğer araç sürücüleri, mobesa kamera kayıtları vs deliller de aracın şoförünün ... olduğunun açık ve somut olarak ispatlandığını, müvekkilinin görevlendirdiği araştırmacı tarafından yapılan tespitlerde sigortalı araç kiralama sözleşmesinde ismi geçen ...'in ülkü ocakları başkanı olduğu, kazadan dakikalar önce mobese kayıtlarına giren sigortalı aracın sürücü koltuğunda oturduğu görülen, ayrıca olay yerine intikal eden polisler tarafından aracın sürücü koltuğunda bulunan ve mağdur araç sahiplerinin de emniyette verdikleri ifadelere göre sürücü olduğu belirtilen ...'un ise Ankara ülkü ocakları yönetim kurulu üyesi olduğu, ancak sürücü olduğu iddia edilen ve tutanağa sürücü olarak geçen ...'un da ...'un çalışanı olduğunun yapılan görüşmeler sonucu tespit edildiğini, sigortalı aracın sürücü koltuğunda oturan ...'un sürücü belgesi olmadığı için kaza yerine gelen ülkü ocakları bağlantılı 15-20 kişinin gerek trafik polislerine sürücünün ... olduğu yönünde baskı uygulaması, gerek kendisine yönelik tehditler sonucunda olay yerinde çıkan olaylar neticesinde trafik ekiplerinin ek tutanak tutmak istemesi nedeni ile karakola yönlendirilerek orada ifade verdiğini, bu sebeple bu detaylar hakkında taraflarına vereceği yazılı beyanda detaya girmeyeceği, çünkü bu konuların detayının emniyet ifadesinde bulunduğu, yaşanılan tüm bu olaylar ve sürücü tarafından almış olduğu tehditler sebebiyle çok korktuğunu belirttiğini, sürücü değişikliği yapıldığını polise söylemesi sonrasında olay sabahı kaza mahalline gelen sigortalı araç sürücüsü ve yolcusunun tanıdıklarının oluşturduğu negatif ortamdan canını zor kurtardığını, sürekli telefonlar açılarak tehdit edildiği için çok korktuğunu ve bu sebeple bir daha kendisinin aranmasını istemediğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdığını, akabinde bir daha aramalarına cevap vermediğini, kaza noktasına gelmeden yaklaşık 700 metre önceki kavşakta bulunan mobese kamerasının kazadan saniyeler önce kayda geçen görüntülerinin ilgili birim personeli ile izlenildiğinde sigortalı araç sürücüsünün tutanakta sürücü olarak gösterilen ... olmadığı, polis tarafından araç sürücü koltuğundan çıkarılan ... olduğu tespit edildiğini, ilgili birimlerin bu kayıtların hukuki süreçte mahkeme tarafından talep edilmesi durumunda mahkemeye sunulacağının belirtildiğini, ek tutanak tanzim etmek adına (araç sürücü koltuğundan ...'un çıkartıldığı sürücü belgesinin bulunmadığı açıkça söylenmiştir) mağdurların ve sigortalı araç içindeki şahısların zorunlu olarak karakola götürülerek ifade vermeleri için olay mahallinden ayrıldıklarını, bu sebeple olay yerinde tutulan polis zaptının açıklama sayfasında ... isimli şahsın kaza mahallinde sürücü olduğunu iddia ve beyan eden ... olarak kayda geçtiğinin görüldüğünü, bu tür açıklamaların emniyet güçlerinin sürücü olduğu iddia edilen kişilerin, sürücü olduğu yönünde kanaatlerinin oluşmadığı durumlarda yazıldığı genel bir durum olduğunu, mahkemeden hem duruşma boyunca trafik zaptını düzenleyen polislerin ifadesi ile araştırma raporunda geçen kazayı gören kişilerin ifadelerinin alınması istenmiş, ancak ifadelerin bilirkişi raporu ve emniyetten gelen mobesa kayıtları sonucu alınmadığını, emniyetten gelen mobesa kayıtlarının da yanlış olarak istendiğini, bu durum izah edilmesine rağmen mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, araştırma raporunda dahi olay yerinden 700-800 metre geride kamera olduğunun araştırmacı tarafından tespit edildiğini, emniyet müdürlüğüne gönderilen yazı ile olay mahallinin gerisinde bulunan kameraların olay tarihi itibari ile kayıtlarının istenmesinin daha doğru olacağını, somut gerçekliğe ulaşılacakken böyle bir talepte bulunmalarına rağmen emniyet müdürlüğünden gelen cevaplarda olay yeri kamera kayıtlarının olmadığına ilişkin olduğunu, olay yerinden çok kaza yerinden 700-800 metre ilerde kameralar bulunduğunu, mahkeme tarafından bu delile ve kaza mahallinde tutanak tutan polislerin beyanlarına başvurulmadığını, olayda mağdur olan ...- ... ve polis memurlarının tanık beyanları alındığında somut kaza tarihi ve olayın neticeleneceğini, bu ifadeler olmadan bilirkişi heyetinin raporunun eksik ve denetime elverişli olmadığını, mahkeme tarafından 112 kayıtları, HTS, PTS, kayıtları talep edilmiş olmasına rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini, somut olayın özelliklerine göre sunulu ve talep edilen delillerin değerlendirilmediğini, hayatın olağan akışına göre hiçbir değerlendirme yapılmadan sigorta şirketinin somut ispatı gerçekleştiremediğinden bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, sigortacının tedarikçiler ile yaptığı anlaşmanın sigortalı, bağlamaz demek suretiyle rapor düzenlendiğini, oysa ki poliçe incelense idi parça tedariki mutabakatının sigortalı ile poliçe düzenlendiğinde yapıldığını, iki durum ve iki Yargıtay kararının farklı olduğunu, sigortalı dava konusu uygun bedelli poliçe deki tedarik parça klozu gereğince hasar anında parçaların sigortacıdan tedarik edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, poliçe de yedek parça tedarikinin şirket tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, sonuç olarak yapılan iskontonun davacı ile davalı arasındaki poliçe şartı gereğince yapıldığını, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince her iki tarafın tacir olduğu sözleşmelerde böyle özel şartlar konulabileceğini, araç sürücüsünün başka bir araç sürücüsü tarafından sıkıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunda incelenmesi gerekirken incelenmediğini, dava dilekçesinde belirttikleri üzere ek tutanak, mobese ve PTS kayıtlarının celbi ile kazaya tanık olan mağdur ... ve ... ve olay yerine giden kolluk kuvvetlerinin beyanlarının alınmasına ve kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü ..., ...'un telefon kayıtlarının hts kayıtlarının kaza tarihi itibari ile gsm operatörlerinden celbinden sonra bilirkişilerden davacının kazanın oluş şekli, saatine ilişkin beyanları ile tüm deliller toplandıktan sonra tekrar değerlendirmesi ile ek rapor taleplerinin reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi, kasko ekspertiz raporu, yargılama aşamasında sigorta uzmanı, makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 31/05/2022 tarihli kök, 28/12/2022 tarihli ek rapor, sigortalı araç ruhsatı, sigortalı araç hasar fotoğrafları, kaza tespit tutanağı, davalı tarafından alınan 21/04/2021 tarihli araştırma raporu, Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığıyla ..., Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları, araç kiralama sözleşmesi, davalı tarafından davacı sigortalıya verilen başvuru cevabı, sigortalı araç sürücüsü olarak tutanakta yer alan ...'un kollukta alınan beyanı dosya içerisinde yer almaktadır. Davalı tarafından alınan araştırma raporunda, kazadan saniyeler önce kaza mahallinden yaklaşık 700 mt. geride bulunan mobese kamerası tarafından kayda alınan görüntülerde sigortalı araç sürücüsünün tutanağa geçen sürücü değil, polis ekiplerini kaza mahallinde sürücü koltuğunda bulduğu, ayırca mağdur araç sahiplerinin de sürücü olduğunu beyan ettikleri ...'un sürücü olduğunun anlaşıldığı, polis ekiplerinin bu tespitleri ve mağdur araç sahiplerinin beyanı üzerine olay yerine sigortalı araç içinde bulunan şahısların partili tanıdıkları olduğu anlaşılan kalabalık bir grubun gelerek ekiplerin sürücü olarak ...'u yazmalarının sağlandığının görüldüğü, ancak ekiplerin bunu teyit etmediği, tutanağın açıklama kısmına kaza mahallinde sürücü olduğunu iddia ve beyan eden ... şeklinde giriş yaptıkları, ekipler tarafından ek tutanak tutulduğu, bu tutanakta asıl sürücünün ... olduğu yönünde bilgi bulunduğu bilgisinin alındığı, sürücü değişikliği yapıldığı, ehliyetsiz araç kullanıldığının anlaşıldığı, hasarla ilgili kanaatin olumsuz olduğu bildirilmiştir. Davacı tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine davalı tarafından davacıya verilen 27/04/2021 tarihli cevapta, sürücü değişikliği nedeniyle talebin reddedildiği belirtilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök raporunda, davalının tazminat talebini reddetmesini haklı kılacak halleri ispat edemediği, sigortalı araçta 57.250,73 TL hasar oluştuğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda da aynı görüş tekrar edildikten sonra, sigortalı araçta 55.619,11 TL hasar oluştuğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında, 112 acil çağrı merkezinin belirtilen araç plakaları ve adres bilgisiyle geniş bir tarh aralığında yapılan incelemede herhangi bir ihbar kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. ... yazılan müzekkere cevabından, kaza tespit tutanağında kaza saati 06:30 olup, davalının sürücü olduğunu ileri sürdüğü kişi tarafından kaza tespit tutanağında sürücü olduğu belirtilen kişiyi bu saatten sonra 07:23'de ilk aramasını yaptığı anlaşılmıştır. Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, dava konusu kazayla ilgili herhangi bir kamera kaydı, kamera araştırma tutanağı bulunmadığı, olay anını gören pts ve mobese kamerası bulunmadığı, olay zamanına ilişkin kamera kaydının olmadığı bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağında sürücü olduğunu iddia ve beyan eden ...'un direksiyon hakimiyetini kaybederek iki araca çarptığı belirtilmiştir. Araç kiralama sözleşmesinin davacı ile dava dışı ... arasında akdedildiği, anılan sözleşme ile sigortalı aracın kiralandığı, ...'un da ek sürücü olarak sözleşmede yer aldığı görülmüştür. Kaza tespit tutanağında sürücü olduğunu iddia ve beyan eden olarak belirtilen ... kollukta alınan 10/03/2021 tarihli beyanında aracı kiraladığını, başka bir aracın sıkıştırması nedeniyle park halindeki araçlara çarptığını beyan etmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödemediğini, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacının doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, araçta sürücü değişikliği olduğunu, değiştirilen sürücünün ehliyetinin bulunmadığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu kazanın sigorta poliçelerinin geçerlilik süresi içerisinde meydana geldiği, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından davacı sigortalıya ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazasından sonra araçta sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı, davacı sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, değiştirilen sürücünün ehliyetsiz olup olmadığı, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, davacının hasar bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Davalı yan aşamalarda sigortalının doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigortalı araçta sürücü değişikliği yapıldığını, değiştirilen sürücünün ehliyetsiz olduğunu, hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı yan cevap dilekçesinde ve aşamalarda sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olan ... olduğunu ileri sürmüş, yasal süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde de tanık deliline açıkça dayanmıştır. Bu durumda, mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasında davalı vekiline tanık deliline açıkça dayanması nedeniyle tanık listesi sunmak için kesin süre verilip, verilen kesin süre içerisinde tanık listesinde yer alan tanıkların dinlenmesi için bildirilen tanıklara davetiye çıkarılarak davalı tanıklarının dinlenmesi gerekirken davalı yanın tanık delili toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Öte yandan, davalı vekili cevap dilekçesinde açıkça trafik kazası tutanağını düzenleyen kolluk kuvvetlerinin beyanlarının alınmasına da delil olarak açıkça dayanmış, mahkemece ise davaya konu kazaya ilişkin 05/03/2021 tarihli kaza tespit tutanağını düzenleyen kolluk görevlileri ... ve ...'ın dinlenmesi yoluna gidilmediği gibi, dosya içerisinde yer alan araştırma raporunda kazadan saniyeler önce kaza mahallinden yaklaşık 700 mt. geride bulunan mobese kamerası tarafından kayda alınan görüntülerde sigortalı araç sürücüsünün tutanağa geçen sürücü değil, polis ekiplerinin kaza mahallinde sürücü koltuğunda bulduğu ve ayrıca mağdur araç sahiplerinin de sürücü olduğunu beyan ettikleri ...'un sürücü olduğunun anlaşıldığı yönünde bildirilen kanaat ve sonuç ile yargılama aşamasında Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen olay yerine ilişkin kamera kaydının bulunmadığına dair cevabi yazı arasındaki olaya ilişkin kamera kaydı yönünden oluşan çelişkinin giderilmesi yoluna da gidilmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davalı vekiline tanık listesini sunmak üzere kesin süre verilip, verilen kesin sürede tanık listesinin sunulması halinde bildirilen tanıkların dinlenmesi için tanıklara davetiye çıkarılıp, tanık beyanları alınarak, davalı vekilinin tanık listesinde yer alan kaza tespit tutanağını düzenleyen kolluk görevlileri ... ve ...'ın da dinlenmesi ve araştırma raporundaki olay yerinin yaklaşık 700 mt. gerisindeki olay tarihine ilişkin kamera kaydı bulunduğu ve araştırmacı tarafından izlendiğine ilişkin araştırma raporu ile Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen olaya ilişkin kamera kaydı bulunmadığına dair cevap arasındaki çelişki giderilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2023 tarih 2021/602 Esas 2023/198 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 950,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2023/7498 sayılı takip dosyasına davalı tarafından sunulan 13/04/2023 tarihli 96.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK'nun 36. maddesi uyarınca davalı borçluya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -