11. Hukuk Dairesi 2010/9681 E. , 2012/11790 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2008 tarih ve 2007/221-2008/612 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9681 E. , 2012/11790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2008 tarih ve 2007/221-2008/612 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki dönemde yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, şirket anasözleşmesine göre 30.06.2003 tarihinde ödenmesi gerekli apel borcu için zamanında ortaklara çağrı yapmadıklarını, gecikme faizi ve cezai şart talep etmediklerini, denetim kurulunun gerekli uyarıda bulunmadığını, ayrıca dönemlerine ilişkin kasa açığının tespit edildiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 376.974.68 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin şirkette işçi olduğunu, hakim ortaklara talimat veremeyeceğini, denetçi olan müvekkiline husumet düşmeyeceğini, iş mahkemesinin görevli olduğunu, esasen, apel borcundan ortakların sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 20.07.2000 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, 13.02.2004 tarihinde TMSF tarafından el konulduğu, davalı yönetim kurulu üyeleri ortak ..., ... ve ...’ın apel alacaklarının belirlendiği, dörtte birinin şirketin kuruluşunun tescili tarihinden itibaren 3 ay içinde, ana sermayenin ise, 31.06.2003 tarihinde ödeneceğinin belirlendiği, apel borcunun son ödeme tarihi olan 31.06.2003 tarihinde ortakların temerrüde düşecekleri, sermaye borcunun zamanında tahsil edilmemesiyle davacı zararının doğduğu, aksi halde, sermayesi yüksek olan şirketin ticari itibari ve güvenilirliğinin daha yüksek olacağı, davalıların görevlerini ihmal ettiği, kasa açığının varlığının saptanamadığı, ve bir kasa açığına da rastlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 375.000 YTL apel alacağının 31.06.2003 tarihinden itibarin işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılar aleyhine açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile adli yardım talebinde de bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. Aynı Yasa’nın 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. 336/3. maddesi, bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinden olmadığından, geçici 1. madde kapsamında da değildir. Dolayısıyla anılan davalılar vekilinin temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar vermeye yetkili mercii, temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Dairemizdir. Bu çerçevede davalı ... vekilinin adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 SK.’nun 335 vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen aciz içinde bulunduğunu (fakirlik şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise anılan davalı vekilince sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçesinin ekinde, taleplerini haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Bu durum karşısında Dairemizce davalı ... vekilinin adli yardım talebinin HMK’nun 337/2. maddesi uyarınca kesin olarak reddine, temyiz harcını yatırdığı için de esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin adli yardım talebinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına,aşağıda yazılı bakiye 22.257,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.