T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/811 - 2025/1268 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/811 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2021/326 E - 2022/869 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 YAZIL…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/811 - 2025/1268 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/811 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2021/326 E - 2022/869 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; Müvekkili ...’un, ... Gıda Su Paz. Dağ. Taah. Tic. Ltd. Şti ile 02.07.2016 tarihinde bayilik sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca davalı şirketin bayisi olarak "..." adresinde sözleşmenin davalı yanca haksız ve usulsüz olarak feshedilene kadar kendi ticari isletmesi adına ticaret yaptığını, müvekkili ...’un davalı yan ile 02.07.2016 tarihinde aralarında bayilik sözleşmesi akdettiğini, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ... Bankası A.Ş. nezdindeki TR... iban numaralı hesabından, davalı şirketin yetkilisi ...'in ... Bankası A.Ş.. nezdindeki 1983*** *** ****001 hesap numaralı hesabına peyder pey olmak üzere toplamda 147.500,00 TL ödeme yaptığını, bu aşamada her şey yolundayken dava dışı 3. Kişi olan ... müvekkilin iş yerine gelerek "Senin bu işten anladığın yok, bir şey beceremiyorsun, bu dükkâna el koyuyorum diyerek ve müvekkili bedensel bütünlüğüyle tehdit ederek müvekkilini dükkandan çıkardığını, dükkanı hukuka aykırı olarak ele geçirdiğini ve işletmeye başladığını, müvekkiline davalı şirket tarafından herhangi bir şekilde 02.07.2016 tarihli sözleşmenin fesih edildiğine dair ne sözlü ne de yazılı olarak ihtarname gönderilmediğini, aradan çok geçmeden davalı şirketin dava dışı 3. kişi olan ... ile yeni bir bayilik sözleşmesi yaptığını öğrendiğini, müvekkilinin tezgaha getirildiğini, ayrıca müvekkiline ait olan ... ve ... plakalı 2 (iki) adet araç ve yine müvekkiline ait olan pos cihazını halen dahi "..." adresinde davalı şirketin yeni bayisi olan dava dışı 3. kişi ... tarafından kullanılmaya devam ettiğini, dolayısıyla açıklandığı üzere müvekkilinin işlerini titizlikle yerine getirmekte iken müvekkilinin bayilik sözleşmesi davalı yanca usulüne uygun olarak fesih edilmediğini, haricen yapılan araştırmalarda müvekkile gönderilen bayilik sözleşmesi fesih ihtarnamesi'nin dava dışı 3. kişi olan ... tarafından tebellüğ edildiği bilgisine ulaşıldığını, fakat hiçbir şekilde ihtarnamenin tarihi ve konusunun tarafınca bilinmediğini, dolayısıyla 02.07.2016 tarihli bayilik sözleşmesi'nin devamının taraflar için çekilmez hale gelmediğinden dolayı davalı şirketin bayilik sözleşmesi'ni haklı nedenle fesih ettiği iddiasının asılsız olduğunu, davalı yanın, dava dışı 3. Kişi olan ... ile iş birliği içine girmek suretiyle müvekkilinin haklarını gasp ettiğini, davalı yanca müvekkilinin bayilik sözleşmesinin usul ve yasaya tamamıyla aykırı şekilde fesih edildiğini, dolayısıyla da müvekkilin telafisi imkânsız zararları doğduğunu, bu zararlardan yalnızca 1 (BİR) tanesinin müvekkilinin bayilik sözleşmesi'nin IV. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca davalı yana ödediği 147.500,00 TL'nin haksız yere heba olması olduğunu, davalı şirketin kendisine bayilik sözleşmesinin devam edeceği güvencesiyle yatırılan para dolayısıyla sözleşmenin haksız feshedilmesi gerekçesiyle sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin 147.500,00 TL'nin geri ödenmesi saikiyle Ankara 20. İcra Dairesi nezdinde 2020/12086 Esas numarasıyla ilamsız icra takibine geçtiğini, fakat davalı yanın bu takibe süresinde lâkin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla Davalı/borçlunun haksız itirazının iptaline, Davalı/borçlunun, takip miktarının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; müvekkil firmanın, ... Memba Suları San. Ve Tic. A.Ş. tarafından üretilen ... markalı kaynak sularının Ankara ve ilçelerinin bölge bayisi olduğunu, Davacının ise müvekkilinin Dikmen- Öveçler- Sokullu- İlker- Akpınar- Karapınar bölge bayisi olduğunu, taraflar arasındaki bayilik başlangıç tarihi, iddianın aksine 2.7.2016 değil, 3.6.2016 tarihi olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında ilk olarak 3.6.2016 tarihinde bayilik sözleşmesi yapıldığını, ancak davacının, bu sözleşmeyi kaybettiğini, İl Sağlık Müdürlüğü denetimlerinde ibraz edemediğini, yeni bir sözleşme yapılmasını beyan ve talep ettiği için yeniden davacının sözünü ettiği 2.7.2016 tarihli sözleşmenin yapıldığını davacının, dava dilekçesinin 4.Sayfasında sözü geçen 147.500,00 TL'lik ödeme ile ilgili beyanlarının doğru olmadığını, müvekkili şirket nam ve hesabına, şirket ortağı ... hesabına ödenen miktar 147.500,00 TL değil, 83.310,00 TL olduğunu, bu ödemenin sebebini iddianın aksine davacının keşidecisi, müvekkilinin lehdarı olduğu; - 03.06.2016 keşide tarihli 16.07.2016, 16.08.2016, 16.09.2016, 16.10.2016, 16.11.2016 vadeli toplam 11.000,00 TL bedelli, -16.12.2016 vadeli, 3.000,00 TL bedelli, -16.01.2017 vadeli, 5.000,00 TL bedelli, -16.02.2017 vadeli, 5.000,00 TL bedelli, -16.03.2017 vadeli, 5.000,00 TL bedelli, -16.04.2017 vadeli, 5.000,00 TL bedelli, -16.05.2017 vadeli, 5.000,00 TL bedelli, -16.06.2017 vadeli, 5.000,00 TL bedelli, -16.07.2017 vadeli -16.08.2017 vadeli -16.09.2017 vadeli -16.10.2017 vadeli -16.11.2017 vadeli -16.12.2017 vadeli -16.01.2018 vadeli -16.02.2018 vadeli -16.03.2018 vadeli -16.04.2018 vadeli -16.05.2018 vadeli -16.06.2018 vadeli -16.07.2018 vadeli -16.08.2018 vadeli -16.09.2018 vadeli -16.10.2018 vadeli -16.11.2018 vadeli -16.12.2018 vadeli -16.01.2019 vadeli -16.02.2019 vadeli -16.03.2019 vadeli -16.04.2019 vadeli -16.05.2019 vadeli -16.06.2019 vadeli -16.07.2019 vadeli -16.08.2019 vadeli -16.09.2019 vadeli -16.10.2019 vadeli -16.01.2020 vadeli, 5.000.00 TL bedelli, 5.000.00 TL bedelli, 5.000.00 TL bedelli, 5.000.00 TL bedelli, 5.000.00 TL bedelli, 5.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 7.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 9.000.00 TL bedelli, 2.000.00 TL bedelli, bonolar olduğunu, davacının bu ödemelerinin yukarıdaki borçlarından kaynaklanan alacaklar için olduğunu, hatta bonolardan kaynaklanan toplam ödemenin 83.310,00 TL olduğunu, müvekkilinin hala bonolardan 166.690,00 TL alacağı bulunduğunu, davacının, önceleri bayileri olması, bayilik feshedildikten sonrada borç batağında olması ve tahsil kabiliyeti olmaması, gereksiz yere masraf yapmamak sebepleriyle bonolar takip konusu yapılmadığını, Taraflar arasındaki bayilik Sözleşmesinin yasaya aykırı feshedildiği iddiasının doğru olmadığını, davacının, dava dışı ... ile ihtilafı ve beyanları müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin bu ilişkilerde taraf olmadığı ve aralarında ne olup bittiğini de bilmediğini, müvekkili firmanın ... Memba Suları San. Ve Tic.A.Ş. tarafından üretilen ... markalı kaynak sularının Ankara ve ilçelerinin bölge ana bayisi, davacıda müvekkil firmanın Dikmen-Öveçler-Sokullu-Îlker-Akpınar-Karapınar bölge bayisi olduğunu, Müvekkil firmanın, üretici firma ile yapmış olduğu ana bayilik sözleşmesindeki yükümlülükleri gereğince, düzenli olarak memba sularını almak ve bayileri aracılığıyla bunları tüketiciye ulaştırmak zorunda olduğunu, Davacının da aynı şekilde, işyerini aktif halde bulundurmak, işinin başında bulunmak, özenli bir tacir gibi hareket etmek, düzenli aralıklarla müvekkilinden su almak ve bunları nihai tüketici müşterilerine ulaştırmak zorunda olduğunu, Tacir olan ve müvekkiline karşı bayilik sözleşmesinden doğan yükümlülükleri bulunan davacının 2020 yılı başından itibaren işyerine uğramadığını, işinin başında bulunmadığını, defalarca telefonla aranmasına rağmen telefonlara dönmediğini, işyerine gidildiğinde kendisinin uzun zamandır işyerine gelmediği, işinin başında bulunmadığının görüldüğünü, not bırakılmasına rağmen geriye dönüş yapmadığını, borç batağına düştüğünü, aleyhinde İstanbul 4.İcra Müdürlüğü'nün 2018/41988 E., Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2019/11909 E., Ankara 9.İcra Müdürlüğü'nün 2014/11375 E.ve Ankara 3.İcra Müdürlüğü'nün 2019/9144 E. sayılı dosyalarından başka alacaklılarca icra takipleri yapıldığını, ayrıca müvekkili firmanın ortaklarının adına olan grup firmalarından ... Nak.Enerji İnş.İth.ve İhr.Tic. Ltd. Şti. adına ... plakalı ve ... ve Meş.Gıda Paz.Nak.İth.İhr.Tic. Ltd. Şti. adına olan ... plakalı araçların bayilik su dağıtım işlerinde kullanmak üzere Ankara öO.Noterliği'nden düzenlenen 4.5.2017 tarih, 18697 ve 18698 yevmiye sayılı sözleşmelerle davacıya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışı yapılan araçların satış bedellerinin ödenmediğini, yine yukarıda arz edilen bonolardan kalan 166.690,00 TL ve gerekse aşağıda arz edilecek olan cari hesaptan kaynaklanan 128.197,08 TL borçlarını müvekkile ödemediğini, tüm bu sebeplerle bayilik sözleşmesi yasaya ve sözleşmenin ilgili hükmü gereğince feshedildiğini, dolayısıyla fesihnamenin haklı sebeplere dayandığını, davacının müvekkiline hala toplamda 294.887,08 TL borcu varken, müvekkiline karşı bu davayı açmış olması kötüniyetli olduğunu gösterdiğini beyanla arz ve izah olunmaya çalışılan ve resen takdir buyurulacak sebeplerle, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, dava değerinin % 20'den aşağı olmamak üzere takdir olunacak kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkilime ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı ... Gıda Su Paz. Dağ. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ...’a gönderilen Ankara 68. Noterliğinin 32090 yevmiyesinde kayıtlı 07.10.2020 tarihli ihtarname ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin VII maddesinin 2. Fıkrası gereğince feshedildiğinin bildirildiği, davalının davacıya gönderdiği iş bu noter ihtarnamesinde fesih sebebi olarak ileri sürdüğü “bayilik işyerine uğramadığınız, işinizin başında durmadığınız, işlerinize gerekli özeni göstermediğiniz, defalarca aramamıza rağmen telefonlarımıza çıkmadığınız, cevap vermediğiniz, şirketimizle yaklaşık 9 aydır şifai olarak irtibat kurmadığınız” şeklindeki iddialarını ispatlar nitelikte dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, ancak, fesih sebebi olarak ileri sürdüğü "davacı bayinin ödenmemiş birikmiş borcunun olduğu" hususunun ise alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, taraflarca sunulan bayilik sözleşmelerinin 4.maddesinde “Bayi yukarıdaki maddelere uygun olarak şirketten temin ve tedarik ettiği ürün bedelini şirketin belirlediği biçim ve zamanda ödemekle yükümlüdür. ” denilmekle, herhangi bir ödeme vade belirlenmediği gibi, davalı tarafından fesih öncesi davacının temerrüdüne ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davalı tarafından davacıya 25.07.2016-07.10.2020 tarihleri arasında düzenlenen faturaların toplam 1.311.011,47 TL olduğu, davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin 1.167.289,31 TL olduğu, ayrıca davacının bayilik sözleşmesinin devam edeceği inancıyla sözleşmenin IV. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca davalı şirket yetkilisi ... hesabına perdeypey olmak üzere gönderdiği miktarın 77.800,00 TL olduğu, buna göre davacının 2000 yılından 2001 yılına devreden 143.722,16 TL borcunun bulunduğu, davalının takas mahsup talebi de dikkate alındığında; davalının davacıya borcunun bulunmadığı, bilakis 66.922,16 TL alacağının olduğu, bu nedenle davacının talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; müvekkilinin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklı üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafça haklı neden gösterilmeksizin sözleşmenin fesih edildiğini, davalı tarafından sözleşmenin fesih edildiğine dair ne sözlü ne yazılı ihtarname gönderilmediğini, sözleşmenin feshi için bir takım kriterlere uyulması gerektiğini, davalının dava dışı ... ile iş birliği yaparak müvekkilinin hakları gasp edildiğini, davalı şirkete verilen 50.000TL bedelli teminat senedinin iade edilmesi gerektiğini, teminatın paraya çevrilmesini gerektirir bir durum bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı, davacı tarafça sözleşme hükümlerine göre ne miktar ödeme yapıldığı, davacının sözleşme koşullarını ihlal edip etmediği, fesih nedeniyle yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme koşullarına göre davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız feshedildiği ileri sürülen bayilik sözleşmesi dolayısıyla ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemlidir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, davacının dava tarihi olan 20/05/2021 tarihi itibari ile davalı şirkete 143.722,16TL borcunun bulunduğu, davalının takas mahsup talebi de dikkate alındığında; davalının davacıya borcunun bulunmadığı, bilakis 66.922,16TL davalının davacıdan alacağının olduğu, bu nedenle davacının talebinin haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."