T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1738 - 2025/2124 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1738 KARAR NO : 2025/2124 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2023 NUMARASI : 2019/404 E. - 2023/216 K. DAVANIN KONUSU : Faydalı Modele yönelik tecavüzün tespiti ve Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1738 - 2025/2124 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1738 KARAR NO : 2025/2124 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2023 NUMARASI : 2019/404 E. - 2023/216 K. DAVANIN KONUSU : Faydalı Modele yönelik tecavüzün tespiti ve Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/05/2023 tarih ve 2019/404 E. - 2023/216 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin damperli kamyonların yük boşaltımı esnasında aracın şahlanmasını, şahlanarak devrilmesini engelleyen bir buluş bulduğunu, 2018/6891 numaralı başvuru ile söz konusu buluş için faydalı model başvurusunda bulunduklarını ve başvurunun 21/06/2018 tarihinde yayınlandığını, davalı tarafından müvekkili şirkete ait faydalı model hakkına tecavüz edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan buluşu, tescil tarihinden sonra ... A.Ş. firmasının 50 kamyonunda ayrı ayrı kullandığını, bu kamyonlar için yaptığı işe dair faturaları keserek bedelini tahsil ettiğini ileri sürerek şimdilik müvekkilinin uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak 1.000 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 16.000 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, yetkili mahkemenin Konya mahkemeleri olduğunu, söz konusu buluş ile ilgili olarak 16/05/2018 tarih 2018/06891 numaralı başvuru 01/07/2018 tarihinde araştırmaya gönderilmiş olup, henüz sonuçlanmadığını, davacı tarafından yapılan faydalı model belgesindeki hidrolik sistem ile yaptıkları sistemin aynı olmadığını, davacı tarafından faydalı model başvurusunda bulunulan sistemin kendileri tarafından yeni bulunmuş bir sistem olmayıp, müvekkili şirket tarafından 2004 yılından beri kullanılan bir sistem olduğunu, kaldı ki davacının faydalı model başvurusunda bulunmuş olduğu sistemde kullanılmış olan malzemelerin bizzat müvekkili şirkete ait olduğunu, söz konusu faydalı model başvurusunun yenilikçi niteliği olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf vekilinin, 16/05/2018 tarihinde başvurusu yapılan 21/05/2020 tarihinde de bültende yayınlanan 2018/06891 sayılı "Damper Kasalarındaki Tertibatlanma" buluş başlığı adını taşıyan faydalı modele yönelik davalı tarafın kullandığı kamyon araçlarında, tescil tarihinden sonra ... A.Ş. firmasının 50 kamyonunda ayrı ayrı kullandığını, bu kamyonlar için yaptığı işe dair faturaları keserek bedelini tahsil ettiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise usuli itirazlarından sonra müvekkili şirketin kendi hidrolik sistemini kullandığını, davacı sisteminin yıllardır başkaları tarafından da kullanıldığını savunduğu, davada ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu, davacı tarafın ihlal görüntülerinin yer aldığı CD'yi delil olarak sunmuş olup 04.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait faydalı model istemindeki özelliklerin tamamının davalı tarafından üretildiği ve satıldığı iddia edilen üründe olup olmadığının videolardan tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, davalı işyerinde talimat yoluyla yerinde yapılan incelemede de faydalı modelin ihlal edildiğinin kanıtlanamadığı, 13/01/2022 tarihli ön raporda ve tutanakta "davalı şirket adresinde (merkezinde) incelenecek damperli kamyon olmadığının belirlendiği, davacı talebi üzerine Kayseri /Develi Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine talimat yazılarak dava dışı ... A.Ş firmasının damperli kamyonları üzerinde talimat yoluyla keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu firmanın ... plakalı damperli kamyonları üzerinde davacıya ait 2018/06891 sayılı faydalı model isteminde yer alan unsurların tamamın bulunduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, bu firmaya kamyonlardaki kullanılan ürün veya parçaların (faydalı model kapsamında olanlar) davalı ... firmasından temin edilip edilmediği, temin edilmiş ise buna ilişkin tüm kayıt ve belgelerin tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkemeye gönderilmesi konusunda 17/02/2023 tarihli müzekkere yazıldığı, yazının 22/02/2023 tarihinde yazı tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap, defter ve kayıtlar sunulmadığı, ihlal oluştuğu tespit edilen dava dışı firmaya ait kamyonlardaki parçaların davalı tarafından satıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece, öncelikle dosyaya mali müşavir bilirkişi tayin edilerek davalı şirket tarafından dava dışı şirket ve şirketlere davaya konu edilen faydalı modele ilişkin satış faturaları ve sair delillerin toplanarak da sonucu varabilecekken, davalı şirket kayıtlarının bu yönüyle incelenmeden hüküm tesis edilmesinin usule aykırı bulunduğunu, dava dilekçesinde dayanılan delillerden birinin de, davalı şirket tarafından dava dışı şirketlerden özellikle ... şirketine keşide edilen faturalar olduğunu, bu itibarla, davalı şirketin ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan davanın ispat edilmediği yönündeki hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı bulunduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında iddianın ispat edilmediğinden kastın zararın ispatı olduğunu, zararın ispatı açısından ise yukarıda izah edildiği üzere davalı şirketin davaya konu edilen faydalı modelin satışına ilişkin kayıtları incelenmeden hüküm tesis edilmiştir ki, bunun açıkça hukuka aykırı bulunduğunu, mahkeme tarafından üçüncü kişilerin elindeki deliller toplanması yönündeki gerekçesinin de hukuka aykırı olup, bu yönüyle de yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, zira, HMK.'nin 221.maddesinde belirtilen hükmüne uyulmadığını, dosya kapsamında davalının müvekkili şirket adına tescilli faydalı modele tecavüz ettiğinin kanıtlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, faydalı modele yönelik tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile taraf beyanlarından, davacı tarafça kendisine ait faydalı modele davalı tarafça tecavüz edildiği iddiasında bulunulduğu, davalı tarafça davacı tarafın faydalı modelinin yeni bulunmuş bir sistem olmadığının savunulduğu, dosya kapsamında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, tespit yapılan kamyonlarda bulunan düzeneklerin davacının faydalı modeline tecavüz ettiğinin belirlendiği görülmekte olup, mahkemece ihlal oluştuğu tespit edilen dava dışı firmaya ait kamyonlardaki parçaların davalı tarafından satıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacının iddiası, söz konusu faydalı modele tecavüz ettiği iddia edilen parçaların davalı tarafından üretilerek dava dışı firmaya satıldığıdır. Yani mahkemece bu iddia ve dayanılan deliller karşısında, davalı tarafça dava dışı ... A.Ş.'ye dava konusu faydalı modeli içeren bir satış yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmektedir. Buna da davalı şirketin ticari kayıtları incelenerek ulaşılabilecektir. O halde mahkemece davalı şirket kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmaksızın ve bu yönde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ticari ilişkinin kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılması doğru bulunmamıştır. Diğer taraftan, mahkemece, dava dışı firmaya, kamyonlarda kullanılan ürün veya parçaların davalı ... firmasından temin edilip edilmediği, temin edilmiş ise buna ilişkin tüm kayıt ve belgelerin tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkemeye gönderilmesi konusunda 17/02/2023 tarihli müzekkere yazıldığı, yazının 22/02/2023 tarihinde yazı tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap, defter ve kayıtlar sunulmadığı anlaşılmakta olup, mahkemece başkaca bir yazı veya araştırma ya da tekid yapılmadan davanın ispatlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Oysa ki, HMK'nın "Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi" başlıklı 221. maddesinde; "(1) Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. (2) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir. (3) Belgeyi ibraz zorunda olanlar, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre, belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilirler. Belgeyi ibraz veya bu konuda tanıklık yapmak zorunda olanlar hakkında, tanıklara ilişkin hükümler uygulanır." hükmü bulunmaktadır. Mahkemece, dava dışı firmaya bu madde usulünce bir müzekkere yazılıp, yine bu maddede belirtilen prosedür uygulanarak bir sonuca varılması gerekmekte iken, bu yönde bir uygulama yapılmaması da yerinde bulunmamıştır. Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/05/2023 gün ve 2019/404 E. - 2023/216 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.