11. Hukuk Dairesi 2011/9231 E. , 2012/16774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2010/90-2010/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha
**11. Hukuk Dairesi 2011/9231 E. , 2012/16774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2010/90-2010/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ... Bey/İzmir Şubesindeki hesabından 32.300.00 TL'nın internet bankacılığı yoluyla müvekkilinin bilgisi dışında üçüncü bir şahsın hesabına havale edildiğini iddia ederek, davalının sorumluluğu nedeniyle 32.300.00 TL'nın olayın vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizin,fazlaya yönelik hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.100 TL'sının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Banka vekili, işbölümü ilk itirazında bulunmuş,davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması sebebiyle müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını,müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmeti güvenliğini sağlamak için tüm önlemleri aldığını, davacının kendi kusurlu hareketleri nedeniyle zarara sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu,sorumluluğu tümüyle müşteriye yükleyen genel işlem şartlarının BK 19. ve 20. maddeleri uyarınca batıl olduğu, dava konusu internette havale işleminin davacı tarafından yapılmadığı, davacının kendi sisteme giriş bilgilerini kasten vermediği, kötü niyetli kişilerin bankaların internet bankacılığı sistemindeki güvenlik açıklarını kullanarak işlemi gerçekleştirdikleri davalının internet bankacılığında kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlamak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.100.00 TL'sının dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince, davacı vekili dilekçesinde uyuşmazlık konusu alacağa haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği halde, mahkemece dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faizine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmişse de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan ''dava tarihinden titbaren'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''29/04/2005 tarihinden itibaren'' kelimelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 316,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.