TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2018 NUMARASI : 2018/123 Esas 2018/538 Karar DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak DAVA TARİHİ : 06/02/2018 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda …
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 205/1758 Esas 2026/64 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1758 KARAR NO : 2026/64 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2018 NUMARASI : 2018/123 Esas 2018/538 Karar DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak DAVA TARİHİ : 06/02/2018 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı şirket ile ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2110 Esas 2020/1525Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 10/01/2022 tarih ve 2021/2978 Esas 2022/33 Karar onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2022/34012 başvuru numaralı dosyada 30/07/2025 tarihli karar ile Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli listenin (E) sütununda belirtilen mahkemelere gönderilmesine karar verilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 26.405,00 Euro yatırdığını, ancak talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek, haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihden itibaren işleyecek döviz faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar ... ve şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. Davalı ...'a ve vasisine dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 21.728,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı şirket ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, SPK listelerinin hatalı değerlendirildiğini, davacının ve ödeme hile iddiasını ispatlayamadığını, taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, ödeme belgelerinin dikkate alınmadığını, yemin delilini kullanma haklarının engellendiğini, isticvap taleplerinin reddedildiğini, davacının yedinde bulunan hisse senetlerinin davalı şirkete iadesine karar verilmediğini, ıslah talebinin kabul edilemeyeceğini, dava tarihindeki yabancı para değeri üzerinden zarar hesabı yapılamayacağını, ıslah ile artırılan miktara dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödenen para biriminin ne olduğunun ödeme ibaresinin yazılı olduğu ve belge içeriğiyle tutarlı olan ortaklık durum belgesinde yer aldığını, davalı tarafından takas mahsup defi ileri sürülmeden ödeme nitelendirilmesi yapılmasının yerinde olmadığını, müvekkilinin alacağının yanlış hesaplandığını, haksız fiil olgusu kabul edilmesine rağmen TBK'nun 117.maddesinin uygulanmamasının çelişki oluşturduğunu, vekalet ücreti hesabının hatalı yapıldığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve davalı şirkete ödenen paranın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili, davalı şirket ve ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2110 Esas 2020/1525 Karar sayılı ilamı ile davacı vekili, davalı şirket ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 3332 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen karara karşı, davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/01/2022 tarih ve 2021/2978 Esas 2022/33 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2110 Esas 2020/1525 Karar sayılı ilamına yönelik verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin anılan ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda bu kez Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm 2022/34012 başvuru numaralı dosyasında 30/07/2025 tarihli karar ile, Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ekli listenin (E) sütununda belirtilen mahkeme olan Dairemize gönderilmesine ilişkin karar verildiği görülmüştür. Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sırasında, davacı vekili Av. ... 09/01/2026 tarihli UYAP üzerinden sunduğu e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davacı vekili Av. ...'ün dosya içerisinde yer alan T.C. Köln Başkonsolosluğu'ndan alınan 18/01/2018 tarihli vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur. Somut dosyada; Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararı ile yeniden yargılama yapılması için dosya Dairemize gönderilmekle kesinleşmeye yönelik hukuki sonuçlar ortadan kalkmakla feragat beyanı üzerine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, HMK'nun 310/2. "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. " maddesi gereğince davadan feragatin mümkün olduğu gözetilerek davacı vekili Av. ...'ün feragat talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında davalılar ... ve şirket vekili Av. ...'in 12/01/2026 tarihli Uyap üzerinden gönderdiği e-imzalı dilekçesindeki feragat nedeniyle davacıdan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı hususu gözetilerek anılan davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmediği gibi, anılan davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek davacı vekili ile davalı şirket ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekili ile davalı şirket ve ... vekilinin istinaf başvurularının, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek KABULÜNE, 2-Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2018 tarih 2018/123 Esas 2018/538 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 4-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 488,00 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 2.095,08 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.607,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına, 6-Yargılama aşamasında vekille temsil edilen davalılar şirket ve ... yararına talebi gözetilerek vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalılar şirket ve ... tarafından yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerinin talep gözetilerek anılan davalılar üzerinde bırakılmasına, 8-HMK'nun 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davalılar şirket ve ... tarafından yatırılan 1.743,87 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara iadesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar şirket ve ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin talebi gözetilerek anılan davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ve talebi bulunmadığından davalılar şirket ve ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/01/2026 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.