T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1063 Esas KARAR NO : 2026/268 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette…
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1063 Esas KARAR NO : 2026/268 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketten gayrimenkul satın aldığını, davalı şirket gayrimenkulü teslim etmediği gibi yapılan ödemeleri de iade etmediğini, Tüketici Mahkemesinde dava açtığını, alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkeme ilamı ile takip başlattığını ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı yanca sunulacak delillere karşı ek delil ve karşı delil sunma hakları ile fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davacı yana delillerini tarafımıza tebliğ ettirmesi için kesin süre verilmesine, aksi halde delil sunmaktan vazgeçmiş sayılmasının kabul edilmesine, öncelikle müvekkili şirketin yalnızca 2021 yılı içinde 60 milyon Türk Lirası üzerinde Innovia 4. etap projesi başta olmak üzere tüketicilere yani müvekkil şirketin müşterilerinden sözleşmeyi fesh eden kişilere ödeme yapmış ve yapmaya da devam etmekte olduğundan; Ekte sunulan; Kamuoyu Aydınlatma Platformu (KAP)’nda yapılan açıklama, Bağımsız Denetim Raporları Şirketin Ödemelerini Gösteren Tablolar ve Faaliyet Raporları, Gayrimenkul Değerleme Raporları, Ticaret Sicil Gazetesi, Projeler, Tapu Kayıtları ile birlikte Müvekkil şirketin defter ve kayıtlarında müvekkilin faaliyetlerine devam ettiğinin belirlenmesi ile müvekkilin aciz halinde olmadığının, malvarlığının borçlarından fazla bulunduğunun ve ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, her hâlükârda usule, yasaya ve açıkça hukuka aykırı şekilde açılan ve şartları oluşmamış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkilihl şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Birleşen dosya Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketten gayrimenkul satın aldığını, davalı şirket gayrimenkulü teslim etmediği gibi yapılan ödemeleri de iade etmediğini, Tüketici Mahkemesinde dava açtığını, alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkeme ilamı ile takip başlattığını ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı yanca sunulacak delillere karşı ek delil ve karşı delil sunma hakları ile fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davacı yana delillerini tarafımıza tebliğ ettirmesi için kesin süre verilmesine, aksi halde delil sunmaktan vazgeçmiş sayılmasının kabul edilmesine, öncelikle müvekkili şirketin yalnızca 2021 yılı içinde 60 milyon Türk Lirası üzerinde ..... etap projesi başta olmak üzere tüketicilere yani müvekkil şirketin müşterilerinden sözleşmeyi fesh eden kişilere ödeme yapmış ve yapmaya da devam etmekte olduğundan; Ekte sunulan; Kamuoyu Aydınlatma Platformu (KAP)’nda yapılan açıklama, Bağımsız Denetim Raporları Şirketin Ödemelerini Gösteren Tablolar ve Faaliyet Raporları, Gayrimenkul Değerleme Raporları, Ticaret Sicil Gazetesi, Projeler, Tapu Kayıtları ile birlikte Müvekkil şirketin defter ve kayıtlarında müvekkilin faaliyetlerine devam ettiğinin belirlenmesi ile müvekkilin aciz halinde olmadığının, malvarlığının borçlarından fazla bulunduğunun ve ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, her hâlükârda usule, yasaya ve açıkça hukuka aykırı şekilde açılan ve şartları oluşmamış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkilihl şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; İİK'nin 177.maddesince ilama dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kayıtlarının gönderildiği, sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. İflas avansının yatırıldığı, davacı tarafından ilanın alınmadığı, yazılan müzekkereye cevap verildiği, şirket yetkilisine tebligatın yapıldığı görüldü. İİK 177/son maddesi uyarınca İİK 178/2 ve İİK 166/2 maddesi gereğince Ticaret Sicil Gazetesi ve Türkiye genelinde yayınlanan trajı en yüksek 5 büyük gazetede iflas talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı hususu ve duruşma günü ilan edilmiştir. Davalı şirketin Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında geçici mühlet kararı aldığı sonrasında red edildiği görüldü. Daha sonra İşbu eldeki dava doğrudan iflas talebi olduğu dikkate alınarak geçici mühlet kararı verilen İstanbul Anadolu ..... ATM'nin ..... esas sayılı dosyası sonuçları itibariyle bu dosyayı doğrudan etkilediğinden HMK 165 maddesi uyarınca söz konusu konkordato başvuru sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş ancak İstanbul Anadolu ..... ATM'nin ..... esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden yapılan sorgulamada 04/03/2026 tarihi itibariyle karara çıktığı, konkordato talebinin reddine karar verildiği, tedbirlerin kaldırıldığı anlaşıldığından kesinleşmesi beklenmeden yargılamanın devam etmesine karar verilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır. İflas davası için yetkili ticaret mahkemesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir ( İİK 154/ III c.2). Bu yetki, kamu düzenine ilişkin ve kesindir. He ne kadar davalı dava devam ederken sicil adresine göre muamele merkezini değiştirip sonrasın konkordato başvurusunda bulunmuş ise davanın açıldığı tarihi itibariyle mahkememiz yetkili olduğundan bu adres değişikliğinden yetki bakımından bir değişiliklik olmayacaktır. İİK'nın 181. maddesinin aynı Kanun'un 160. maddesine yaptığı yollama nedeniyle, İİK'nın 179. madde hükümü uyarınca doğrudan iflas talebinde bulunan alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar gerekli masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli tebliğ masraflarını avans olarak mahkeme veznesine yatırmalıdır. Somut olayda borçlu şirketin muamele merkezinde iflas davası açılmış, belirtilen harç ve masraflar yatırılmıştır. Birleşen Davacı Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasıyla dava ikame edilmiş ve anılan davada Sayın Mahkeme ..... Karar numaralı 12/12/2023 tarihli karar ile; "Davanın KABULÜ ile; Toplam 1.048.134,47-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin .... Esas ..... Karar sayılı ve 12/12/2023 tarihli kararı Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulmuş Bunun üzerine ilamlı icra takibi başlatılarak davalıya icra emirleri tebliğ olunmuştur. İcra emrine rağmen borçların ödenmediği görülmüştür. İİK 177. maddesinde "Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. 1 - Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2 - Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3 - 308 inci maddedeki hal varsa;(1) 4 - İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye'de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır. (Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır." hükmü yer almaktadır. İcra ve İflas Kanunun 177/1-4. bendinde, ilama müstenit alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmediği takdirde, Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessil, bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddetle mahkemeye çağırılacağı düzenlenmiştir. Şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapılmış duruşmaya katılamamış ve mazeret de bildirmemiştir. Somut davada, davacı alacağı ilama dayanmakla birlikte, ilamdaki faiz ve feriler,i bakımından takibin aynen devam ettiği dikkate alındığında davacı söz konusu ilama dayanan alacağın ödenmesi için İcra takibi başlatmış ve yapılan tebligatlara rağmen davalı borcu ödediğine dair beyanda bulunmamıştır. Eldeki davada davacı alacaklı İİK 177/4 uyarınca bendine göre doğrudan doğruya iflas talebinde bulunmuştur. İlamlara dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemiş olması halinde İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca iflasa tabi bir borçlunun doğrudan iflası talep edilmektedir. Alacaklının ilama dayalı doğrudan doğruya iflas talep edebilmesi için, hükmün kesinleşmesi gerekmez. Ancak borçlu Yargıtaydan icranın geri bırakılması kararı alıp, ticaret mahkemesinde ibraz etmesi halinde ticaret mahkemesi hükmün kesinleşmesini HMK'nın 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapar. Hükmün onanması halinde iflasa karar verilir, borçlunun borcu olmadığına ilişkin bozma kararı verilmesi halinde ise davanın reddine karar verilir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarih .... esas .... karar sayılı ilamında ''... Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı şirket temsilcisine İİK'nın 177/son maddesi gereğince dinlenmek üzere tebligat çıkarılarak çağrılan şirket temsilcisinin duruşmaya katılmadığı, davalı şirketin İİK'nın 177/4. maddesine dayalı olarak doğrudan iflasının talep edildiği, davacıların ihbar ve kıdem tazminatlarına ilişkin iş mahkemesi kararlarının icraya konulduğu, icra emirlerinin davalı şirket vekiline tebliğine rağmen borcun ödenmediği, her ne kadar davacılar hakkında verilen kıdem tazminatına ilişkin kararlar kesinleşmemiş olsada bu kararların kesinleşmemiş olmasının söz konusu iflas davasında nazara alınmayacağı, dosyaya sunulan tehiri icra kararı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. Kararı, müdahil vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.'' şeklinde gerekçe bulunmaktadır. Diğer doğrudan iflas taleplerinde olduğu gibi ilama dayalı iflas talebinde de depo emri çıkartılmaz. Buna karşılık, ilamlı icranın iflas yolu ile takibe çevrilmesi halinde takip ve iflasa dayanarak iflas istenmesi halinde depolarının çıkartılması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Onursal Başkanı Mahmut Bilgen, Konkordato İflas ve Yargılama Usulü, Adalet Yayınevi, 3.baskı, Ankara ,bkz:643) Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 16.05.2014 tarih ..... esas .... karar sayılı ilamı ''... Doğrudan iflas davalarında iflas şartlarının mevcudiyetinin tespiti yeterli olup, takipli iflas yollarında olduğu gibi borcun ödenmesi için süre verilmesi ya da depo kararı çıkartılmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkemenin davalıya borçlarını ödemesi için süre vermesi de kabul şekli itibariyle belirtilen ilkeye aykırıdır.'' şeklindedir. Benzer nitelikte Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 05.05.2017 tarih ..... esas, ..... karar sayılı ilamında ''... Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacaklı bulunduğu ve talebine esas olan Antalya ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı icra takibine konu Antalya ..... İş Mahkemesi'nin ..... E., ..... K. sayılı ilamının henüz kesinleşmemekle birlikte davanın açılması için bu mahkeme kararının kesinleşmesine gerek bulunmadığı, takip konusu alacağın borçlu olan davalı tarafından ödenmediği, davalı temsilcinin duruşmada, borcun bir kısmını ödedikleri, geri kalan kısmı da ödeyeceklerine dair savunmasına, davacı tarafın bu savunmanın davanın uzatılmasına yönelik olduğu ve borcun tamamının ödenmediğini bildirilmesi karşısında, davalının doğrudan doğruya iflas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. '' şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda Davacı Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı ve 12/12/2023 tarihli kararı Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulmuş icra dosyası ile Bunun üzerine ilamlı icra takibi başlatılarak davalıya icra emirleri tebliğ olunmuştur. İcra emrine rağmen borçların ödenmediği görülmüştür. Asıl dosyada Davacı vekili tarafından 05/02/2026 tarihli duruşmada davadan feragat ettiği bildirildiği görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olduğu, feragatin usulüne uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur." Feragat, tek taraflı ve davayı sona erdiren kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran işlem olup, feragatın hüküm ifade etmesi mahkemenin ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalardandır. Davacı davadan usulüne uygun feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine, talep edilmediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde asıl dosyanın feragat nedeniyle karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden tüm bu nedenlere;Taraflarca sunulan tüm deliller yukarıda belirtilen bilgiler ışığında bir bütün olarak birlikte incelendiğinde: davanın İİK'nın 177/4 maddesine dayandığı, iflasa tabi borçlunun doğrudan iflasınn istenebileceği, bu haliyle ilama dayalı borcun ödenmemesi nedeniyle İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca depo kararı verilmeksizin ilama dayalı alacağı ödenmediği dikkate alınarak davalının doğrudan iflası için gerekli şartların oluştuğu sabit olmuş sonuç olarak davanın kabulü ile Birleşen ..... Esas sayılı dosya yönünden davacının doğrudan iflas talebinin KABULÜ ile;İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil numarasında kayıtlı davalı ..... İNŞAAT TURİZM OTELCİLİK ANONİM ŞİRKETİ'nin İİK'nun 177.maddesi uyarınca İFLASINA, davalı şirketin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının Bakırköy ..... İcra ve İflas Müdürlüğüne Uyap üzerinden derhal bildirilmesine, davalı şirketin iflasına karar verildiğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne de bildirilmesine şeklinde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl dosya yönünden davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE, 2-Birleşen ..... Esas sayılı dosya yönünden davacının doğrudan iflas talebinin KABULÜ ile; 3-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil numarasında kayıtlı davalı .... İNŞAAT TURİZM OTELCİLİK ANONİM ŞİRKETİ'nin İİK'nun 177.maddesi uyarınca İFLASINA, 4-İflasın 05/03/2026 günü, saat 11:33 itibariyle açılmasına, 5-Davalı şirketin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının UYAP sisteminden derhal Bakırköy ..... İcra ve İflas Müdürlüğü'ne bildirilmesine, 6-Davalı şirketin iflasına karar verildiğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine, ASIL DOSYADA -Harçlar Tarifesi Uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,4-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, BİRLEŞEN DOSYADA -Harçlar Tarifesi Uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,6-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,8-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafça yapılan 69.281,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, -HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026 Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye..... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır